Yaşlı Kadın, Robert’e Dönüp Tüylerini Diken Diken Eden Şu Sözleri Söyledi: “Bugün Güneşli ve Güzel Bir Gün Olacak. Birlikte Bir Şeyler Yapmaya Yeterince Vaktimiz Olacak”

Yaşlı kadın, Mehmete dönerek içini titreten bir ses tonuyla konuştu: Bugün hava çok güzel ve güneşli olacak. Birlikte bir şeyler yapmak için bolca vaktimiz olacak.

Mehmet, sakin bir çarşamba sabahı trende yol alıyordu; vagon sessizdi, pek az yolcu vardı. Yanına, üstü başı toprak içinde yaşlı bir kadın oturdubelli ki Mehmet gibi o da köydeki sebze bahçesine gidiyordu. Mehmetin aklı, kaybettiği eşinin anılarına dolmuştu. Yıllar boyu beraber çapa salladıkları, domates diktikleri o küçük bahçede şimdi yalnızdı. Eşi hastalandığından beri gitmemişti hiç; yalnızlık ve hüzün Mehmete ağır gelmişti.

Tren istasyonda durduğunda, yaşlı kadın tekrar ona döndü; sesi Mehmetin tüylerini diken diken etti: Bugün hava çok güzel ve güneşli olacak. Birlikte bir şeyler yapmak için bolca vaktimiz olacak. Bu cümleleri aynı bu şekilde vefat eden eşi de söylerdi hep. Şaşkın, ama buruk bir tebessümle başını salladı ve lafa daldılar; bu yılki zayıf mahsulden, karın çok yağmasından, bir dahaki yılın umutlarından bahsettiler.

Otobüs durağına geldiklerinde, Mehmet bu kadını daha önce hiç görmemiş olduğunu düşündü. Bir süre yan yana yürüdüler, sonra kendi yollarına dağıldılar. Bahçesine vardığında, otlar ve sarmaşıklar arasında bahçesinin kaybolduğunu gördü. Uzun zamandır dokunmadığı toprak adeta küsmüştü. Ama trende kadının söyledikleri Mehmetin içine umut doldurmuştu; hevesle, yeni bir başlangıç yapmanın verdiği heyecanla bahçesinde dolaşmaya başladı.

Tüm gücünü toplayarak toprağı belledi, yabani otları temizledi. Toprağın eline bulaşması, verimliliği yeniden görmek ona büyük bir huzur verdi. Belki de bu araziyi satmam gerekmiyor, diye düşündü. Bir kenara çekilip sırtını eski bir bankta dinlendirirken yanında getirdiği poğaçaları ve demli çayından bir yudum aldı. Rüzgârda eğilen zarif çiçeklerine, yeni diktiği elma ağacında sarkmaya başlamış kemerli elmalara bakarken, bir zamanlar eşinin yanında olduğu o güzel günleri hatırladı.

Mehmetin morali artık düzelmişti, daha sık bahçeye gelmeye karar verdi. Ormanda mantar toplarken, sanki içini yıllardır sıkan bir yük üzerinden kalkmıştı. Çalışmanın, toprağa dokunmanın, doğayla buluşmanın verdiği huzur ona yeniden güç vermişti; artık yalnız hissetmiyordu.

Dönüş yolunda, sabah tanıştığı o yaşlı kadınla tekrar karşılaştı. İkisi de taşıdıkları elmalardan birbirlerine uzatıp tatlı tatlı sohbet ettiler; bahçedeki uğraşlarını, ekip biçmenin insana kattıklarını paylaştılar. Kadın, Mehmetin gözlerinin içine bakıp Daha yaşanacak çok güzel günün var, dedi. Çalışmak, toprağa can vermek insana yeni bir hayat kazandırır.

Mehmet, durağında indiğinde, batan güneşe doğru gülümsedi. İçindeki karanlık gölgeler yerini huzurlu bir inanca bıraktı. Hayata yeniden tutunmanın tarifsiz mutluluğu ile evinin yolunu tuttu.

Rate article
Lifequest
Yaşlı Kadın, Robert’e Dönüp Tüylerini Diken Diken Eden Şu Sözleri Söyledi: “Bugün Güneşli ve Güzel Bir Gün Olacak. Birlikte Bir Şeyler Yapmaya Yeterince Vaktimiz Olacak”