Peki ya daire? Söz vermiştin! Hayatımı mahvediyorsun!
Eşimle birlikte oğlumuzun evleneceğini öğrendiğimizde çok mutlu olmuştuk. Düğünden önce, eşimle birlikte gizlice oğlumuza bir daire alıp hediye etmek istediğimizi konuştuk. Oğlumuz Cenke bu sürprizimizi çaktırmadan anlatınca mutluluktan havalara uçtu. Tüm arkadaş çevresi de neredeyse aynı gün bunu öğrenmiş oldu. Hazırlıklar devam ederken, başımıza büyük bir talihsizlik geldi.
Kızımız, iş çıkışı aniden fenalaşıp acile kaldırıldı. Eşimle birlikte koşarak hastaneye vardık. Yapılan testlerde kızımın beyninde bir tümör olduğu ve acil ameliyata alınması gerektiği ortaya çıktı. Tabii büyük bir miktarda paraya ihtiyacımız vardı ve çok hızlı bir şekilde bu parayı bulmamız gerekiyordu. İyi ki erken fark ettik.
Bu şartlarda oğlumuza daire almak artık aklımızın ucundan dahi geçmiyordu. Tüm imkanlarımızı seferber ettik, tanıdıklarımızdan, dostlarımızdan, akrabalarımızdan borç aldık. Kimisi Boşver, geri ödeme. dedi, kimisi elinden geldiğince destek oldu. Neyse ki, o zorlu günlerde iyi insanlar yalnız bırakmadı bizi ve hayati ameliyat için gerekli tutarı, yaklaşık bir buçuk milyon lira, kısa sürede denkleştirdik.
O sırada oğlumuzdan gelen tepkiyle neredeyse yere yığılıp kaldık.
Peki ya benim daire ne oldu? Bana söz vermiştin! Beni bitiriyorsun baba.
Cenkin bu sözlerinden sonra öyle afalladım ki, ne diyeceğimi bilemedim. İnsan kardeşinin sağlığıyla, düğün hediyesini nasıl aynı kefeye koyabilir! İnsanın kanı donuyor vallahi… Kardeşiyle birlikte büyüdüler, her şeyleri ortaktı çocukluklarında. Bunu unutup, sadece kendi çıkarını düşünmesine hayret ettim. Oğlum ise durmaya hiç niyetli değildi.
Neden Elifin her şeyi oluyor da ben bir şey bulamıyorum?
Gerçekten dayanamadım, kendimi tutamayarak Cenke bağırdım. Artık seni görmek istemiyorum! dedim. Ardından eşyalarını toparladı ve nişanlısının evine gitti. İki hafta boyunca hiç konuşmadık.
Bu sürede kızımın ameliyatı gerçekleşti. Çok şükür her şey iyi gitti. Birkaç hafta sonra Elif taburcu edildi. Oğlumun tavırlarını ona hiç anlatmadım. Zaten morali bozuktu, bir de abisinin bencilliğiyle üzülmesini istemedim. Cenk ise bu süreçte ne aradı, ne sordu. Kız kardeşiyle hiç ilgilenmedi, haliyle asıl önemli olanın bir daire değil de, aile bağları olduğunu hala anlayamadı.
Bu yaşadığım olay bana bir kez daha gösterdi ki, insanın sahip olduğu maddi şeylerden ziyade yanında ailesi, sevdiklerinin sağlığı ve desteği olmalıymış. Malın gözü kör olsun; insanın gönlü geniş olmadıkça dünyalar onun olsa neye yarar ki?




