Birisi Bir Çocuğu Doğum Servisinin Yanındaki Bebek Penceresi’ne Bıraktığını Öğrendim – Eşimin Ölümünden Üç Ay Sonra O Çocuğu Evlat Edinmeye Karar Verdım ve Yeni Bir Hayat Kurduk

Bir gece rüyamda, hastanenin kadın doğum servisine yaslanan eski taş duvarın dibinde, camdan bir kutunun içine bırakılmış bir bebek gördüm. O kutuya herkes “Yaşam Penceresi” diyordu; rüzgârda sallanan ince dantel perdelerin arasında, bebek usulca uyuyordu.

Eşim vefat ettikten üç ay sonra, hayat bir başka kapı açtı bana. Bu terk edilmiş bebeğe yüreğim aniden bağlandı ve onu evlat edinmeye karar verdim. Evrakları toplamak, başvuru yapmak, her şey sanki sisler arasından geçiyordu; ama sonunda başardım. Sosyal hizmetler, belediyeden yetkililer, evime geldiler, benimle konuştular, odamı, kitaplığımı, mutfağımı incelediler. Duvarda asılı eski halının ve annemin yaptığı tarhananın kokusu gönüllerini fethetti galiba; uygun bulundum. Birkaç gün sonra, oğlum artık yanımdaydı.

Onu kucağıma aldığımda, sanki eski bir şarkıyı tekrar duymuş gibi mutlu oldum. Oğluma, rahmetli eşimin adını verdim: Kenan. İsmi her sesinişimdi içimde eski günlerin acısıyla tatlı bir umut yankılanıyordu. Kenan büyüdü, gözlerinde sabah serinliğinin ışığı, bir gün omzuma başını koyup, “Anne, benim kardeşim olacak mı?” diye sordu.

Hayatımda ilk kez, aklıma başka bir çocuk girmekten korkmadım. Bilgisayarımı açıp, uzaktan işlerimi hallediyorum; istediğim yerden çalışmak bana hep huzur verdi. Bir gün, kısa bir telefon edip hastaneye gittim. Koridordan odaya götürüldüm. Sedyenin üstünde, minik bir kız bebek; daha üç günlük. Ona bakınca yüreğim birden masmavi bir gökyüzüne dönüştü, hiç tereddüt etmeden: “Bizim olacak,” dedim.

Gerekli belgeler ve sağlık raporları artık yabancım değildi. Bu sefer her işlem rüya gibi hızlı gerçekleşti. Kızım, ismini sadece Türkçede duyabileceğiniz bir isimle çağırmak istedim: Suzan koydum adını.

Şimdi biz üç kişiyiz: Ben, oğlum Kenan ve kızım Suzan. Rüya mı gerçek mi, bilemeden ama yeryüzünün en huzurlu insanları olduk. Tabakta çorba, sokakta kuş, evde mutluluk; zaman zaman annemin sesini, bazen Kenanın gülüşünü, bazen de Suzanın minicik parmaklarını düşlerimde gördüğüm gibi yaşıyorum.

Rate article
Lifequest
Birisi Bir Çocuğu Doğum Servisinin Yanındaki Bebek Penceresi’ne Bıraktığını Öğrendim – Eşimin Ölümünden Üç Ay Sonra O Çocuğu Evlat Edinmeye Karar Verdım ve Yeni Bir Hayat Kurduk