Eşyaları Topladı, Huzurlu Bir Şekilde Yola Çıktı – Eşinin Yüzüne Vurduğu Gerçekler

Bugün akşam üzeri tekrar aynı iç döngüye düştüm; içimde biriken çalkantıyı kağıda dökmek istiyorum.

Senin işlerin beni ilgilendirmiyor, Veli. Her şey zaten belli. Kendi çantanı toparla ve dört bir yana dağıl; ister eski sevgiline, ister şu anki eşine.

Dağıl ne demek? Ya Kosta?

Kostayı hatırladın mı? Demek ki aklın ona da gitti. Keşke bu konuları daha önce düşünseydin. Çocukla ilgilenmek yerine işten ya da bir şeylerden kaçıp koşuştuğun zamanlar hatırlanıyor; şimdi ise Kostayı anıyorsun.

Merhaba Leyla, neden bu kadar üzgünsün? kardeşi, evin kapısını açtı.

Serkan iki gün önce izne çıktı, ama dairenin derinlerinden gelen çocuk çığlıkları hâlâ duyuluyordu; o da bu gürültüye bir nebze de olsa neşeyle karşılık vermişti.

Teyze Leyla, hoş geldiniz! Serkanın kız kardeşi, Elif, koridora koştu, kim olduğunu görmek istedi.

Çığlıklar hâlâ kesik kesik devam ediyordu.

Merhaba Elifciğim. Orada kim bağırıyor?

Ah, o Pavla ile Mehmetin oyuncaklarını paylaşıyor. Küçük çocuklar gibi beş yaşındaki kız, hayalî bir iç çekişle ellerini göğsüne bastı Sana bir şey getirdin mi?

Getirdim, ama anne sana sonra verir. Önce çorba, sonra tatlı; kuralı hatırlıyor musun?

Hatırlıyorum, hatırlıyorum; sizden uzaklaşınca unuturum Elif bir kez daha iç çekti ve odasına geri döndü.

Çığlıklar artık sönmüş gibiydi; bu da demekti ki, Leylanın ikiz kardeşleri Pavla ve Mehmet, ne oynayacaklarına karar vermiş, birbirlerine çarpışmadan oyun kurmuştu.

Neydi bu durum? bütün sohbeti sessiz izleyen Serkan, bir kez daha sorusunu yineledi.

Bilmiyorum Leyla bir iç çekti, çantasını masaya koydu ve ayakkabılarını çıkarmaya başladı. Veli beni aldattığını hissediyorum. O ise benim paranoyam olduğunu söylüyor, tedavi olmam gerektiğini söylüyor. Ama

Hadi mutfağa geçelim, orada anlat.

Leyla onayladı, soyundu ve mutfağa gitti. Serkan hemen çaydanlığı açtı, küçük kız da masaya oturdu ve anlatmaya başladı.

Anlatacak pek bir şey yoktu. Beş yıl önce Veli ile tanışmıştık. Veli önceki evliliğinde çocuk sahibi olamamış, bu yüzden Valentina ile arkadaş kalmak diye bitirmişti. O dostluk, Leylayı her geçen gün daha da yıpratıyordu.

O, yatmadan önce sürekli onunla mesajlaşıyor, anlıyor musun? Ben yanımda uzanıyorum, oğlum kardeş odasında uyuyor, o ise oturup onunla sohbet ediyor. Bazen ben de onu bir an gördüğümde koşup selam vermek isterdim. İşte son zamanlarda işte sürekli geç kalıyor. Çocukla tek başıma zorlanıyorum, bir iki ekstra elin yardımına ihtiyacım var, ama o raporlarıyla meşgul. Üstelik bana da üzer gibi davranıyor, çocuk bütün gün kreşte, sen evde oturuyorsun diye.

Bekle, evde derken sen de uzaktan çalışıyorsun, değil mi?

Ona şöyle söyle. Uzaktan çalışma bizim kültürde sadece evde oturup para kazanmak demektir, yol harcaması yok, işten kaçma, sadece para.

Ben de sekiz saat çalışıyorum, ama kimse benim bu 8 saatte yol harcaması olmadan evde oturup para kazanma çabamı umursamıyor Leyla bir iç çekti.

Peki, onu takip etmeyi denedin mi? Telefonuna bakıp ne konuştuğunu okumak, eski sevgilisiyle mi, yoksa başka biriyle mi?

Sen ne! Leyla dehşetle titredi. Bu çok insanlık dışı, zaten

Eğer gerçekten her şeyi hayal ettiysem, nasıl görüneceğimizi düşünüyorsun?

Şey, bak, eski sevgiliyle gerçek bir sohbet nasıl olur? arkasından Yıldızın sesi geldi.

Serkanın eşi, muhtemelen Leylanın şikayetlerinin büyük bir kısmını duymuştu; bir anda masaya açık bir sohbet ekranı koydu.

Ne bu?

O, Elifin babası Volkan. Oku, oku.

Okumaya da bir şey yok. Bir ay içinde üç mesaj var; Elifi ne zaman alacak, ne alacak, ne zaman geri getirecek.

Yanlış, orada bir anneler günü kartı da var, bir doğum günü mesajı da. Biz de Volkanla dostça ayrıldık, düşman olmadık. Ortak bir kızımız var; onun yetiştirilmesinde o da aktif, sadece nafaka değil.

Eğer ben akşamları Serkan yerine Volkanla mesajlaşıyor olsaydım, sanırım boşanma belgelerini alırdım; paranoyayı suçlayamazdım.

Ve Serkan haklı eğer eşini izleseydin, durumun netleşirdi.

Ya hiç bir şey yoksa? Nasıl görüneceğim? Düşün, bu evliliğimizi yıkar mı? Ya da ben kendim paranoyamla yalnız kalır mı?

Aman Tanrım, yine başlıyor Serkan bir iç çekti, yüzüne ellerini bastı.

Bir fikrim var Yıldız bir an düşündü ve söylemeye başladı.

Nedir?

Kocan iş bahanesiyle dışarı çıkıyor, sen de onun amirine gidip ne kadar süreceğini sor. Ağır bir şikayet gibi değil, bir merhamet gösterir gibi; kocam işte kayboluyor, doktor randevusu var, çocuğumu tek başıma bırakmak zor, dişçi randevusu alayamıyorum, o da işte kayboluyor diyorsun. Onun tepkisini izle. İş gerçekten yoğun ise belki bir iki kez erken çıkmasına izin verir; merhamet eder. Ama eğer iş yoksa başka bir senaryo ortaya çıkar.

Bu tavsiye Leylaya mantıklı geldi, özellikle de Velinin amirini yüz yüze görmüş, şehirde sık sık karşılaştığı bir adamdı. Konuşmaya başlamak hiç zor olmadı; amir ona Nasılsınız, Veli Bey? diye sordu, Leyla da aklına gelen en hızlı cevabı verdi, konuşmayı yönlendirdi.

Ne var ne yok, Veli Bey? Kocam işte geç saatlere kadar kalıyor, kişisel hayatı yok, akşamları sadece Kostikle oturuyorum. Çocuk kreşte, ben evde

Bu kim bu gece geç saate kadar kalıyor? Veli Bey şaşkınlıkla sordu. Veliye zaten dört beş saat izin veriliyor, bana da evde kalması lazım, karısına yardım etsin, çocuğu kresten alıp hastane raporları için gitsin.

Ben ona hiç itiraz etmiyorum, işini zamanında yapıyor; ama bu ne demek? Yüzüne yalan mı söylüyor? Hemen ara, Leyla, eğer zor değilse.

Leyla kocasını aradı ve sıradan bir ses tonuyla sordu: Bugün kaçta eve geleceksin?

Belki biraz erken izin alır, Kostiki parkta gezdirebilirsin, ben evde temizlik yaparım diye cevap verdi.

Leyla, ben şu an parka gitmeye vakit bulamıyorum. Büyük bir proje var, Seva beni o kadar zorladı ki, kendimi bir kurt gibi hissediyorum.

Ben de ona insan gibi davranmaya çalıştım, ama bir iki şeyden başka bir şey umursamıyor.

İşine son vermişti, yoksa…

Evet, bir gün işten çıkarma tehdidiyle karşılaştım, Senin sorunların bana umursamaz! dedi.

Ne yapacağız? Leyla bir şey vaat etti.

Telefonu kapattılar. Veli evine bir gece kalmadı, sabah sadece ortaya çıktı.

Anlıyor musun dedi, Şu bir şey var

Senin işlerin beni ilgilendirmiyor, Veli. Her şey zaten belli. Çantanı topla, dört bir yana dağıl; ister eski sevgiline, ister şu anki eşine.

Dağıl ne demek? Ya Kostik?

Kostikı hatırladın mı? Demek ki aklın ona da gitti. Keşke bu konuları daha önce düşünseydin. Çocukla ilgilenmek yerine işten ya da bir şeylerden kaçıp koşuştuğun zamanlar hatırlanıyor; şimdi ise Kostiki anıyorsun.

Ama

Eşyalarını topla ve rahatça git Leyla son bir cümleyle ekledi.

Öğle yemeğinden sonra kayınvalidesi aradı. Amacı evliliği uzlaştırmak değildi; sadece eski sevgilisi Valentinanın hamile olduğu haberini vermekti. Valentina, Velinin bir zamanlar arkadaş kalmakla bitirdiği kadın ve bir kez daha hayatı ona bağlamıştı.

Biliyor musun, ne kadar mutluyum? Valya her zaman hoşuma gitti; ama sen ve senin disiplin eksik çocuğun Leyla telefonu kapattı, dinlemeyi bıraktı.

İçimde bir boşluk oluştu; artık kocam, eski sevgilisi, bütün şeyler önemsizdi. Tek önemi kendime ve çocuğuma kalmıştı; diğer her şey bir kitap sayfası gibiydi, çevrilip unutulması gereken bir sayfa.

Üç yıl sonra, Kostik okula başladığında bu sayfalar bir kez daha hatırlatılacaktı

Rate article
Lifequest
Eşyaları Topladı, Huzurlu Bir Şekilde Yola Çıktı – Eşinin Yüzüne Vurduğu Gerçekler