15 Nisan 2025
Bugün, işten erken çıkıp, kuzenimin düğününe katıldım. Tek başıma oturuyordum salonun köşesinde, ellerim kıvrımlı bir şekilde bir arada, gözlerim masanın üzerindeki dokunulmamış şampanya kadehine takılmıştı. Üzerimde kirli, yıpranmış çiçek desenli bir elbise vardı; bu elbiseyi bir arkadaşım ödünç almıştı ve renkleri artık sökülmüş gibiydi. Salonun diğer ucunda, altın sarısı avizeler altında çiftler zarifçe dönüyor, fısıltılar ise masaları çeviren kargalar gibi etraflarını sarıyordu.
Tek başına bir anne, değil mi? diye alaycı bir esinlikte söz eden yakınım, Eşini kaybetmiş, bu kadar yalnız kalması da şaşırtıcı değil, diye gülüştü. Ben bir an nefesimi tutup yutkunmaya çalıştım. Kendi kendime, Bugün ağlamayacağım, diye söz vermiştim. Kuzenimin düğününde bir damla gözyaşı bile akıtmak istemiyordum. Fakat sahnedeki baba ve kız çifti, bir anlık bir dans yaptıkça içimde bir şey kırıldı. Düşüncelerim, evde bebek bakıcısıyla birlikte uyuyan oğlum Denize, geceleri her şeyin yolunda olduğunu hayaliyle geçirdiğim o yalnız saatlere kaydı.
Tam o anda, sırtımdan derin ve yumuşak bir ses duydu: Benimle dans et. Dönüp baktığımda, siyah, keskin bir takımla süslü bir adamla göz göze gelmiştim. Omuzları geniş, gözleri karanlık ve etrafı adeta bir sis perdesiyle saran bir auraya sahipti. Tanıdığım bir yüzdü; Kadir Çelik, New Yorkta iş dünyasının zirvesinde dolaşan, ama aynı zamanda bir suç örgütünün lideri olduğu söylenen adam.
Ben hiç tanımıyorum, diye kekelemeye çalıştım.
Kendimizi bir oyun gibi koyalım, dedi sessizce, elini uzatarak. Bir gece için eşini taklit et, sadece bir dans için.
Kalabalık bir anda susmuş, ben hâlâ tereddüt ederken parmaklarım titreyerek tutuşumdan kayıyordu. Kadir, beni dans pistinin ortasına götürürken, orkestranın çaldığı melodi yavaş ve hüzünlü bir şarkıya dönüşmüş, odanın havasını doldurmuştu.
Yanımda yürürken, etraftaki alaycı fısıltıların sustuğunu fark ettim. Kimse artık gözlerini bana çevirmiyordu. İlk kez, görünmez bir gölge gibi değil, göz önünde bir varlık gibi hissettim. Kadir, kulağıma neredeyse bir fısıltı gibi, Geri bakma, sadece gül, dedi.
Müzik sönse de odadaki sessizlik yankılandı. Bütün gözler, gizemli adam ve bir zamanlar küçücük bir anne olarak görülmüş benim üzerime odaklandı. Kadirin eli hafifçe belime değdi, gözleri ise kalabalığı bir keskin bıçak gibi süzdü.
Şarkı bitince, beni dans pistinden dışarı doğru yönlendirdi. İyi bir performans sergiledin, diye mırıldandı. Ben şaşkınlıkla, Ne oldu şimdi? diye sordum.
Şöyle diyelim ki, dedi Kadir, yarı gülümseyerek, gözleri dağıtmak için bir fırsata ihtiyacımız vardı.
Köşedeki masada otururken kalbim hâlâ çarpıyordu. Kadir bana bir kadeh içki doldurdu; her hareketi sakin ve ölçülü bir şekildeti. Buradaki insanlar seni artık rahatsız etmeyecek, dedi, kalabalığa bakıp, Anlamadıkları şeyden korkarlar, diyerek.
Onun yüz hatlarını incelemeye başladım: çene çizgisi, kulağının yanındaki ince yara izi, tehlikeli ama bir o kadar da nazik bakışı. Beni korumak zorunda değildim, dedi hafif bir ses tonuyla. Biri beni küçümsemek istedi, sen de rol değişimini sağladın.
Bir an düşündüm: Yani ben sadece bir örtük müydüm? Kadir hafifçe başını salladı. Belki, dedi, yüz ifadesi yumuşadı, ama bana baktığın şekilde, sanki bir insan gördün.
Tam o anda iki karanlık takım elbiseli adam, İtalyanca mırıldanarak yanımıza geldi. Kadirin yüzü sertleşti ve bir anda otoriter bir sesle, Burada kal, dedi. Merakım galip geldi ve dışarıya doğru adım attım; merdivenlerde ayak seslerim mermer zeminde hafifçe çınladı.
Valet görevlisinin yanında, Kadirin bir silah taşıyan başka bir adamla konuştuğunu gördüm. Adam, yakıcı sözlerle bir şeyler söyledi, ardından arabasıyla ayrıldı. Kadir bana döndü ve gözlerindeki ifade değişmişti: Bunu görmemeliydin. dedi, Niyetim bu değildi ama cesur davrandın, diye ekledi. Şimdi beni gördün, peşimden kolayca kaçamazsın, Şebnem.
Gece meltemi çiçek kokularını taşıyor, kalbimde bir korku ve bir heyecan karışımı hissettiriyordu. İlk defa, bu işin içinde olduğum şeyin ötesinde, daha büyük bir oyunun parçası olduğumu anladım.
İki gün sonra, Kadir küçük dairemizin kapısında belirdi. Deniz, oturma odasında Lego kuleleri inşa ederken başını kaldırıp, Anne, düğünden gelen arkadaşın mı? diye sordu. Kadir hafifçe gülümsedi, Evet, bir nebze de olsa, dedi.
İçeri alıp almamam konusunda kararsız kaldım. Burada olmamalısın, diye içten bir sesle uyardım. Kadir, Biliyorum, dedi, ama bitmemiş şeyleri bırakmayı sevmiyorum. Oda duvarındaki soyulmuş duvar kağıdı ve ikinci el mobilyalar benim yorgunluğumun sessiz bir yansımasıydı. Tek başına çok uzun süre mücadele ettin, dedi, artık yalnız değilsin.
Kollarımı çaprazlamak istedim: Beni tanımadın bile. Kadir yavaşça, Herkes beni bir şey olarak yargılar; ben de senin gibi bir kötü karakterim, dedi. Küçük odada sessizlik hâkim oldu. Deniz, kanepeden sessizce çıkarak elinde bir oyuncak arabayı tutuyordu. Kadir çökerek, Güzel tekerlekler, dedi. Denizin nadir bir gülümsemesi, Şebnemin içindeki soğukluğu eritti.
Günler haftalara dönüştü ve Kadir sık sık ziyaret etmeye başladı. Bazen marketten bir şeyler getiriyor, bazen bozuk kapıyı tamir ediyor, bazen de sadece oturup, ben ona çocuğuma masal okurken sessizce yanımda kalıyordu. Çevrede onun hakkında, güç, kan ve tehlike üzerine söylentiler dolaşıyordu; ama benim mutfağımda, o sadece Denizin matematik sorularına yardımcı bir baba figürüydü. Kadir, halkın dedikodularının ötesinde, sadece Kadir’di.
Bir akşam, yağmur damlaları camı çarparken, Neden ben? diye sordum. Kadir sakin bir yoğunlukla bakarak, Çünkü herkes gözlerini kaçırdığında, sen onlara bakmayı seçtin, dedi.
Tamamen ona güveneceğimi bilemiyorum, ama yıllar sonra geleceğe dair korkularım kayboldu. Eskiden alay edilen ve acı çeken Kadın artık gücünü bir peri masalından değil, çiğ, eksik ve canlı bir gerçekte bulmuştu.
Pencereye oturup yağmuru izlerken Kadir fısıldadı: Belki de, bir kez olsun sahte bir evlilik düşünmek o kadar da kötü bir fikir değildi. Ben hafifçe gülümsedim. Belki de öyle, dedim.
Şimdi diyebilirim ki, bir gece bir adamın, eşin gibi davran demesi, bana yeni bir başlangıç, belki de kendimi yeniden tanıma fırsatı sundu. Bu anı, kalbimde saklı tutacağım.




