Bahçede 2 Hafta Yoktum: Komşular Arsama Serayı Dikip Salatalık ve Domates Ekti! Şehir Dışındaki Küçük Arazi, Rahatlamak İçin Aldım, Ama Komşu Kadın Her Yeri Fidelerle Donattı ve Sınır Tanımadı—Ağzım Açık Kaldı!

Yıllar önce, İstanbulun dışında küçük bir araziye sahip olmuştum. O toprağa hiçbir şey ekmez, yalnızca şehrin karmaşasından kaçıp kafa dinlerdim. Kendi emeğimi domates, biber yetiştirmeye harcamak istemezdim. Oraya bir mangal, bir oturma çardağı ve yağmurdan saklanacak bir köşe yapmıştım. Hatta aklımda gelecekte güzel bir tel örgüyle etrafı çevirmek vardı.

O günlerde, tatlı bir yaz akşamı yine oraya gittim; birkaç sucuk kızartıp rahat bir nefes almak istiyordum. Komşularım genelde kendi halinde insanlardı, ne gereksiz muhabbetçi ne de sinir bozucu. Sadece bir komşum, Ayşe Hanım, bazen bana anlamsızca takılırdı. Ne zaman karşılaşsak, Ya Hakan Bey, nasıl bu kadar geniş araziye hiçbir şey ekmeden duruyorsun? diye sorardı. Kendi bahçesi ise deyim yerindeyse bir çiçek-bahçe cennetiydi: sardunyalar, domates fideleri, nergisler… Saatlerce onların arasında uğraşmaktan büyük keyif alırdı.

Arazi arasında henüz tel örgü olmadığı için, Ayşe Hanım çekinmeden benim tarafa da geçiyor, rahat rahat geziniyordu. Doğrusu bundan rahatsız oluyordum; bazen arsama geldiğimde onu kendi başına bir şeyleri kurcalarken buluyordum.

Bir defasında sordum:
Hayırdır Ayşe Hanım, bir şey mi oldu?
Yoo, bakınıyordum. Şuralara birkaç soğan dikebilir miyim diye düşündüm. Boşuna bırakmışsınız, yazık değil mi? Biraz ekeyim, zararı olmaz herhalde, dedi.

O an öyle şaşırdım ki ne diyeceğimi bilemedim. Kaba olmak istemedim, tarttım biçtim;
Olur, siz isterseniz bir parça ekin, dedim.

Sonradan bu izin verdiğime hiç memnun kalmadım. Günün yarısı benim bahçede çalışıyor, varlığı huzurumu kaçırıyordu.

Derken birkaç hafta sonra tatile, Marmarise gitmeye karar verdim. Dönüşte ilk işim yine bahçeye uğramak oldu. Bahçede ne göreyim? Koskoca bir serayla salatalık, domates fide yatakları kurulmuş! Ne olduğunu anlamak için komşuları sormama bile gerek yoktu, yapan belliydi. İçimden öyle sinirlendim ki hemen harekete geçmeye karar verdim. O hafta bir arkadaşımı çağırdım, birlikte gidip yapı marketten sağlam bir tel aldık, tüm sınırları çevirdik. Artık Ayşe Hanım, eskisi gibi arsama elini kolunu sallayarak geçemeyecekti.

Ertesi hafta geldi ve sordu:
Hakan Bey, bu ne telaş? Niye tel çektiniz, ben şimdi nasıl ekerim biçerim burada? Zaten siz bakmıyorsunuz, bana bırakın, dedi.

Bu kadarı da fazlaydı. O akşam, içimden bir karar verdim: serayı söktüm, tüm malzemeleri telin öte yanına attım. O günden sonra Ayşe Hanım bırakın konuşmayı, yüzüme bile bakmadı. Aradan geçen zamana baktıkça, insanın bazen iyi niyetle verdiği bir avuç yerin neye mal olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.

Rate article
Lifequest
Bahçede 2 Hafta Yoktum: Komşular Arsama Serayı Dikip Salatalık ve Domates Ekti! Şehir Dışındaki Küçük Arazi, Rahatlamak İçin Aldım, Ama Komşu Kadın Her Yeri Fidelerle Donattı ve Sınır Tanımadı—Ağzım Açık Kaldı!