Bundan çok uzun zaman önceydi, insanın aklına bile gelmeyecek bir gecede evliliğimin daha başlamadan biteceğini asla düşünmezdim. Oysa her şey mükemmel olmalıydı: aylarca süren hazırlık, stres ve beklentilerin ardından beklendiği gibi… Son misafirlerimiz de otelden ayrılıp, kapı usulca arkadan kapandığında, aylardır ilk kez rahat bir nefes alabileceğimi hissettim.
O geceye biraz neşe katmak, aramızda sadece bize ait küçük bir anı bırakmak istemiştim. Belki biraz çocukça ama eğlenceli bir şaka yapmak istedim: yatağın altına saklandım, eşim odaya girdiğinde onu biraz korkutmak niyetindeydim. Evet, çocukça, farkındayım; ama işte tam da bu yüzden yapmıştım: sade, samimi, mahrem bir hareket.
Fakat beklediğim gibi olmadı. O odaya girmedi.
Onun yerine odaya topuklu ayakkabıların parke zeminde yankılanan sesiyle bir kadın girdi. Belli ki kendine çok güveniyordu; adeta o odaya, o geceye aitmiş gibi yürüdü. Sesini tanımadım, kullandığı parfümü ise hiç duymamıştım. Telefonunu eline alıp hoparlörü açtı ve bir numarayı çevirdi.
Telefondan gelen sesi duyunca vücudum buz kesti.
O ses… Eşimindi.
Eee, kurtuldun mu ondan? diye aceleyle sordu. Büyük ihtimalle uyumuştur şimdi. Sadece bu gece lazım bana. Balayından sonra her şey hallolacak.
Kalbim öyle hızlı atıyordu ki, sesi duyulacak sandım.
Kurtuldun mu ondan? Hallolacak mı? Bunlar ne demekti böyle?
Kadın pis bir kahkaha attı, insanın içini kaldıran bir gülüş.
İnanamıyorum sana. Sırf kadının yatırım fonundaki parası için evlendin yani Ama o hâlâ sana âşık olduğuna inanıyor.
O anda bütün parçalar bir araya geldi.
Kendi özel yatırım hesabımdaki birikimler iki gün önce eşimin ısrarıyla ortak hesaba aktardığım para. Sözde birlik göstergesiymiş. Bana Paranın güvenliği bende daha iyi olur diyordu, Ben bu işlerden anlarım diye ısrar ediyordu.
Yatağın altında, tozun ve utancın içinde, ağzımı elimle kapamasam haykıracaktım belki.
Konuşmaya devam ettiler; sanki ben bir eşyaymışım gibi.
Yarın satıyorum evi, dedi kadın. Sen onun payını da alırsın, kayıplara karışırsın. Asla anlamaz.
Biliyorum, dedi eşim. Çok kolay inanıyor. İşimizi kolaylaştırıyor.
İşte o anda, içimde bir şey koptu.
Acı önce öfkeye;
Öfke berraklığa;
Berraklık güç verdi bana.
Bir yanım orada öldü.
Ama başka bir yanım varlığını bile bilmediğim o kısım işte orada doğruldu.
Yüzleşme zamanı
Ellerim titreyerek, sessizce yataktan çıktım. Kadın arkasını dönmüş çantasında bir şey arıyordu. Yanına yaklaştım, derin bir nefes aldım ve vurguyla söyledim:
Ne garip, ben de kendime çok güvenirdim.
Kadın yavaşça bana döndü, yüzü sapsarıydı artık. Telefonu elinden düştü, hâlâ hoparlördeydi.
Diğer taraftan, kısılan bir sesle,
Ne olur Açıklamama izin ver dedi.
Sakın bana böyle hitap etme. Sesim sert ve netti. Gözlerim yanıyordu ama titremedim.
Telefonu alıp konuşmayı kestim. Sonra da kapıyı gösterdim.
Çık dışarı. Şimdi.
Tereddüt etti.
Bir adım daha attım.
Çıkmazsan polisle çıkacaksın.
Arkasına bile bakmadan gitti.
Planımı yaptım
Haykırmadım.
Ağlamadım.
Etraftaki ne varsa kırmadım.
Onların bana karşı kullanmak istedikleri tek silahı kullandım: serin kanımı.
Eşyalarımı toplayıp, ilk bulduğum taksiyle doğruca karakola gittim. Duyduklarımı, dolandırıcılık girişimini, evimi satma planlarını tek tek anlattım, tutanak tutturdum.
Oradan bankaya geçtim. Ortak hesapları anında dondurdum. Kartları iptal ettirdim. Finans danışmanımla hemen görüştüm. Saat sabaha karşı üçte bir avukatımı aradım ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlattım.
O gece hiç uyuyamadım.
Ama bitmiş değildim,
Artık ayakta, dirençliydim.
Sonu ve yeni başlangıcım
Ertesi gün eşim otele döndüğünde, kapıdan içeri bile alınmadığını sonradan öğrendim benimle konuşmaya çalışmış.
Hayatında aklına gelmezdi önce benim terk edeceğim.
Hele ki güçlenmiş bir hâlde gideceğimi
Boşanma davası bittiğinde eline hiçbir şey geçmedi.
Finansal dolandırıcılık soruşturması hâlâ sürüyordu.
Yanındaki kadın ise işin ne kadar ciddi olduğunu anlayınca kayboldu.
Peki ben?
O gece hayatımın aşkı bitecek sanmıştım.
Oysa özgürlüğümün ilk gecesi oldu.
Şunu öğrendim: Güven paha biçilemez ve biri onu yerle bir ettiğinde, o harabelerden doğan insan bir daha asla o şekilde kandırılmaz.
Bir daha asla. Peki sen, bir gecede hayatının değiştiğini öğrensen ne yapardın?




