Onu Sekiz Yıl Boyunca Benimseme Mücadelem: Hiç Kimse Bana Teşekkür Etmedi!

26 Aralık 2025 Günlük

Bugün 72 yaşındayım, geçmişi bir kez daha hatırlamak istiyorum. Yaklaşık on beş yıl önce, evlatlarımdan biriyle evlendikleri kızıma, yani damatıma, bir şey borçluydum: kayınpederinin sekiz yıl boyunca bakımı. O, İstanbulda doğmuş, Ankarada öğretmenlik yapmış bir matematik öğretmeniydi; bir gün ağır bir hastalık yakaladı. Biz de ona çok para harcayarak tedavi sürecini sürdürdük; ben de elimden geldiğince maddi destek sağladım.

Hastalığı ilerlediğinde yatakta bağlandı ve bir türlü kimse onunla ilgilenmedi. Oğlum işlerinin çok yoğun olması, sık sık seyahat etmesi, torunum ise üniversite öğrencisi olduğu için zaman bulamaması, damatımın eşi, yani gelinim Ayla, ise bir devlet memuru olarak tam zamanlı çalışması hâli bir yana, annesi başka bir şehirde yaşıyordu ve sadece telefonla destek olabiliyordu. Aylaya Rapor alamazsın; ya çalış, ya işten çıkarız! denildi ve o da işi tercih etti. Böylece, kayınpederinin bakımını bana bıraktılar.

İlk başta Ayla, günde bir kez gelmemi, yemek hazırlamamı ve onu beslememi istedi. Kabul ettim. Ancak ne beklediğimi tahmin edemedim; sekiz yıl boyunca onunla ilgilenmek zorunda kalacaktım. Başlangıçta sadece iki saat kalıyor, sonra evime dönüyordum. Zamanla Ayla sorumlulukları bana devretmeye başladı; günün büyük bir bölümünü onun evinde, yatağının başında geçirdim, akşamları bitene kadar evime geri dönmezdim. Sabahları ise yürüyerek geri çekilirdim.

Oğlum bu durumu büyük bir acı ile izliyordu. Baba, yardım işini bırak, kendine bak, dedi, fakat eşi Aylanın evinde oturduğu için ona bir şey söylemedi. Damadımın büyük kız kardeşi, yani Aylanın ablası, sık sık beni arar, ne yapmam gerektiğini, kayınpederine nasıl bakmam gerektiğini talimat verir, hatta Benim babamın bakımını sen yapıyorsun, bunu beğenmiyorum! derdi. Bu yüzden Ayla da çoğu zaman memnuniyetsiz davranıyor, zamanım olmadığında şöyle diyor: İstediğin gibi yap, oğlunla gidin bir yere! Ben tek başıma hallederim, bir bakıcı bulurum! Bu sözleri sekiz yıl boyunca duymak zorunda kaldım.

Ve sonunda kayınpederim vefat etti. Hiçbir kızı, Aylanın iki çocuğundan biri bile, bana bir teşekkür etmedi. En büyükleri, Bunu yapmamız seni zorlamadı; sen kendin istedin, dedi. Şunu gördüm ki: İyilik yaparsınız, ama karşınızdakiler o kadar bencil ki, bir teşekkür dahi etmek istemez.

Bugün, bu yılları hatırlarken anlıyorum ki; birine hizmet ederken, takdir beklemek bir yanılgıdır. En büyük ödül, kendi iç huzurumuz ve insanlığa olan sadakâtımızdır. Bu deneyim bana, başkalarının minnettarlığını aramak yerine, kendi değerimi bilmek gerektiğini öğretti.

Mehmet (72)

Rate article
Lifequest
Onu Sekiz Yıl Boyunca Benimseme Mücadelem: Hiç Kimse Bana Teşekkür Etmedi!