Eski Gelin Çocuklarıyla Birlikte Paramparça Kaldı — Ama Bir Ay Sonra Olayların Gelişimi Eski Eşinin Tüm Ailesini Şok Etti

Ayşegül telefon ekranına baktı, yüzü buruştu. Kemalin mesajı tek satırdı: Boşanma davası açtım. Çocukları al ve Cumaya kadar evi boşalt.
Ne? Boşanma mı? diye bağırdı, çay bardağını neredeyse düşürmek üzereydi.

Aynı anda telefon çaldı; ekranda Sevgi Hanım belirdi.
Merhaba, Sevgi Hanım? dedi ses, bir o kadar neşeli. Kemal kararını verdi. Daire bizim, sen de biliyorsun, evlendiğimizde biz aldık. Arabayı da geçen hafta kendine kaydettirdi.

Ayşegül sandalyenin kenarına oturdu, tek bir düşünce döndü aklında: Geçen hafta mı? Her şeyi önceden mi planladı?

Çocuklar ne olacak? diye sordu.

Senin sorunun, diye kısaca yanıtladı sevgi. Kemal çocuk parası ödeyecek, en azını. Ama hâlâ mahkeme kararı gelince.

Ama ben

Başka bir aram var, görüşürüz. diyerek telefon kapandı.

Saatine baktı; Mert ve Elif okuldandır eve dönecekti. Onlara nasıl açıklayacaktı? Yedi yıldır oturduğu evi nasıl terk edeceğiz?

Kardeşi Ebrudan bir mesaj geldi: Çok geç kaldın. Kemali hiç takdir etmedin. Her zaman memnuniyetsizdiniz.

Ben memnuniyetsiz miyim? diye bağırmak üzereydi Ayşegül. İki işte çalıştım, senin kardeşin kendini bulmakla meşguldü?

Bir gün içinde eşyalarını topladılar. Ayşegül, şehrin dışındaki eski bir apartmanda bir oda buldu. Kiraya veren, yorgun gözlü tombul bir kadın, çocuklara baktı ve elini salladı: İlk ay ve son ay peşin verin, taşının.

Mert sessizce çantasını taşıdı, Elif ellerini sıkı sıkı tutuyordu. Anne, baba nereye gittiğini biliyor mu? diye sordu Mert, duvar kağıdı dökülen odada.

Hayır, sorarsa bile açıklamayız.

Büyükannemizi aramayacağız.

Akşam, çocukları çekyatın üzerine yatırdıktan sonra pencere kenarında oturdu. Duvarın öteki tarafında komşu yüksek sesle horluyordu, alt katta sarhoş bir grup genç bahçede bağırıyordu.

Şimdi ne yapacağız? diye fısıldadı karanlığa.

İş yerinde de bekleniyordu. Personel azaltımı, dedi patronu gözlerini kaçırarak. Ayşegül bildi ki Kemal bağlantılarını kullanmış.

Bir hafta sonra sevgi, telefonu tekrar çaldı. Ayşegül, nasılsın? Torunları merak ettim.

Harika, Sevgi Hanım, çok iyiyim.

Paran var mı? Belki belki Kemali arayıp uzlaşırsınız?

Hayır, teşekkürler. Biz hallederiz.

Ne kadar dayanacaksın? Bir ay mı, iki ay mı? Kemal demiş ki duvara bir çivi bile çakamazsın.

Ayşegül gözlerini kapadı. On yıl evliliğinde defalarca duymuştu bu sözleri: Biz olmadan bir şey değilsin. Biz seni çamurdan çıkardık. Kemal sana evlendiği için teşekkür et.

Akşam, kapıya hafif bir vuruş geldi. Yan komşu, alt kattaki yaşlı kadın, Nuriye Hanım ben Nina. Sorunlarınız duyuldu, çay içmek ister misiniz? dedi.

Çay eşliğinde Nuriye, Ayşegüle sosyal hizmetlerden, mahalle merkezindeki ücretsiz etkinliklerden, yarı zamanlı iş imkanlarından bahsetti. Kızım da aynı şeyleri yaşadı, sonunda başardı, sen de başaracaksın.

Ayşegül o gece uyuyamadı. Apartman temizliği. Köpek gezdirme. Küçük tamir işleri. diye ilanlar yazdı, telefon sessizdi, eski aileyi aramayı bırakmıştı.

Üç gün sonra bir telefon çaldı; iki odalı bir daire temizlemesi. İki saatlik iş, dedi kadın, beş yüz lira.

Beş yüz çok düşük, diyerek cesaretle yanıtladı Ayşegül, yedi yüz.

Altı yüz, bir lira daha fazla yok, dedi karşındaki.

Eve dönerken ekmek, makarna ve kıyma aldı. Mert, Elif, gelin, diye seslendi, yemek yapmayı öğreneceğiz.

Mert, baba çok kötü yemek yapar, diye homurdandı, makarnayı karıştırırken.

Baba da çok şey söylemiş, dedi Ayşegül, şimdi hep birlikte bir şeyler öğreniyoruz.

Nuriye, sosyal yardımlar için evrakları doldurmasına ve çocukların ücretsiz kulüplere kaydolmasına yardımcı oldu. Dans ve satranç kulübü var, Elif hızlı, Mert zekâsı yüksek, gönder onları, sen çalış.

Akşamları Ayşegül eski bir dikiş makinesini çöp kutusundan çıkarıp tamir etti. İlk siparişleri komşular için perdeydi. Altın ellerin var, diye övdü Nuriye, fiyatını iyi belirle, kendini düşük satma.

Kemalin evinde ise konuşmalar çalkalanıyordu.

En iyi bir ay dayanır, dedi Sevgi Hanım, kızına ve Kemale çay ikram ederken. İki çocukla nereye gidecek? Yetenek yok, eğitim yok.

Geri döner mi? diye Lena, Kemalin kız kardeşi, alayla sordu.

Çocuk desteği gecikiyor, diye ekledi Sevgi, biz hala resmi boşanma yapmadık.

Kendi işimi de zor durumdayım, diye hıçkırarak Kemal, Elif salonu bırakıyor, iş zor.

Sevgilin mi? diye Lena, aileyi mahvettin mi?

Mahvetmedim, özgürleştim, diye yanıtladı Kemal. Ayşegül hakkında konuşma, çayını iç.

Cumartesi pazarda Ayşegül el yapımı önlük ve süngerleri satmaya başladı. Elif ürünleri düzenli koyuyor, Mert müşterileri çağırıyordu.

Ne güzel bir aile, dedi orta yaşlı bir kadın, tezgâhın önünde. Bu iş neyin işi?

Ben dikiş yapıyorum akşamları, dedi Ayşegül, utangaçça.

Profesyonel terzi misin?

Özdiyetli öğreniyorum.

Kadın, önlükleri incelerken, Ben Marina, spor okulunun müdürünün eşiyim. Sizin gibi birini arıyoruz. Pazartesi gelin, konuşalım. dedi.

Eve dönerken Mert sordu: Anne, neden yürüyüş yapıyorsun?

Bir iş buldum! Gerçek bir iş!

Harika! diye sevinçle bağırdı Elif. Yeni kalem alabilir miyiz?

Ve buradan taşınacağız, diye ekledi Ayşegül.

Spor okulunda, yüksek duruşlu bir adam, disiplinli bir komutan gibi, iki görev verdi: temizlik ve dikiş. Üstlük formalarını, sayılarını, sahne kostümlerini dikecek birine ihtiyacımız var.

Yapabilirim, dedi Ayşegül kararlı bir sesle.

Başlayın haftaya, dedi Marina, gülümseyerek.

O akşam uzun zamandır ilk kez ağladı, ama gözyaşları rahatlamanın bir işaretiydi. Nuriye Hanım, başardım, diye fısıldadı komşusunun mutfağında. Gerçekten işe yarıyor!

Nuriye, Ne bekledin ki? dedi, başlamamıştın, şimdi uç, küçük kuş!

İlk maaşı elli bin lira nakit olarak geldi. Sayalım, dedi çocuklara, masaya para yığını dökerek. Kira, yiyecek, birikim.

Mumya yeni bir ayakkabı alabilir miyim? diye sordu Mert, eski ayakkabının parmakları dışarıda.

Elbette, dedi Ayşegül, ve Elife sandalet, bir de yeni bir daire arayalım.

Bir hafta içinde beş odalı bir apartmanın beşinci katında, tek odalı bir daire buldular. Sekiz bin lira aylık, diye bağırdı ev sahibi, faturalar ekstra.

Alıyorum, dedi Ayşegül, pazarlık bile etmedi.

Nuriye taşınmada yardımcı oldu, eski bir kanepeyi ve iki tabureyi taşıdı. Bir çeyiz gibi, diye güldü.

Spor okulunda iş iyi gidiyordu; Ayşegül erken geliyor, sınıfları temizliyor, sonra dikiş makinesinde çalışıyordu. Müdür, Ayşegül İbrahimova, bir hazine gibisin, dedi, dönem sonunda prim yapabiliriz.

Bir gün eski kostümleri karıştırırken, Yeni bir tasarım deneyeyim mi? dedi.

Marina, Şekilleri göster, diyerek ilgi gösterdi.

Ertesi sabah beş taslak getirdi. Harika! diye bağırdı Marina, Yuri Bey, yeni tasarımlarımızı görün!

İki hafta içinde okul yeni kostümler için bütçe ayırdı, Ayşegül resmi olarak tasarımcı ilan edildi, maaşı beş bin lira arttı.

Kasabada dedikodular yayıldı. Kemalin eski eşi çocukları spor okuluna sokmuş, dedi kadınlar market sırasındayken. Ve orada çalışıyor.

Nasıl yaşıyor?

Normal bir dairede, delik bir evde değil.

Bu söylentiler Kemalin evine ulaştı. Pazar yemeğinde konu aniden ortaya çıktı.

Eski eşin iyi bir hayat kurmuş, dedi Sevgi Hanım, salata servis ederken. Spor okulunda çalışıyor, çocuklar da orada.

Olmaz, diye Kemal, çatalını çırparken, sadece temizlik yapıyor.

Yanı sıra dikiş yapıyor, sıra var, diye Lena ekledi. Çocuklar da temiz, düzenli. Tek başına yetiştirdiğini söylemezsin.

Para talep etmiyor mu? diye Sevgi sordu.

Hayır, dedi Lena, belki de hiç tembel değildi.

Kemal tabağını çarparak itekledi. Gitmek zorundayım, işim var.

Ayşegülün telefonuna sevgi tekrar çaldı: Kemal ne zaman çocuk parasını gönderiyor? Bir vicdan bulun!

Ayşegül artık ondan korkmuyordu. Akşam, Kemalin eski kayınvalidesiyle konuşmak için telefonu çaldı.

Alo? dedi Ayşegül sakin bir sesle.

Çocuklar nasıl?

İyi, Mertin yarışması var, Elif dans ediyor.

Başarılı bir hayat kurmuşsun, diye zorlayan bir ses.

Teşekkür ederim, diye hafif bir alayla. Biz ayakta duruyoruz.

Gelip çocukları görmek ister misin?

Hayır, şimdi değil.

Ben babayım! diye bağırdı Kemal.

İki ay boyunca nasıl yaşadığını hatırla, diyerek Ayşegül kesti. Üzgünüm, ama kostüm prova ediyoruz.

Üç ay sonra hayat sakinleşti. Ayşegül spor okulunda moda tasarımcısı oldu, ek iş olarak okul üniformalarını dikerdi. Müşterileri artıyordu.

Anne, bir yardımcı ister misin? diye sordu Mert, desen yığınına bakarak. Böyle devam edemem.

Hallederim, dedi Ayşegül, yeni yıl tatiline bilet aldım.

Gerçekten? Kar var mı? diye sevinçle bağırdı Elif.

Var, kızak ve buz pistinde kayacağız.

O akşam kayınvalidesi tekrar aradı.

Ayşegül, nasılsın?

İyiyim, Sevgi Hanım.

Yeni yıl yaklaşıyor, çocukları ziyaret eder misiniz? Baba ve ben özlüyoruz.

Ayşegül hafifçe gülümsedi. Üç ay önce bu kadın onları evden atmıştı, şimdi özlediğini söylemek istiyordu.

Üzgünüm, planlarımız var, bir tatil köyüne gidiyoruz.

Nereye? şaşırdı kayınvalidesi.

Ski tatiline.

Belki barışırsınız? Kemal fazla tepki verdi. Çocuklar babasız kalıyor.

Baba ne zaman yemek bulabiliyordu? Çatı katındaki ortak evde yerde uyuyorduk.

Herkes hata yapar

Ben hatamı, senin bana değersiz muamelesi yaptığını kabul ediyorum, bir daha etmeyeceğim.

Ertesi gün okul bahçesinde büyük bir sürprizle karşılaştı, Kemal dev bir çiçek buketiyle.

Konuşabilir miyiz? dedi çiçekleri uzatarak.

Neden? Ayşegül çiçeği reddetti.

Her şeyi anladım, yanlışımdım. Belki yeniden başlayabiliriz?

Ayşegül, diye baktı gözlerine, beni dışarı attığında ölüme yaklaştım, ama bu en iyi şeydi.

Ne?

On yıl boyunca beni değersiz sanıyordun. Şimdi anladım, her şeyi yapabilirim, iş, çocuk, plan. Yanımda bir baba olmadan da ayakta durabilirim.

Kemal çiçeği sakince bıraktı.

Çocuklar bir babaya ihtiyaç duyar, dedi.

Zamanında güvenilir bir baba olur, çocuğa destek verir, ama geri dönmeyiz.

Evde çocuklar yeni bir dizüstü bilgisayar buldu.

Bu eğitim için, dedi Ayşegül, ve moda tasarımı kursuna kaydoldum. İlerlemeye devam edeceğiz.

Elbette babaya geri dönmeyecek misin? diye sordu Elif bir akşam. Anneannem aradı, babam seni özlüyor.

Hayır, kendi hayatımızı yaşıyoruz. Baban isterse ziyaret edebilir.

Mert, artık evde bağırma sesi yok, huzurlu. dedi Ayşegül, birlikte daha iyi olacak.

İlkbaharda küçük bir atölye açtı, krediyle ekipman aldı. Nuriye, AyşegVe böylece Ayşegül, çocuklarıyla birlikte yeni bir hayatın kapılarını araladı.

Rate article
Lifequest
Eski Gelin Çocuklarıyla Birlikte Paramparça Kaldı — Ama Bir Ay Sonra Olayların Gelişimi Eski Eşinin Tüm Ailesini Şok Etti