Eski Sevgiliyle Birlikte

Elif, bir çocuğu bir anda kovamazsın! O henüz küçük, yabancı bir şehirde. Ne olacağını düşünüyor musun? Ahmet titrek bir sesle bağırdı. Sen de bir annesin! Kaana birisi böyle davranırsa ne olur düşün!

Kaan böyle davranmaz, diye itiraz etti Elif. Belki on dört yaşında ama terbiyesi otuz yaşındaki bir kadından bile eksik. Eğer bir yetişkine küstahça konuşabiliyorsa, tren istasyonuna da tek başına gidebilir.

Elif, belki de fazla abarttığını biliyordu. Ahmetin kızının biletleri, bu şehirde tanıdığı kimse yoktu. O, kızını bir çıkmaza sürüklemekten bıkmıştı. Artık o çılgın kıyafetli çocukla daha fazla dayanamazdı.

…Bir zamanlar Ahmet, Elifin gözünde taze bir nefes gibiydi. İlk evliliği tam bir felaket değildi, ama aşk yoktu içinde. İlk eşi Serkanı bir hesaplaşma olarak almıştı. Serkan, zengin bir ailenin varisi, rahatça yaşayabiliyor, Elife hiçbir şey sorumluluk getirmiyordu.

Elif, Güçlü bir aile kurmak için iyi bir eş yeter diyerek duygularını ikincil sıraya koymuştu. Ateşli bir aşk yok ama iyi bir insan var, hiç zarar vermez demişti. Bu düşündükleri bir ölçüde doğru çıktı; tek oğulları Kaan hiçbir şeye muhtaç değildi. Ancak Kaan büyüdükçe, anne ve babası birbirine yabancı gibi hissetmeye başladı. Ortak ilgi alanı yoktu, sohbet edecek şey de kalmamıştı. Elif, tatilde bile Serkandan ayrı seyahat ediyordu. Serkanın aşkı da sönmüş, duyguları kalmamıştı.

İlk başta yan yana dost gibi yaşamaya çalıştılar. Ancak bu çaba çığ gibi patladı. Ahmetin duş sonrası banyo zemini bir gölet gibi bırakması, horlaması, yemek yemesi, hatta nefes alışı bile Elifi sinirlendiriyordu. Serkan ise genç kızlarla takılmaya, bunu sıkıntı ilacı gibi adlandırmaya başladı.

Sonunda boşandılar. Serkan bir daireyi Elife ve oğluna bıraktı. Elif yalnız yaşamaya alıştı, ama birdenbire aşk özlemi içini sardı.

Bu hayalle Elif, bir tanışma sitesine girdi ama uzun sürmedi. Karşısına çıkan erkekler çeşit çeşitti; bazıları kırkına kadar işsiz, bazıları eski sevgililerini aşağılayan tiplerdi. Hatta normal görünebilenler bile ilk buluşmadan sonra kayboluyordu. Elif, nedenini anlayamadı, ta ki yeni bir tanıdığı gerçeği ortaya çıkarmadan.

Bir randevu tam bir felaketti. Bir saat içinde adam bastırmaya, öpmeye çalıştı. Bu çok çabuk, dediğinde bile durmadı. Sonra kadını evine getirmeye ısrar etti. Kadın, ne olduğunu anladı ve okuldan oğlunu almaya gitmek zorunda olduğunu söyleyip kaçtı.

Ertesi akşam Elif mesaj aldı:

Neden her şeyi baştan söylemedin? Zamanımı boşa harcadım. Boşanmış kadınlarla ilgilenmiyorum.

Bu sözler, kafede otururken bile kulağına çınlamıştı. Muhtemelen sorun çocuğa değil, boşanmış kadın etiketiyle ilgiliydi. Erkekler için bu, bir handikaptı, oğul on beş, yazın bile bazı genç erkeklerden daha çok para kazanıyordu.

Elif, hayalini bir kenara bırakmaya karar vermişti. Ancak en güzel anlar beklenmedik anlarda geliyordu.

Ahmeti, arkadaşının doğum günü partisinde tanıdı; adı Meryemdi. Ahmet nazikçe şampanya dolduruyor, salata getiriyordu. Elif şaka yaptığında gülümsüyor, ardından numara istiyordu.

Meryem uyarılayarak:

Elif, dikkatli ol. Yanında eski eşi ve kızı var.

Eliften bu hiç çekinmedi.

Ne fark eder, ben de genç değilim, dedi. Hayatta her şey olabilir.

Ahmet, eski eşiyle barışamadığını, sık sık kavga ettiğini itiraf etti. Elif, Çok nazik, sakin bir adam gibi görünüyor, neden sorun çıkar? diye düşündü.

Cevap geldi; beğenmediği bir şeydi.

Canım, bugün biraz gecikeceğim. Vildanı ziyarete gideceğim. O, Cemrenin bisikletini toplamamı istedi, dedi Ahmet.

Bu, haftada üçüncü kez gecikmesiydi. Vildan bir ampul değiştirmek bile Ahmet olmadan yapamıyordu. Elif başlangıçta anlayışlıydı; Vildan yeni boşanmış, yeni bir hayata alışmaya çalışıyordu. Zaman geçtikçe ise sinirleri gerildi.

Bunu biliyorsun, ben ne düşünürüm? Ona hayır diyemez misin? Bir şeyler var gibi hissediyorum.

Canım, Tanrı’dan kork! Sadece Cemre’yi bırakamıyorum. Aileler dağılıyor, çocuklar kalıyor, anlıyor musun? dedi Ahmet.

Anlıyorum. Yardımını takdir ederim, ama sürekli yolculuklar yeterli değil. Eve dön, Vildana bir tamirciye para gönderelim, senin orada bulunman şart değil.

Elif

Elif demeye son! Ya eve dön, ya da Vildanın yanına kal.

Elif, uzun bir mücadele sonunda Ahmeti eski eşine daha fazla gitmekten vazgeçirdi. Yine de kızını hafta sonları yanına getirmeye devam etti; Cemrenin her ziyareti Elif için bir sınavdı.

İlk gece kız, babasının odasında uyumasını istedi, Yalnız kalınca korkuyorum dedi. Sonra Elif’in parfüm şişesini alıp üzerine döktü. Üçüncü kez yemek konusunda huysuzlandı.

Bunu yemeyeceğim, dedi Cemre, tabağını iterek. Anne daha lezzetli.

O zaman aç kalsın, diye bağırdı Elif, sinirlenerek. Ya da annene git.

Beni dışarı çıkarıyor musunuz? Anneme söyleyeceğim ki burada beni beslemiyor! diye bağırdı Cemre.

Kızım Ahmet yumruklarını sıkarak, Anlaşalım, pizza sipariş edeyim dedi.

Cemre her geldiğinde evde kavgalar patlak veriyordu; Ben bu evde kimseyi tanımıyorum gibi davranıyor, ev sahibiymiş gibi davranıyordu. Elif, kızın babasını daha çok görmek ya da annesine geri dönmek istediğini anladı; bu, babanın kalbini yavaş yavaş kazanmaya çalışıyordu.

Şimdi belki başka bir şehre gitmek zorunda kalacaksın dedi bir arkadaş. Ben de demiştim.

Boşanmış kadınların yanında erkek de varmış, düşünmemiştim diye içini çeken Elif.

Arkadaşının tavsiyesini ciddiye almaya karar verdi. Çocuk ayrı bir şehirde, kendi hayatını kurmuştu. Elif ve Ahmet, deniz kenarında, sahil kasabasında bir kulübeye taşındılar. İki yıl huzur içinde, sessizlik ve aile hayatının tadını çıkarıyorlardı.

Fakat bir gün Ahmet çekingen bir sesle:

Canım, Vildan beni aradı. Cemreyi bir ay deniz kenarına götürmek istiyor, sağlık sorunu var, doktor sahil tatili önerdi, ama biletler çok pahalı

Elif, Ahmete bir eşeğin yeni kapısını görür gibi baktı.

Hayır! Sadece Cemre olmaz! diye bağırdı.

Elif konuştum, anladı, bir daha yapmayacak diye söz verdi.

İlk hafta Cemre sessiz oturuyordu, babasıyla yürüyüş yapıyordu. Sonra her şey değişti.

Cemre, dışarıda ayakkabı çıkarmaz mısın? Bizde böyle olmaz, dedi Elif.

Ah, unuttum, diye gülümseyerek, Burada zaten kirli dedi.

Cemre, izinsiz misafir getiriyor, ürün alıyor, gece yüksek sesle video izliyordu. Sessiz olmasını istediğinde, kulaklığını evde unuttuğunu söylüyor, yeni bir tane alırsa dikkate alacağını belirtiyordu. Vildan da sürekli şikayet edip, Ahmetten telefonla bağırıyordu.

Sabırları kırıldı, Cemre bir gün Kaanın ilk maaşından aldığı fincanı kırdı.

Ne fark eder, fincan az mı? diye omuz silkti.

Elif, Bundan daha fazla dayanmayacağım, dedi ve Ahmete haber verdi. Ahmet, kızı savunarak:

Elif, belki yanlıştır ama o hâlâ bir çocuk. Sen yetişkinsin. Biraz hoşgörü göster, belki bir şeyler değişir, diye söylese de Elif, Senin kızımla ne olacak? diye cevap verdi.

O gece misafir odasında uyudu, Ahmet ve kız ortalıkta yoktu. Ertesi sabah ev boştu; Ahmet üç gün boyunca kayıpsızdı. Muhtemelen Cemreyi götürmüş, telefon ve mesajlara yanıt vermiyordu. Dördüncü gün döndü:

Eve geliyorum. Yarın akşam saat altıya kadar orada olurum, diyerek normal bir ses tonuyla bildirdi.

Elif, bir zamanlar olduğu gibi davranmakta zorlandı; Ahmet sık sık eski eşine gidiyordu. Bu savaştan bıktı.

Ahmet, Vildana geri dön. Birlikte sıkıcı bir hayat var, ayrı ayrı ise eğlenceli, dedi Elif.

Elif, ben sadece çocuğu götürdüm, diye cevapladı Ahmet.

Cemre hiç gelmeseydi ya da ona bir şey söyleseydin Sen yıllardır bir şey yapmadın, artık yoruldum, evimde ve ilişkimizde savaşıyorum, dedi Elif.

Ahmet ısrarcıydı ama Elif artık direndi. Ahmetin eski eşini aldatıp aldatmadığını, Vildanın ve Cemrenin ona ne kadar bağlandığını hiç öğrenemedi. Sosyal medyasını takip etmedi.

Bir zamanlar Elif aşk arzulamıştı. Şimdi ise, erkeğin kendisinden ziyade kendi konforunu ve yarı yarıya sevgisini sevdiğini gördü. Elif, kendine aşkla başlamaya karar verdi; eski eşlerine bakmak artık planının bir parçası değildi.

Rate article
Lifequest
Eski Sevgiliyle Birlikte