Yaklaşık bir saat boyunca yeni yetme anne-baba adaylarını izledim: Henüz liseyi yeni bitirmişlerdi.

Sanıyorum ki bu hikaye yıllar önce bir kadın doğum uzmanı muayenehanesinde, İstanbulun eski semtlerinden birinde yaşanmıştı. O gün sırada beklerken, genç yaşta anne-baba olacak bir çifti izlemek durumunda kalmıştım; daha birkaç ay önce liseyi bitirmiş gibiydiler.

Geçenlerde rutin bir kontrol için kadın doğum doktoruma gitmiştim. Her zamanki gibi, koridorda uzun bir sıra vardı ve doktor da gecikmişti. Benim arkamda ise on sekiz yaşlarında hamile bir kız ve yanında yaşıtı olacak genç bir delikanlı vardı. Genç kız yalnız değildi; adeta her hareketinden hoşnut olan genç babayla birlikte gelmişti. Bu anne-baba adayları kendilerinden başka kimseden haberdar değildi, sıraya ya da ortama pek dikkat etmeden kendi bildiklerini okuyor, gürültülü kahkahalar atıyorlardı. Erkek olanı, bütün koridorda kahkahasıyla yankılanırken, bir taraftan da baba olacağı için övünüyordu:

Bak hele, oğlumuz olacak! Hiiii-haaaa, kız sen duydun mu, oğlumuz!

Aynı cümleyi defalarca tekrarladı, sonra birden aklına geldi:

Aaa, halen isim koymadık! Hadi bir doktorun adı olsun Hem de anlamı olur!

Koridorda yürümeye başladı, kapıların üzerindeki doktor isimlerini okuyup kendi çapında espriler yapıyordu. Sonra gelip tekrar kızın yanına oturdu, gülmeye devam etti. Bu sırada yanlarından geçen yaşlıca bir kadın dayanamadı, sesini yükseltti:

Evladım, biraz uslu otur, milleti rahatsız etme!

Delikanlı gayet şaşkın bir bakışla kadına döndü, hiç duraksamadan şöyle dedi:

Nineciğim, yoksa sen de mi hamilesin? Ha-ha-ha-ha

Yanındaki genç kız, yüzünde aynı ifadesiz gülümseme ile kısık kısık güldü. Kendi kendime sabredip tartışmaya girmemeye çalışıyordum, zira o şartlar altında bir hamileyle polemiğe girmek istemezdim. Sonra delikanlı yeni bir mevzu buldu, bu sefer de açlıktan dert yanmaya başladı:

Açlıktan ölüyorum! Ay dayanamam, karnım zil çalıyor resmen
Daha yarım saat sıra bekleyeceğiz
Haydi çıkalım, bir döner-alıp gelelim mi?
İstemem döner.
Başladın gene nazlanmaya! Huu-ha-ha-ha

Sürekli yükselen sesleriyle hepimizin başı ağrımaya başlamıştı. Neyse ki, Allahtan genç çift bir bahaneyle dışarıya çıktı; döner mi yediler, başka bir şey mi, bilmiyorum ama esas olan ortamın biraz olsun sakinleşmesiydi.

O ana şahit olurken, kendi çocukluğumda annemden duyduğum Görgü, evde başlar sözünü anımsadım. İçimden, acaba bu çocuk ne görgü görecek, nasıl bir ailede büyüyecek dedim; belli ki ebeveynleri de pek farklı değildi. Ah bir umut, dedim, belki büyükanneler, dedeler bu yeni nesilde hatalarını düzeltirler. Yine de, nesilden nesile geçen bir huyu değiştirmek kolay iş değil. O günü hatırladıkça, içinde garip bir burukluk hissediyorum.

Rate article
Lifequest
Yaklaşık bir saat boyunca yeni yetme anne-baba adaylarını izledim: Henüz liseyi yeni bitirmişlerdi.