Teyzem bana evi bıraktı, ama ailem buna katılmadı. Onlar, evi satmamı ve parayı onlara vermemi istediler; benim ise sadece payımı almamı savundular. Hep birlikte, bu evde hiçbir hakkımın olmadığını söylediler.

Teyzem Ayşe, bana Bodrumda bir ev bıraktı, ama babam Mehmet ve annem Zeynep bununla razı değillerdi. Evimi satıp elde edilen parayı onlara vermemi, kalan kısmını da kendime ayırmamı istediler. Bu ev bizim değil, senin hakkın yok diye tekdüze bir şekilde karar verdiler.

Bazen en yakın insanlar düşman gibi davranabilir. İnanmak zor olsa da, annem babam bana karşı bir nevi öfke besliyor. Kendimi çoğu zaman gerçek ailem olmadığını hissediyorum. Küçük kız kardeşim Dilayı ise aynı şekilde suçlayamam. Biz birbirimizden tamamen farklıyız; onun karakterini hiç beğenmiyorum, ama anne babam onu her zaman örnek göstermiş.

Dila sekiz. sınıfta, yaşıtlarına göre kibirli, büyüklerine karşı saygısız ve kendine bakmakta beceriksiz. Kimin yolunu tutacağımı bilemiyorum Ben ailede en büyük olan ilk çocuğum, ama Dila yeni kıyafetler alırken ben eski, onun artık giymediği kıyafetleri giyiyorum.

Kimse bizim kardeş olduğumuza inanmıyordu. Ben düzenli, nazik biriydim; o ise alçak ve sınırsızdı. Tek sevdiğim, babamın kız kardeşi yani teyzem Ayşe oldu. Kendi çocuğu olmadığı için bana bakan tek kişi oydu; ona göre annem ve babamdan, Diladan daha yakındım. Onunla çok zaman geçirirdik ve bana bildiğim her şeyi öğretti. Teyzemle olduğum zamanlar en huzurlu anlarım olur, evine dönmek istemezdim.

Şimdi söyleyebilirim ki, teyzem beni büyüttü. O dikiş makinesinin ustasıydı ve sevgi dolu işini bana miras bıraktı. Teyzem Ayşe, tedavi edilemez bir hastalığa yakalandığı için aile kurmaya vakti kalmadı. Okulu bitirip mezun olduğumda vefat etti ve bana o küçük evi bıraktı.

Fakat bu miras, sevdiğim bir insanı kaybettiğim acıyı hafifletmedi. Bana kaderin bir armağanı gibi geldi; sonunda bu çıkmazdan çıkıp sakin bir hayat sürme fırsatı bulmuştum. Tek sorunum, babamın bu evin gerçek varisi olduğunu düşünmesiydi. Büyük bir skandalın eşiğinde olduğumu sezmiştim.

Korkularım gerçekleşti; annem, babam ve Dila her şeyi öğrendiklerinde evin satılmasını, paranın kendilerine verilmesini ve bir kısmının da benim kalmasını istediler. Bu evi senin hakkın yok dediler, tek sesle.

Argümanları etkili olamayınca acıma yoluna girdiler, Biz bir aileyiz diyerek duygusal bir baskı yaptılar. Ancak aile bağları hâlâ içlerinde sıkışmış gibiydi.

Ben de kendi kararımı verdim: Evi satacağım, ama yeni bir ev alacağım ve o evi onlardan olabildiğince uzak bir köşeye kuracağım. Silahımın ucunda bile yeni adresimi onlara söylemeyeceğim. Onların gölgesinde yaşamayacak, kendi mutlu hayatımı kuracağım.

Bu süreci en kısa sürede bitirip yeni bir sayfa açmayı planlıyorum. Hayatın en değerli hazinesi, kendi özgürlüğümüz ve iç huzurumuzdur; başkalarının onayına bağlı kalmadan kendi yolumuzu çizmeyi öğrenmeliyiz.

Rate article
Lifequest
Teyzem bana evi bıraktı, ama ailem buna katılmadı. Onlar, evi satmamı ve parayı onlara vermemi istediler; benim ise sadece payımı almamı savundular. Hep birlikte, bu evde hiçbir hakkımın olmadığını söylediler.