Maria, iki yıl boyunca sadece kocasının annesine bakan bir hemşireydi

Ayşegül iki yıl boyunca sadece eşinin annesinin yanında hemşirelik yaptı.

Ayşegül, çok ciddi ve saygın bir adamla evlenmeyi başarmıştı. Tüm arkadaşları ona imreniyordu. Eşi, kendi şirketine sahipti, pahalı ve lüks bir villa, birkaç arabası ve kırsalda bir yazlığı vardı. Üstelik bunların hepsine otuz iki yaşında sahip olmuştu.

Ayşegül ise yeni üniversiteden mezun olmuştu ve bir yıl öğretmenlik yapmıştı. Yazın evlendiler. Düğünden sonra eşi, karısının az bir ücretle çalışmasına gerek olmadığını söyledi. Ayşegüle evde kalmasını, çocuklara hazırlık yapmasını istedi. Ayşegül de bu duruma fazla karşı çıkmadı.

İlk evlilik yılları masal gibiydi. Ayşegül ve eşi sıkça seyahat ediyor, güzel anılar ve pahalı hediyelerle dönüyorlardı. Fakat Ayşegül aldığı yeni kıyafetleri giyecek yer bulamıyordu. Arkadaşları iş yerlerinde gün boyu çalışıyor, hafta sonlarını ailelerine ayırıyorlardı. Eşi ise sürekli bir yerlere davet edildiği halde karısını asla bu toplantılara götürmüyordu.

Ayşegül sıkılmaya başlamıştı. Bir türlü çocuk sahibi olamıyor, eşine karşı hisleri yavaş yavaş sönüyordu. Ev işleri bittiğinde odadan odaya dolaşıyor, geleceğini düşünüyordu. Bir yıl daha geçti. Eşi gündüz neredeyse hiç eve uğramıyor, akşam ise yorgun ve sinirli dönüyordu. İşlerin istediği gibi gitmediğinden yakınıyordu.

Önce Ayşegülden daha az para harcamasını istedi. Sonra tüm harcamalarını ve alışverişlerini detaylıca hesaplamasını talep etti. Harcamalarını tek tek sıralıyor, yarısıyla da rahatça geçinebileceklerini iddia ediyordu. Ayşegül endişelenmeye başladı. İşine geri dönmek istedi, fakat kendi alanında iş bulamadı.

Bir kursa yazılmaya karar verdiği sırada kayınvalidesi hastalandı. İki yıl boyunca kayınvalidesine bakmak zorunda kaldı. Eşi, annesini eve taşıdı. Ayşegül, tüm sorumluluğu üstlendi; hasta kadına bakıyor, evin yükünü çekiyordu. Eşi ise daha da az eve gelmeye başlamıştı.

Kayınvalidesi vefat ettiğinde, eşi Ayşegüle daha da soğudu. Neredeyse hiç sohbet etmiyor, iyice içine kapanıyordu. Direkt göz teması kurmaktan kaçınıyor, işte daha çok vakit geçiriyor ve eve neredeyse hiç dönmüyordu.

Ayşegül ne olduğunu bir türlü anlayamadı. Yakın zamana kadar uğramadığı kayınvalidesinin eski evine gittiğinde, kapalı kapının ardında bir çocuk ağlamasını duydu. Şaşırdı, çünkü dairenin boş olduğunu düşünüyordu. Yine de zile bastı.

Kapıyı genç bir kadın açtı. Sonradan anlaşıldı ki eşi, kayınvalidesi hastalanmadan önce farklı bir aile kurmuş; genç kadını annesinin evine yerleştirmişti.

Ayşegül için bu büyük bir hayal kırıklığıydı. Evliliğini kurtaramayacağını biliyordu. Yanında yalnızca küçük bir çanta ile başka bir şehre, halasının yanına gitti. Evliliğini ve yaşadıklarını ona hatırlatacak hiçbir şeyi yanında götürmek istemedi.

İnsanın sahip olduklarının gerçek değerinin, mutluluğunu paylaşabildiği insanlar sayesinde ortaya çıktığını anladı. Mal mülk gelip geçicidir; önemli olan, iç huzuru ve kendi değerini koruyabilmektir.

Rate article
Lifequest
Maria, iki yıl boyunca sadece kocasının annesine bakan bir hemşireydi