Tecrübeme Rağmen Kaynanamı Ayağa Kaldırdım, Ama Ben Bahçedeki Otları Temizlemediğim İçin Hala Suçluyum – Mahallede Herkesin Önünde Bana Bağırdı, Ben İse Susup Çocuğumu Sıkıca Sardım ve Sonunda Eşyalarımı Toplayıp Sessizce Evi Terk Ettim, Şimdi Tek Düşüncem Oğluma Hayatta Herkesin Değer Görmeyi Hak Etmediğini Öğretmek

Kayınvalidemi hayata döndürdüm. Ama kızgınım, çünkü bostanda otları yolamamışım.

Hayırdır burada ne yapıyorsun? Kayınvalidem, kuğu desenli yatakların ortasında dikilmiş bağırıyor. Daha böyle rezalet bu evde görülmemişti. Ben yedi çocuk büyüttüm, bir tanesi için dikeni yolmama hiç gerek kalmadı, bak tertemizdi!

Tabii bağırtısına mahalleden millet damladı. Herkes çitle birleşti, sanki karga sürüsü. Duyduklarının üstüne hemen gıybet başladı. Hanımefendi de seyirci bulunca gaza geldi, ağzına geleni söyledi. Ben ise orada şaşkın şaşkın dikildim. Sonunda yorulunca nefes aldı ve öyle bir bağırdı ki, tüm apartman duysun diye:

Ben tek kelime etmedim.

Sakin bir şekilde geçtim yanından, oğlumu daha sıkı sardım kucağıma. Eve geçince, dolabımı açtım, kayınvalidemin akşam alması gereken her şeyi özel kutusuna koydum. Hiç laf etmeden sinirle oğlumun ve kendi eşyalarımı çantaya doldurdum. Ne bir kelime fazla, ne bir bakış. Çıktım ve gittim.

Üç gün sonra kayınvalidem aradı:

O kutulardaki her şeyi ne yaptın? Doktor ne koyduysa hepsini koymuştu. Komşuya dedim ki şundan biraz alalım diyor ki, abla bu kavanozun biri ateş pahası. Diğerlerinde yabancı dilde bir şeyler yazıyor, ne alıyoruz ne takas yapabiliyoruz. Şimdi ne yapacağım ben? Hanım kız gitti, kafasına göre darıldı, bana burada Allaha kavuşmak kaldı!

Cevap vermedim. Telefonu kapattım, SIM kartı da çıkardım. Bu kadar, daha fazla gücüm yok, ne bedenim dayandı ne ruhum.

Bir sene önce, oğlum doğmadan az önce eşim kaygan yolda direksiyon hakimiyetini kaybetti. Nasıl son yolculuğa uğurladığımı, ambulansın onu götürdüğünü yarı yarıya hatırlıyorum. O sabah da anne olmuştum Hiçbir şey yapmak istemiyordum. Onsuz dünya bomboş ve anlamsız geliyordu. Oğlumu besliyor ve sallıyordum; mecburiyet olmasa, o enerjim de olmazdı.

Beni kendime getiren şey, o meşhur telefondu.

Kayınvaliden kötü durumda. Oğlu olmadan fazla yaşayamaz diyorlar.

Kararımı hemen verdim. Apar topar Ankaradaki dairemi sattım. Parasının bir kısmını yeni ev alımına yatırdım ki, oğlum büyüyünce ona bir şey kalsın. Sonra da kayınvalidemi kurtarmaya yola çıktım.

O sene hayat yaşamadım; resmen hayatta kalmaya çalıştım.

Gecem gündüzüm kayınvalidem ve küçük oğlumla geçti. Biri huysuz bir bebek, diğeri 24 saat ilgi isteyen hasta. Allahtan param vardı. Türkiyenin dört bir yanından en iyi doktorları çağırttım. Ne ilaç yazdılarsa aldım, ne diyet dedilerse yaptık. Sonunda kadın eski hâline döndü. Başta ben odada gezdiriyordum, sonra bahçede el ele dolaşıyorduk. Sonra kadın öyle iyileşti ki, kendi kendine yürümeye başladı. Sonrası mı

Artık ne yüzünü görmek isterim, ne sesini duymak. Kendisi bakar başının çaresine. En azından, paramı har vurup harman savurmadım, ona da seviniyorum. Oğlumla yeni eve taşındık. Hayatın böyle olacağını tahmin etmezdim.

Kayınvalideyle hayat kurmak istedim, çünkü ben de öksüz büyüdüm. Ama yetermiş, fazlası değil. Oğluma şunu öğretmeye çalışıyorum: Herkes iyi niyeti hak etmezmiş. Bazılarının tek derdi temiz domates yetiştirmekmişSabahları oğlumla camı açıp serçelere bakıyoruz artık. O, minik ellerini bana uzattığında “Anne,” diyor, “bugün ne yapalım?” Ben de içimden, “Özgürüz,” diye geçiriyorum, “artık hayat bizim.” Kendi küçük dünyamızda, huzurun kıymetini sessizce öğreniyoruz. Bahçenin otu büyüsün, dert değil; önemli olan, gönlümüzde boşluk bırakmasın kimse.

Bir akşam ay ışığında, oğlum kollarıma sokulmuş, masal anlatmamı beklerken, kendime söz veriyorum: Geçmişin yüküyle değil, her sabah yeniden umutla uyanacağım. Çünkü bazen büyümek; hayatta kalabilmek, iyileşmek ve en sonunda sırtındakileri bırakabilmekmiş.

Ve işte, her şey iyileşmese de, insanın bir evi olurmuş. İçinde dert, hüzün, ama en önemlisi; kendiyle barışmanın ince, dingin neşesi. Gerisi çiçek açınca, bahçenin otları bile güzelleşirmiş.

Rate article
Lifequest
Tecrübeme Rağmen Kaynanamı Ayağa Kaldırdım, Ama Ben Bahçedeki Otları Temizlemediğim İçin Hala Suçluyum – Mahallede Herkesin Önünde Bana Bağırdı, Ben İse Susup Çocuğumu Sıkıca Sardım ve Sonunda Eşyalarımı Toplayıp Sessizce Evi Terk Ettim, Şimdi Tek Düşüncem Oğluma Hayatta Herkesin Değer Görmeyi Hak Etmediğini Öğretmek