Beni büyüten kişi anneannemdi. Elbette ona müteşekkirim, ama sevgisi biraz karşılıksız sayılmazdı.
Daha beş yaşımdayken, canım babacığım bir sabah kahvaltı masasında gözleri parlayarak ailesiz kalmayı tercih ettiğini, annemden genç biriyle yeni bir hayata başladığını söyledi. O zamanlar babamın evinde yaşadığımız için, boşanma sonrası derhal annemi ve beni evinden çıkardı.
Çaresiz, annemin annesi olan anneannemle birlikte yaşamaya başladık. Babam öyle yürekli bir adamdı ki, çocuk nafakasını ödememek için binbir bahane buldu. Kısacası, annemle ikimiz cebimizde beş kuruş olmadan anneannemin dar evine sığındık. O günler çok zordu. Anneannemin düşük emekli maaşı vardı, annem sabah işe gidip akşam elinde poşetlerle dönerdi; evde ise okuldan döner dönmez her şeyi ben yapardım.
Daha büyüyünce bazen okulu asıp inşaatlarda çalıştım, ders çalışmak nedir unuttum. Annemle anneanneme acırdım; ikisi de üç kuruşun hesabını yapıp hayata tutunmaya çalışıyordu. O yüzden, sekizinci sınıftan sonra okulu bırakıp kalıcı bir iş bulmaya bile karar vermiştim. Fakat tam o zamanlarda anneannemin halası, Hala Emine aramızda belirip bana sahip çıkabileceğini, eğitimime destek olacağını söyledi. Hala Eminenin hiç çocuğu yoktu ve yanında kalmamı isterdi. Annemle anneannem bunu kabul etti.
Böylece Hala Eminenin yanında yaşamaya başladım. Annemle anneannem arada uğrardı. Hala Eminenin maaşı daha iyiydi, rahatça okula gidiyor, çalışmak zorunda kalmıyordum. Bana yemek yapmayı, hatta dikiş dikmeyi bile öğretti. Okulu dereceyle bitirip hukuk fakültesine girdim.
Hala Emine, her fırsatta üniversite bitince evini bana bırakacağını söylüyordu. Sen bana aile oldun, derdi, elin yeterim olur, yardım etmek isterim. Fakat kimsenin aklına gelmeyecek şekilde garip olaylar oldu. Fakülte üçüncü sınıfta Nisanla tanıştım.
Ah Allah’ım, hem güzel hem de akıllıydı. Aşk karşılıklıydı ve onunla evlenmek istediğime emindim. Hala Emine duyunca evi ayağa kaldırdı. O kız malına göz dikmiş, seni sevmiyor! diye bağırdı.
Ve, Eğer onu bırakmazsan, sana evimi bırakmam! dedi. Ben de her şeyi Nisana anlattım. Sevdiğim kadın, Madem ev önemli, ayrılayım, dedi ama sonra Barakada bile yaşarız, yeter ki beraber olalım, diyerek içimdeki tüm soru işaretlerini sildi. Sonunda, kalbimin sesini dinledim; sevgiyi seçtim. Hala Emine bir daha aramadı, evsiz kaldım ama sevdiğimle bir aradaydım.
Bugün evliliğimizin onuncu yılı. İki çocuğumuz var, sevgimiz eskisinden de güçlü. Her geçen gün, verdiğim kararın ne kadar doğru olduğunu daha iyi anlıyorum.




