Parayla daha genç oldum. Yıllar sonra kocam gerçeği öğrenince boşandık.
Küçük bir Anadolu kasabasında dünyaya geldim. Ortaokulu bitirdikten sonra liseye değil, aşçılık okuluna gittim ve dört yıl devam ettim. Mezun olunca da kasabadaki bir lokantada mesleğimde çalışmaya başladım. Ancak beş yıl sonra, hayatımda bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım. Aldığım maaş çok düşüktü, ben ise hayattan fazlasını istiyordum.
Çalıştığım yerde İstanbuldan gelen Taner ile tanıştım. O, İstanbulda yaşıyordu ve şehirde iyi bağlantıları vardı. Bir gün cesaretimi toplayıp İstanbula gittim ve Tanerle buluştum. Ondan üniversitede okumama yardımcı olmasını istedim. Reddetmedi ama bunun bir bedeli olacağını, paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de yıllardır biriktirdiğim parayı ona verdim. Böylece bu yardıma karşılık hatırı sayılır bir miktar ödedim.
Yeni belgeler almak da mümkündü. Kağıt üzerinde yaşımı beş yıl kadar küçültüp, notlarımın da pekiyi olduğunu gösteren bir diploma aldım. Her şey evrak üstünde halledilmişti, o zamanlar bu işler daha kolaydı.
Tanerin desteğiyle üniversiteye kaydoldum.
Artık yepyeni bir hayat beni bekliyordu. Etrafımda bambaşka insanlar, hayata neşeyle bakan ve gençlik enerjisiyle dolup taşan öğrenciler vardı. Bir yıl sonra da hayatımda biri oldu, evlendim. Kocamın adı Murattı; o zaman on dokuz yaşındaydı ve ailesi de İstanbulun köklü mahallelerinden birinde oturuyordu. Ben de onların evinde ikamet etmeye başladım.
Üniversiteyi bitirdikten kısa bir süre sonra ülkede büyük değişiklikler yaşanmaya başlandı. Dönemin zorluklarına rağmen Murat ile hızlıca toparlandık, küçük bir dükkan kiralayıp lokanta açtık. Sonra işimiz iyi gidince orayı kendi paramızla satın aldık ve işin sahibi olduk.
Murat’la huzurlu bir hayatımız oldu, gerçi çocuğumuz hiç olmadı. Bir gün eskiden yaşadığım köye gitmeye karar verdik. Yıllar sonra eski arkadaşlarımla, ilkokul arkadaşlarımla buluştum. Elbette hayatım oradakilerden çok farklıydı ve dış görünüşüm onlardan daha genç ve bakımlıydı. Bana gıpta ile bakıyorlardı, hatta sınıf arkadaşlarımdan biri Murata eskiden lokantada çalıştığımı ve yaşımın göründüğünden daha fazla olduğunu söyledi.
Murat, bana güvenmediğini söylemeye başladı. Çok değişti, eskisi gibi ilgilenmez, hatta alkol almaya başladı. Sonunda yollarımızı ayırdık, boşandık. Ortak işimizi paylaşmak zorunda kaldık. Ben yeni bir daire satın aldım, Murat ise ayrıldıktan sonra yüksek faizlerle bankalardan aldığı kredilerle uğraşmak zorunda kaldı. Hayatımızdaki düzen bir gecede bozuldu.
Şu anda yaşım emekliliğe erişmiş olsa da hâlâ çalışmak zorundayım. Zaman zaman Taneri hatırlıyorum; bir zamanlar bana evraklarla oynamanın doğru olmadığını, bunun ilerde sorun çıkaracağını söylemişti. Fakat kimse geçmişini değiştiremez ve gençlik hatalarının telafisi de zordur.
Geçtiğimiz haftalarda annemi ziyarete gittiğimde eski bir sınıf arkadaşımla karşılaştım. O, iki yıldır emekli ve torunlara, yazlık evdeki bahçeye bakıyor. Ben ise sağlığım bozulmasına rağmen çalışmak zorunda kalıyorum. Gençken aceleyle atılan adımlar, büyüyünce önümüze engel olarak çıkıyor.
Hayatta kimi yanlışlar, zamanında ahlaka aykırı ya da kolay gibi görünse de, onların karşılığını er ya da geç ödemek zorunda kalıyoruz. Gerçekler, eninde sonunda ortaya çıkıyor ve insanın rahat yüzü görmesi ancak dürüstlüğüyle mümkün oluyor. Sağlam temel üzerine kurulmayan hayat, bir gün çöker. Bu yüzden, geçmişte ne hata yaparsak yapalım, önemli olan ders alabilmek ve bundan sonraki yaşamımızda doğru yolu seçmek. Sessiz, temiz bir vicdan, dünyanın en büyük zenginliği.




