Günlük 28 Haziran
Eşim Murat, kalabalık bir ailede büyümüş. Kayınvalidem Nihal Hanım, kız çocuk sahibi olana kadar çocuk yapmaya devam etmiş. Garip bir yöntem doğrusu ama kimseyi yargılamak bana düşmez.
Evlenirken şanslı olduğumu sanmıştım. Murat bana sorumluluk sahibi, cesur ve güçlü biri gibi görünüyordu. Aile nedir biliyordu fakat annesi ve küçük kız kardeşinden kopmayı asla düşünmüyordu. Aslında kayınvalidem oğullarına karşı pek hassas davranmazdı ama kızının rahatı ve iyiliği her daim önceliğiydi.
Kız kardeşi İlayda ile Muratın hayatına girdiğimde tanıştım, daha 10 yaşındaydı. Başta bana hiç zararı yoktu, küçüktü neticede. Fakat aradan beş yıl geçince işler değişti. İlayda ders çalışmaya yanaşmıyor, düzgün olmayan tiplerle görüşüyor, bir sıkıntısı olduğunda ise her seferinde Murat uğraşıyordu. Kız kardeşi gece yarısı bile aradığında Murat hemen yardıma gidiyordu.
Ben, İlayda büyüyünce evlenir ve her şey yoluna girer diye düşünmüştüm. Ama olmadı. Evleneceği zaman, kayınvalidem maddi imkansızlıkları öne sürüp düğüne oğullarının dahil olmasını istedi, parası olmadığından Muratın birikimini de kattık. Damadı fakirdi, eli para görmüyordu, haliyle yeni evliler kayınvalideyle yaşamak zorunda kaldılar.
Bir çocuk, sonra bir tane daha Kayınvalidem nihayet evdeki kalabalığın artık çekilmez olduğunu fark etti. Aklına parlak bir fikir geldi. Kendi evini İlaydaya bırakıp bizim iki odalı evimize yerleşmek istedi. Ama benim için bu çok adaletsizdi. Çünkü o evi kendi çalışıp biriktirdiğim parayla almıştım, Muratın bu ev için ödediği bir kuruş dahi yoktu. Üstelik bu duruma Murat da hiç karşı çıkmıyor, hatta annem sana yardım eder diyerek işin içinden çıkıyordu.
İki odalı, sade ve huzurlu bir evimiz var. Açıkçası rahatımı, düzenimi bırakıp başkasıyla aynı evi paylaşmak hiç istemiyorum. Kayınvalidem ise kendini bize sanki borçluymuşuz gibi görüyor. Çünkü Murat en büyük oğul olduğu için annesinin iyiliğinden sorumluymuş.
Muratı seviyorum, boşanmayı asla düşünmem ama ona bunu nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Ona nasıl akıl verebilirim? Onunla birlikte annesiyle yaşamanın bana göre tam bir eziyet olduğunu nasıl açıklayabilirim? Belki bu satırları okuyan birisi bana bir yol gösterir.
Bugün anladım ki, ailede denge kurmak en büyük zanaat. Fedakârlığın da bir sınırı var, insan önce kendi huzurunu kaybetmemeli. Bundan sonra en doğru kararı alabilmek için kendimi de düşünmem gerektiğini öğrendim.




