Yeni Bir Aile, Eski Olandan Daha mı Değerli? – “Anne, tanış lütfen; bu Lale, nişanlım,” diye kapıdan girerken heyecanla Lale’nin beline sarılan Arda, “Bugün nikah başvurusu yaptık,” dedi. Raife, mutfakta akşam yemeğini yeni bitirmiş, elindeki havluyla şaşkın bir şekilde oğlunu karşılamıştı. Oğlu bir anda karşısında nişanlısıyla çıkmış, evlenme kararını doğrudan açıklamıştı. Raife, oğlunun mutluluğu için elinden geleni yapmasına rağmen, olaylar bambaşka bir yola sapmıştı; gelini Lale ise evliliğin ardından hiç beklenmedik bir şekilde değişmiş ve Arda’nın annesini evde yabancı konumuna düşürmüştü. Kısa süre sonra yaşanan acıların ardından, onlar için hazırlanan hayatın, aslında bambaşka bir gerçeği olduğu ortaya çıktı: Mirasta beklenmedik bir sürpriz, dostluk ve aile kavramının derin sınavı…

– Anneciğim, tanış, bu Elif, nişanlım, – dedim eve girer girmez, heyecanla koluma sarılmış olan utangaç kızı hafifçe kucaklayarak. – Bugün nikah dairesine başvurumuzu yaptık.

– Tebrik ederim, – dedi annem Seval Hanım, şaşkınlık içinde ellerini havluyla silerek. Tam yemek hazırlığını bitirmişti. – İçeri gelsene, kapıda ne bekliyorsunuz?

Annem bu habere pek sevinmemişti doğrusu. Ben onun için hayattaki en büyük gururuydum Efendi, söz dinleyen oğluydum; şimdi böyle aniden gelip evlenmek istediğimi, hem de çoktan nikaha başvurduğumu duyurduğum için annem birden afalladı.

Kendimi suçlu hissettim; annemin böyle önemli bir haberi en son duyması garipti. Sanki anlamazdı benim evlenme isteğimi? Aslında o, sevincime ortak olur, düğün için elinden geleni yapardı.

– Anneciğim, kusura bakma, daha önce haber vermedim, her şey çok hızlı gelişti… Resmen çocuk gibi âşık oldum. İlk görüşte, hem de sonsuza dek, – diye mırıldandım utanarak.

– Daha sen çocuksun, yirmi beş yaşında evlilik ne acele? dedi annem gülümseyerek, kırgınlığını içe attığını belli etmeden. Neyse, geleceğe bakalım. Nerede yaşayacaksınız?

– Şimdilik bizimle kalsak, rahatsız olur musun? deyince içi rahatlamış görünüyordu. Annemin öfkelenmeyeceğini anladım.

– Rahatsız olur muyum hiç? dedi annem şaşkınlıkla. Kocaman evimiz var, hepimize yer var.

Kapıda mahcup bir şekilde duran Elif hafiften gülümsedi, ama çabucak ifadesini düzeltti. Şimdi önceliği, eşinin annesine kendini sevdirmekti. Evlilik sonrasında da karakterini gösterecekti nasıl olsa.

******************************************

Düğünümüz harika geçti. Annem canı gibi sevdiği oğlu için bütün birikimini harcadı, yıllarca sakladığı yastık altı parasını düğüne ve bize Egede balayına ayırdı; çocuklar tatil yapsın, sonra bebek gelir, fırsat kalmaz, dedi. Bizim Elif de düğünde hamile olduğunu açıklayınca annemin gözleri ışıldadı.

Annem aslında Elifi pek onaylamıyordu… Yani, kuşkulanıyordu, çünkü Elif her şeye boyun eğiyor, her söze tatlı tatlı gülümsüyordu…

Teyzem Zehra ablaya içini dökünce kadın kahkahayı patlattı:

– Güle güle kullan bacım! Gelinin şimdilik iyi, ama bak bir süre sonra elini kolunu sallayacak, kendini evin sahibi zannedecek. Hadi bakalım, gözünü dört aç. Belli mi olur, belki de oğlunun yanında melek rolü yapıp seni yıldırır, bakarsın başka bir yüzü de çıkar.

Zehra ablanın söyledikleri çıkmaz mı! Nikah sonrası Elif bambaşka biri oldu. Ben sabah akşam işteyken, evdeki huzuru zehir etti anneme.

Bir gün anneme utanmadan siz yabancısınız, bizim yuvamızda yeriniz yok deyince, kadıncağız az kalsın sandalyeden düşüyordu. O akşam annem yanıma gelip Elifin haddini bildirmemi istedi.

– Anne, yanlış anlamışsın, – deyip geçiştirdim. İnanasım gelmiyordu, Elifin böyle bir şey söyleyeceğine.

Elif bu cevabı duyunca kinayeli bir tebessümle bana baktı. Planı tıkır tıkır işliyordu.

Birkaç gün sonra, işten dönünce Elifi gözyaşları içinde buldum. Teyzenin yanında kalmaktan korkuyorum, bana kötülük yapacak, diye ağlıyordu.

– Biliyorsun, dedi hıçkırarak, – bala alerjim var. Sabaha kadar uyuyamadım, annene kahvaltıda yardım edeyim dedim. Bir geldim, kadın hamur işine bal döküyor! Ben artık korkmaya başladım!

Sinirle anneme saldırdım. Ben artık çocuk değilim, hayatıma karışmayacaksın! Aileme zarar verme! diye bağırıp durdum.

Annem bembeyaz kesilmişti, göğsünü tutuyordu. Sorduğu her soruya daha da öfkelenip çıkıştım. Kadıncağız ilacını titreyen elleriyle almaya çalıştı, ama ben kör olmuşçasına sadece bağırmaya devam ettim.

Annem dayanamayıp montunu aldı ve ablam Zehraya gitmek üzere sokağa çıktı. Kendine geldiğinde Zehranın apartmanın önünde yere yığılmış, bilincini kaybetmişti.

******************************************

Annemin cenazesinin üzerinden iki hafta geçti. Öyle büyük bir suçluluk içindeydim ki, sabahları aynaya bakamıyordum. Elif ise sürekli beni teselli etmeye çalışıyordu; elinde bir bardak suyla yanımda bitiyordu.

– Hayatım, acını anlıyorum, ama artık hayattakilere odaklanalım, – dedi karın artık iyice belirginleşmişken. Seni böyle üzgün gördükçe ben de kötü oluyorum.

Hiç cevap vermeyişim Elifi çileden çıkarıyordu. Aslında onun planı buydu; fakat annemle kavga edip evi bölüşecekler sandı, olay kontrolden çıktı. Ama galiba Elif için böylesi daha iyiydi.

Birden kapı açıldı. Zehra abla kapıda elini beline koymuş, içeri girdi.

– Kimsiniz siz de benim evimde böyle dolaşıyorsunuz? diyerek çıkıştı Elif.

– Asıl ben evime geldim, – dedi Zehra abla tebessüm ederek. Haberiniz yok mu, bu ev zaten benim.

Elifin elindeki bardak elinden kayıp yere düştü. O kadar uğraş, hepsi boşa mı gitti?

– Arda, bu ne saçmalık? diyerek bana bağırdı Elif.

– Anlamı şu, – dedim cansız bir ses tonuyla. Annem yıllarca teyzemin evini almak için para biriktiriyordu

– Siz hepsini bizim düğüne harcadınız! diye ekledi Zehra abla. Aslında bu evi torunum olacak çocuğa bağışlamak istiyordum, ama artık bitti. Üç gün süreniz var, çıkmazsanız polis çağırırım.

****************************************************

P.S.

Ben teyzemin evinde tek başıma kaldım. Elif o akşam eşyalarını topladı, bebeğin benden olmadığını söyleyip evi terk etti.

Ve şimdi, anladım ki insan bazen en yakınını bir anda hiç tanımadığı birine dönüştürebiliyormuş. Her şeye rağmen ailemden geriye kalanları, sevgiye dair bildiklerimi korumam gerektiğini; paranın ve yeni ilişkilerin eskilerin kıymetini asla tutamayacağını acı şekilde öğrendim.

Rate article
Lifequest
Yeni Bir Aile, Eski Olandan Daha mı Değerli? – “Anne, tanış lütfen; bu Lale, nişanlım,” diye kapıdan girerken heyecanla Lale’nin beline sarılan Arda, “Bugün nikah başvurusu yaptık,” dedi. Raife, mutfakta akşam yemeğini yeni bitirmiş, elindeki havluyla şaşkın bir şekilde oğlunu karşılamıştı. Oğlu bir anda karşısında nişanlısıyla çıkmış, evlenme kararını doğrudan açıklamıştı. Raife, oğlunun mutluluğu için elinden geleni yapmasına rağmen, olaylar bambaşka bir yola sapmıştı; gelini Lale ise evliliğin ardından hiç beklenmedik bir şekilde değişmiş ve Arda’nın annesini evde yabancı konumuna düşürmüştü. Kısa süre sonra yaşanan acıların ardından, onlar için hazırlanan hayatın, aslında bambaşka bir gerçeği olduğu ortaya çıktı: Mirasta beklenmedik bir sürpriz, dostluk ve aile kavramının derin sınavı…