41 Yaşındayım, Anneannem ve Dedemden Kalan Evde Yalnız ve Huzurlu Bir Hayat Sürdürüyordum – Ta ki Yardım Etmek İçin Kuzenimi Yanıma Alana Kadar: Evim Artık Benim Değil, Sessizliğim Kalmadı, Her Şey Altüst Oldu ve Ne Yapacağımı Bilmiyorum

Şimdi 41 yaşıma bastım, ve oturduğum ev, bir zamanlar rahmetli anneannemle dedemindi. Onlar aramızdan ayrılınca, annem yaşamaya devam etti burada. Sonra da o göçüp gidince, evin tapusu da bana kaldı. Her zaman sakin, düzenli, huzurlu bir yuvaydı. Gün boyu çalışır, akşam eve yalnız dönerdim. O zamana kadar asla, böyle bir düzenin alacağım bir kararla bozulabileceğini hayal etmemiştim.

İki yıl kadar önce, uzak bir halamın kızı olan Emine telefon açtı; sesi kısık ve ağlamaklıydı. Eşinden ayrıldığını, küçük oğlu İsmaille ortada kaldığını, gidecek yeri olmadığını söyledi. Birkaç ay idare edeyim, diyerek yanıma gelmek istedi. Aileden olduğu için ve başı dertte diye reddedemedim. O günlerde, bu kararın hayatımı bu kadar değiştireceğini düşünmedim. İlk zamanlar her şey yolundaydı; Emine bir odaya yerleşti, bir miktar masrafa da katkı sağladı, sabah erkenden işe giderdi. Oğlu İsmaili ise karşı komşuya bırakırdı. Sanki hiçbir sıkıntı yoktu.

Fakat üç ay sonra işten ayrıldı. Önce geçici dedi, daha iyi bir şey bulacağım. Sonraları hep evde olmaya başladı. İsmail de artık evde duruyor, komşuya gitmiyordu. Zamanla evin düzeni değişti; her yerde oyuncaklar, sürekli gürültü, beklenmedik misafirler… Akşam işten yorgun argın dönüp salonumda tanımadığım insanları bulduğum oluyordu. Bir gün, lütfen önceden haber vermesini isteyince, abartıyorsun, burası artık benim de evim, diye tersledi.

Nihayetinde, masraflara katkısını da kesti. İlk başta parası olmadığını söyledi, sonra halledeceğim dedi. Ben ise faturaları, market alışverişini, tamiratları tek başıma üstlendim. Günlerden bir gün, eve gelince sandalyelerden koltuklara kadar her şeyin yeri değişmişti. Daha sıcak bir ortam olsun diye yaptım, dedi. Ne bana sordu, ne haber verdi. Bir tepki gösterince de, Sen soğuk bir insansın, aile olmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun, dedi.

Derken asıl sıkıntılar başladı. Emine, bir zamanlar şiddet gördüğünü söylediği eski eşini getirip evde bırakmaya başladı. Adam hem akşamları geliyor hem de geceyi burada geçiriyordu; banyoyu kullanıyor, yemek yiyor, evin bir ferdiymiş gibi davranıyordu. Bir seferinde, adamın benim odadan çıktığını gördüm, Üzerimdeki ceketi alıyordum, diyerek açıklamaya çalıştı. O zaman Emineye, artık bu şekilde devam edemeyeceğimizi, bir sınır olması gerektiğini söyledim. Gözleri doldu; Sen olmasaydın ortada kalırdım, dedi, bana karşı ağlayıp bağırmaya başladı.

Altı ay önce net bir tarih verip taşınmasını istedim. Bana, parası olmadığını, İsmailin buradaki ilkokula gittiğini, küçücük çocukla sokağa mı atacakmışım diye sitem etti. Şimdi ise kendi evimde sıkışıp kalmış durumdayım. Kapıyı usulca açıyorum ki İsmail uyanmasın, akşam yemeğimi odamda tek başıma yiyorum, tartışmadan kaçmak için artık dışarıda daha çok vakit geçiriyorum. Evdeyken bile evimde değilmişim gibi hissediyorum.

Hâlâ burada yaşıyorum ama ne yazık ki, eskisi gibi değil. Emine, evi kendiymiş gibi sahipleniyor. Her şeyin parasını ben ödüyorum, ama evde bir düzen isteyince bencillikle suçlanıyorum. Nasıl davranmam gerektiğini, ne yapacağımı karar veremiyorum. Çaresiz hissediyorum.

Rate article
Lifequest
41 Yaşındayım, Anneannem ve Dedemden Kalan Evde Yalnız ve Huzurlu Bir Hayat Sürdürüyordum – Ta ki Yardım Etmek İçin Kuzenimi Yanıma Alana Kadar: Evim Artık Benim Değil, Sessizliğim Kalmadı, Her Şey Altüst Oldu ve Ne Yapacağımı Bilmiyorum