İşte bir şey var; ben hâlâ annemle annemin evinde yaşıyorum, çocuklarım ise kocamla aynı evde. Kocam, çocukları almaya gittiğinde kapıyı bana hiç açmadı.
Biz birbirimizi bir ortak arkadaş aracılığıyla tanıdık. Çok çabuk birbirimizi sevdik ve evlenmemizi geciktirmeye karar vermedik. Bir yıl sonra, İstanbulda küçük bir daire alıp evlendik. Ben zaten bebek bekliyordum; hem onun hem de benim ailelerimiz bir odalı, mütevazı ama bizim kendi evimizdi.
Oğlumuz doğduğunda her şey değişti. Kocam, bebek geceleri uyanınca ve sürekli ağladığında ne yapacağını bilemedi. Dağınık oyuncaklar, asılı bebek bezleri ona hiç hoş gelmedi. Ben de bütün gün çocuğumla ilgilenmek zorunda kaldım, bu da onu sinirlendirdi.
Bir yıl sonra yine hamile kaldım, kızımız doğdu. Tek odalı dairemiz artık iki çocuğa yetmiyordu; ortam gerginleşti, kocam sık sık sinirleniyordu. Her şey için beni suçlamaya başladı: Anneannenin evini bize vermemesi, iki doğumdan sonra kilo alman, kötü bir anne olman, çocukların sürekli gürültü yapması… derken, aile yavaş yavaş parçalanıyordu.
Çocukları bir gündüz bakımevine vermeye karar verdim ve bir iş bulmaya çalıştım. O zaman evdeydim, ama kocam sık sık içki içip eve geliyordu. Beni ve çocuklarıma yönelttiği istekler bir bir artıyordu. Kendi parasını kazanırsam, çocuklarla birlikte kiralık bir daireye taşınabileceğimi düşündüm.
İşi buldum, bir de nazik bir adam tanıdım. Onunla çıkmaya başladık, bu bana bir nefes oldu; evde tek şey temizlik, çamaşır, yemek, ütü ve içki içen adam kalıyordu. Bir gün dayanamadım, karar verdim.
Çocukları alıp annemin yanına birkaç gün kaldım, sonra kiralık bir daire aldım. Bir gün işteyken kocam çocukları alıp anaokuluna götürdü, ben de ona yaklaştım, ama kapıyı açmadı, evde olduğu halde.
Şimdi bana bir koşul sundu: Ya eve dön, ya da boşanma davası açacak, çocuklar onun yanına kalacak ve bana nafaka ödeyeceğim. Bu beni çok korkutuyor, çünkü o başka ilişkileri var ve mahkeme onun lehine karar verebilir. En kötüsü, çocuklara hiç bakmıyor, sadece beni manipüle etmek için kullanıyor. İçimden şunu biliyorum ki, eğer onun koşullarını kabul etmezsem, bir gün çocuklar benden sıkılmayıp bana dönecekler. Ama o zamana kadar nasıl bekleyeceğimi bir türlü kestiremiyorum




