Hizmetçi Oldum: Alâeddin Hanımın 63 Yaşında Evlilik Kararı Ailesini Şoke Ediyor, Yeni Hayatında Büyük Bir Ailenin Parçası Olmaya Çalışırken Bir Anda Sadece Ev İşlerini Yapan Birine Dönüşüyor; Tüm Emeklerinin Karşılığı Olmayınca Memleketine, Oğlunun ve Gelinin Yanına Dönmenin Yolunu Arıyor

Günlüğüm – Hayatımda Yeni Bir Sayfa mı?

Bugün yine düşünceler içindeyim. Hayatım altüst oldu diyebilirim. Evlenmeye karar verdiğimde oğlum Volkan ve gelinim Yasemin öyle bir şaşırdılar ki, gözlerinden ne düşüneceklerini bilemediler.

O kadar yıldan sonra böylesine büyük bir değişikliğe hazır mısın anne? diye sordu Yasemin, Volkana bakarken.
Anne, ne gerek var böylesine fevri bir karar almaya? dedi Volkan, endişeli ses tonuyla. Yıllarca tek başınaydın, tüm zamanını bana ve aileme adadın. Şimdi tekrar evlenmek mantıklı mı sence?

Onlara sakinlikle cevap verdim. Gençsiniz, hayatın tadını çıkarmak kolay geliyor size. Ama ben 63 yaşındayım, kim bilir ne kadar vaktim kaldı. Son günlerimi sevdiğim insanla geçirmek en doğal hakkım.
En azından biraz daha düşün, hemen nikah telaşına kapılma, dedi Volkan akıl vermeye çalışırken. Kenanı birkaç aydır tanıyorsun, hemen her şeyi değiştirmeye değer mi?

Bizim yaşımızda vakit kaybemeye gerek yok, dedim gülümseyerek. Kenan benden iki yaş büyük, kızı ve onun ailesiyle büyük bir Yıldız Evlerdeki apartmanda oturuyor. Emekli maaşı iyi, yazlığı var. Fazla bir şey bilmeme gerek yok.

Peki nerede yaşamayı düşünüyorsun? diye sordu Volkan. Biz birlikte yaşıyoruz ama bir kişi daha sığmaz buraya.

Merak etme oğlum, Kenanın evi geniş, kızıyla da gayet iyi anlaşıyorum. Oraya taşınırım, kimse kimseye yük olmaz. dedim. Herkes büyümüş insanlar, kavga çıkaracak bir durum yoktu.

Volkan kaygılandı, Yasemin ise onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Belki de bencilce davranıyoruz, dedi bir gün, Tabii ki senin bize yardıma gelmen çok işimize geliyor, torununuz Adayla ilgileniyorsun. Ama senin de kendi hayatını kurmaya hakkın var. Şansını denemek istiyorsan, önüne engel olmamalıyız.

Evlenmese de olurdu, ne gerek var düğün telaşına? dedi Volkan. Düğün, gelinlik, pasta falan…

Onlar eski kuşak, resmi olarak evlenmek kendilerini daha huzurlu hissettiriyordur belki, diye açıklama yaptı Yasemin.

Ben de kısa sürede Kenanla nikahlandım ve eşyalarımı toplayıp onun bahçeli evine taşındım. İlk zamanlarda her şey güzeldi, aile sıcak karşıladı, Kenan bana saygı gösterdi. Gerçekten tam yaşlarımda huzur ve mutluluğu yakaladım sandım.

Ama zamanla yeni evde görevlerim arttı. Kenanın kızı Emine bir gün sordu: Akşam yemekleriyle ilgilenir misin Ayla teyze? İşten bitik dönüyorum, hiç vakit bulamıyorum. Senin epey boş zamanın var.

Hemen anladım mesajı. Yemek işi bana kaldı, market alışverişi, temizlik, çamaşır, hatta sık sık yazlığa gitmek. Kenan da, Artık yazlık bizim, çocuklar ve damat fırsat bulamıyor gelmeye, torun da küçük, her işi beraber hallederiz, dedi.

Gerçi ben de bir arada büyük aile olmanın keyfini yaşıyordum. Destek, yardımlaşma, huzur… Eski eşimle böyle bir şey hiç olmamıştı; tembeldi, kurnazdı, üstelik Volkan on yaşına gelince de çekti gitti. Yirmi yıldır izini bile bulamadık. Şimdi ise her şey daha mantıklı geliyordu, işler bana yük olmuyordu, yorgunluğumdan gocunmuyordum.

Volkan ise hala tereddütlüydü. Anne, bu yazlık işleri sana ağır gelmez mi? Her gün git gel, tansiyonun çıkar, bu kadar yüklenme, dedi bir kez.
Benim hoşuma gidiyor, hem Kenanla bu yaz bol ürün alır, size de bol bol getiririz.

Ama Volkan bazı noktaları beğenmiyordu; aylar geçmişti, Kenanın ailesi bizi ziyarete bile çağırmamıştı. Yanlarında misafirliğe gitmek için hep bahane buluyorlardı. Misafirlik, torun buluşmaları… Hiçbirini davet etmediler. Biz de artık peşlerinden koşmadık. Tek dileğimiz annemin mutlu olmasıydı.

İlk zamanlar her iş hoşuma gidiyordu. Fakat işler sürekli artınca yorulduğumu fark ettim. Kenan yazlığa gidince hemen beli ağrıyor, ya da kalbim sıkıştı derdi. Ben ise dalları toplar, yaprak süpürür, çöp taşır, temizlik yapardım.

Yine mi kuru fasulye? diye burun kıvırdı Kenanın damadı Hakan. Dün yedik, başka bir şey olsaydı?
Bugün markete çıkamadım, tüm perdeleri yıkadım, asıp topladım, çok yoruldum, başım döndü, dedim.
Anladım ama ben kuru fasulyeyi pek sevmem, deyip kenara koydu tabağı.
Kenan hemen lafa girdi: Yarın Ayla Hanım bize mükemmel bir sofra kurar.

Ertesi gün gerçekten mutfakta gün boyu koşturdum, akşam yemekleri yarım saatte bitti. Temizlik, çay, bulaşık… Sürekli bir telaş. Kızı ve damadı her şeyden şikayet etmeye başladı, Kenan da onların tarafını tutup beni suçlu çıkardı.

Ben de insanım, yoruluyorum. Her işi neden tek başıma yapmam gerekiyor ki? diye itiraz ettim sonunda.
Sen benim eşimsin, bu evde düzeni sağlamak senin görevin, dedi Kenan.
Bir eşin hem vazifesi, hem hakkı olmalı! dedim gözyaşları içinde.

Sonra yine içime attım, huzuru kaçmasın diye uğraştım. Ama bir gün kopma noktasına geldim. O gün Emine ve eşi dışarıya misafirliğe gidecekti, küçük kızları Elifi bana bırakmak istediler.
Bugün torunum Edanın doğum günü var, ona gideceğim. Elif ya seninle kalsın Kenan, ya da sizinle gelsin, dedim.
Ne demek şimdi, herkes senin planına göre mi hareket edecek? diye çıkıştı Emine.
Kimse mecbur değil ama ben de size mecbur değilim. Şimdiden Salı günü uyardım, kimse umursamadı, bir de beni eve kilitlemeye çalışıyorsunuz.
Kenan yüzü kızardı: Eminenin planları bozuluyor, torunun daha küçük, yarın kutlasan ne olur?
Hiçbir şey olmaz, ya sen Elifle kalırsın, ya da üçümüz birlikte Edaya gideriz, başımın çaresine bakarım.

Emine öfkeyle, Zaten senden hiç hayır gelmedi, yemeklerin vasat, temizlik eksik, hep kendini düşünüyorsun, dedi.
Aylardır sizin için neler yaptım, hiç mi değerim yok? Sen gerçekten eş mi arıyordun Kenan, yoksa hizmetçi mi istedin? diye sordum.

Şimdi sen haksızsın, beni kötü göstermeye çalışıyorsun, dedi Kenan, lafı çevirdi. Bu evde görevi kötüye kullanmak olmaz.
Öyleyse, ben bırakıyorum bu işleri, dedim ve eşyalarımı toplamaya başladım.

Elimde çantam ve Edaya aldığım hediyeyle eve döndüm. Yeniden eve dönen, elini ayağını çekmiş büyükanneyi kabul eder misiniz? Evlenmeye kalkıştım, geri geldim. Bir süre hiçbir şey sormayın, sadece kabul edin, olur mu?
Volkan ve Yasemin sarıldılar: Tabii ki! Senin odan hazır, her zaman burada yerin var, hoş geldin.
Sözlerinde samimiyet aradım: Beni neden seviyorsunuz?
Katı cevap verdi: Anne, insan annesini neden sevmeyecek! Sen ailemizsin.

İşte o an yeniden hatırladım. Ben ne bir hizmetçi, ne bir el kapısıydım. Evde yardımcı olurum, torunumla vakit geçiririm ama kimse bana yük olmazdı. Volkanın evinde sadece anne, büyükanne ve aileydim. Misafirdim ama asıl yerim evimdi. Sonunda boşanma işlemini başlattım, yaşadıklarımı unutmaya çalışırken yeniden yuva sıcaklığını buldum.

Rate article
Lifequest
Hizmetçi Oldum: Alâeddin Hanımın 63 Yaşında Evlilik Kararı Ailesini Şoke Ediyor, Yeni Hayatında Büyük Bir Ailenin Parçası Olmaya Çalışırken Bir Anda Sadece Ev İşlerini Yapan Birine Dönüşüyor; Tüm Emeklerinin Karşılığı Olmayınca Memleketine, Oğlunun ve Gelinin Yanına Dönmenin Yolunu Arıyor