Arkadaşlarım apartman dairesi alıp tadilata para harcıyor, sevgilim ise birikimlerimizi artırmaya çalışırken tüm parasını batırdı. Herkesin akıllı, hoş bir eşi varken ben bir sersemle kaldım! Düğünden sonra, davetlilerden aldığımız parayla ve ailelerimizin yardımıyla kolayca bir ev alacağımızı herkese ballandıra ballandıra anlatıyordu; ama aslında ailesi, “Değeri olmayan, yirmili yaşlarında, diplomasız bir emlakçıya varmak kendi fikriydi, evi de kendi çözsün” diye dalga geçti. Olayların sonunda, eşimi mecburen kendi annemlerin evine getirdim. Kardeşim hamile sevgilisiyle birlikte zaten orada kalıyor, ev iyice sıkış tıkış oldu. Annem babam, en azından bir kiralık eve çıkmamızı ima etti, ama ben kredi çekip ev almak için tasarruf yapmaya kararlıydım. Eşim de planımdan haberdardı, aynı şeyi istediğini söyledi, peki ne yaptı? Birikimlerimizi alıp hisse senedi aldı! Neymiş, tasarrufumuzu katlayacakmış. Durumu anneme söylediğimde neredeyse bayılıyordu. Benim de içim yanıyor, çünkü hisselerin fiyatı düşmeye başladı, satmak zaman alacak. Ya biraz zarar edeceğiz ya da risk alıp bekleyeceğiz, belki bir gün yükselir diye umacağız. Oysa arkadaşlarımın ailesi, evleri, yerleşmiş hayatları var, bizim ise elimizde sadece hisseler kaldı! Eşim ağlayıp kandırıldığını söylüyor. Üstelik, yatırım yapmayı “öğreteceğiz” diyen insanlara da para kaptırmış. Ben ise sürekli boşanmayı düşünüyorum. Sevgim yeterince güçlü değilmiş demek ki, çünkü sadece yıllarca kazandığım, biriktirdiğim paranın pul olmasına içim yanıyor. Aslına bakarsanız, evliliğimiz başından beri yolunda gitmiyordu. Şu yaşadıklarımız da bir kez daha kanıtlıyor ki, aptal bir kızla evlenip hayatım boyunca karanlık bir döneme saplandım.

Benim arkadaşlarım apartman daireleri alıyor, içlerini baştan aşağı yeniliyor, paralarını har vurup harman savuruyor. Sevgilim ise, bir tane akıllıca iş yapacak diye, tüm birikimimizi sermayemizi büyütmek adına uçurdu gitti.

Alemin karısı hep akıllı, eli yüzü düzgün; bana gelince, kaderde sanki en saf, en safdil olan denk geldi.

Düğünden herkese hava atıyordu, Rahat ol, düğünden sonra hemen ev alırız, millet altın ve para takacak, ailelerimiz de el atar diyordu. Meğer annesiyle babası içlerinden demişler ki, Yahu kızımız gencecik yaşta, ne diploması var ne de eli yüzü düzgün bir işi olan bir emlakçıya kaçtı, şimdi ev bulmak da bize düştü. Yemin ederim, halimize höykürüp gülmüşler. Benim ise, hanımı ailemin evine getirmekten başka çarem kalmadı, haydi buyur buradan yak!

Evde zaten abim, hamile sevgilisiyle beraber yaşıyor, ev daracık, bir odada dört kişi, sabahları banyo sırası için bile çekiliş yapıyoruz. Annemle babam, ince ince, Ay yavrum, bir de şöyle kiralık bir eve çıksanız fena mı olurdu? demeye başladı. Ben de dedim ki, Biraz para biriktireyim, kredi çekip ev alacağım, boş yere kira ödemeyelim. Sevgilim gayet biliyordu bu planı, hep Taşınalım, taşınalım! diye tuttursa da, ne yaptı etti, birikmiş paramızı tuttu, borsada hisseye yatırdı!

Neden mi? Efendim, birikimimiz artsın diye.

Annem duysa neredeyse bayılacaktı. Benim de içim cız etti tabii. Çünkü hisseler çakılmış, satmaya kalksak zarar edeceğiz, beklesek ne zaman artar bilen yok. Ya zararı göze alıp satarız, ya da tamam, bekleyelim, belki yükselir diye dertlenip her gün kahrolacağız. Herkesin evi-barkı, bizimse, varımız yoğumuz hisse kağıdı olmuş!

Sevgilimse gözü yaşlı, Kandırıldım diye oradan oraya dövünmeye başladı. Üstüne, bu işin uzmanlarına bile para vermiş, Nasıl yatırım yapılır? kursu almış, kim bilir ne öğrendi?! Benim aklıma bir türlü boşanmak gelmeden durmuyor artık. Demek ki aşkımız bu kadar da kuvvetli değilmiş, diye düşünmeye başladım. Çünkü yıllarca dişimizden tırnağımızdan arttırdığımız paranın buhar oluşu içimi acıtıyor.

Düşünsene, ta en başından beri evlilik hiç yolunda gitmemiş. Bu olay da tüm netliğiyle ortaya koydu: Ben resmen kara bahtlıymışım, çünkü evlendiğim kız da hem saf hem talihsiz çıktı!

Rate article
Lifequest
Arkadaşlarım apartman dairesi alıp tadilata para harcıyor, sevgilim ise birikimlerimizi artırmaya çalışırken tüm parasını batırdı. Herkesin akıllı, hoş bir eşi varken ben bir sersemle kaldım! Düğünden sonra, davetlilerden aldığımız parayla ve ailelerimizin yardımıyla kolayca bir ev alacağımızı herkese ballandıra ballandıra anlatıyordu; ama aslında ailesi, “Değeri olmayan, yirmili yaşlarında, diplomasız bir emlakçıya varmak kendi fikriydi, evi de kendi çözsün” diye dalga geçti. Olayların sonunda, eşimi mecburen kendi annemlerin evine getirdim. Kardeşim hamile sevgilisiyle birlikte zaten orada kalıyor, ev iyice sıkış tıkış oldu. Annem babam, en azından bir kiralık eve çıkmamızı ima etti, ama ben kredi çekip ev almak için tasarruf yapmaya kararlıydım. Eşim de planımdan haberdardı, aynı şeyi istediğini söyledi, peki ne yaptı? Birikimlerimizi alıp hisse senedi aldı! Neymiş, tasarrufumuzu katlayacakmış. Durumu anneme söylediğimde neredeyse bayılıyordu. Benim de içim yanıyor, çünkü hisselerin fiyatı düşmeye başladı, satmak zaman alacak. Ya biraz zarar edeceğiz ya da risk alıp bekleyeceğiz, belki bir gün yükselir diye umacağız. Oysa arkadaşlarımın ailesi, evleri, yerleşmiş hayatları var, bizim ise elimizde sadece hisseler kaldı! Eşim ağlayıp kandırıldığını söylüyor. Üstelik, yatırım yapmayı “öğreteceğiz” diyen insanlara da para kaptırmış. Ben ise sürekli boşanmayı düşünüyorum. Sevgim yeterince güçlü değilmiş demek ki, çünkü sadece yıllarca kazandığım, biriktirdiğim paranın pul olmasına içim yanıyor. Aslına bakarsanız, evliliğimiz başından beri yolunda gitmiyordu. Şu yaşadıklarımız da bir kez daha kanıtlıyor ki, aptal bir kızla evlenip hayatım boyunca karanlık bir döneme saplandım.