Oğlumun Aldığı Daire: Kayınvalidemin Açıklaması
Eşimle üniversitede tanıştım. İkimiz de yirmi yaşındaydık ve öğrenciydik. Eşim, adı Baran, ilk bakışta dikkatimi çekmişti; güçlü, zeki ve en önemlisi iyi kalpliydi. Başta sadece arkadaştık ama kısa süre sonra ona olan hislerimin çok daha derin olduğunu anladım.
Birkaç ay geçtikten sonra sevgili olduk. O günleri hâlâ içimde sıcacık bir anı olarak saklarım; öğrenci yıllarının hayatımda en güzel dönem olduğunu düşünüyorum.
Bir yıl sonra Baran bana evlenme teklif etti, ardından mütevazı bir düğünle evlendik. Büyük bir kutlama yapacak paramız yoktu, sadece ailemizle küçük bir kutlama yaptık. Bu da bizim için yeterince anlamlıydı.
İkinci yılımızda, Baran çalışmaya başlamıştı bile. İlk başta öğrenci yurdunda kaldık, kendi evimizi almak ise sadece bir hayaldi. Yine de emindik ki bir gün bu da gerçekleşecekti. Ve öyle de oldu. Anneannem vefat ettiğinde bana 100.000 TL miras kaldı, Baran da az da olsa birikim yapmıştı. Bu meblağ, iki odalı bir daire almak için kredi çekmemize yetti. Yakın gelecekte ailemizi büyütmeyi düşünüyorduk.
On yıl evli kaldık, fakat çocuğumuz olmadı. Birkaç yıl önce, Baran iş yerinde büyük bir problemle karşılaştı. Şirket sıkıntıya girince patronu, baş muhasebeci olan eşimi hem borçlar hem de hatalı hesaplar için suçladı. Mahkemeden sonra, Baran haksız yere dört yıl hapse mahkûm edildi.
Elimden gelenin en iyisini yapmak istedim
Uzun süre mücadele ettik, avukatlara başvurduk, çok uğraştık ama nafile. Evraklar öyle hazırlanmıştı ki, Baranın gerçekten suçlu olduğuna karar verildi. Oysa yaptığı tek şey patronunun talimatlarını uygulamaktı.
Çok zordu, ama eşimi desteklemek için elimden geleni yaptım. Ancak bir yıl sonra, kendimin de desteğe muhtaç olduğunu fark ettim.
Bir gün kayınvalidem eve geldi ve artık orada kalmamam gerektiğini söyledi. Beni, Barana yaşananlar yüzünden suçladı ve ayrıca apartmanın Baranın parasıyla alındığını, benim hiçbir hakkım olmadığını iddia etti. Bu kadar acımasızlık beklemediğim için, ne diyeceğimi bilemedim.
Meğerse, dava başlamadan önce, eşim kendi annesine vekâlet vermiş. Bu vekâletle kayınvalidem, dairenin taksitlerinin Baranın hesabından ödendiğini gösteren bir hesap dökümü hazırlamış. Kayınvalidem şimdi bu belgeleri mahkemeye sunup, evin alımında hiçbir hakkım olmadığını ispatlamaya çalışıyor.
Şuan kafam çok karışık ve ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Ama şu yaşadıklarım bana şunu öğretti: Hayatta en yakın hissettiğimiz insanlar bile bazı zor zamanlarda bizi yanıltabilir. Kime ne kadar güveneceğimizi, işler iyi giderken değil, zor anlarda öğreniyoruz. Mal mülk gelip geçici; insanlığı, merhameti ve birbirimize destek olmamız gerektiğini asla unutmamalıyız.




