Yılbaşı Arifesinde Annemle “Çocuk Dünyası”na Gittik… Kırmızı, Mavi Biyeli Örgü Elbiseye Vuruldum! Bayram Sofrası Olmayan Evimizde, Annemin Hüznü, Sürprizlerle Dolu Bir Yılbaşı ve Huysuz Komşumuz Bakkal Teyzenin Hiç Unutulmayan İyiliği

Yılbaşından hemen önce, annemle Oyuncak Dünyasına uğradık. O gün, hayatımda ilk kez bir elbiseye bu kadar tutulmuştum. Kıpkırmızı, örgüden, altı ve kolları masmavi bir şeritle çevriliydi. Aslında niyetimiz belli: yılbaşı süsleri, belki bir kaç metre pul ya da renkli ışıklar almaktı… Ama ben inat ettim, annemin kolundan çekiştirip o elbiseyi denemek için yalvarmaya başladım.

Elbise üstüme cuk oturdu, sanki terzi sırf beni düşünerek dikenmiş! Haliyle, aklım hemen uçup gitmeye başladı. Okuldaki o çok hoşlandığım çocuk evet, adını söylemem ama anlatınca anlarsınız hep gözümde, onu yılbaşı partisinde bu elbiseyle etkilemek istiyordum.

Elbisenin içinde ayakta duruyorum, suratımdan düşen bin parça, bir türlü çıkarmak istemiyorum. Annem bunu görünce, yorgun ama pes eden bir ifadeyle Ay, maaşı alacağım nasılsa, hadi bunu alalım dedi. Eve dönerken, mutluluktan yerimde duramıyordum; bir ben bilirim, bir Allah bilir.

Evde süsler asıldı, minik çam ağacımızı giydirdik. Ama gel gör ki, buzdolabında yiyecek namına, bir avuç buz ve ufacık bir tereyağı parçasından başka bir şey yok.

Annemin maaşını dört gözle beklemeye başladık. O vakitler siz bilmezsiniz 31 Aralıkta toplum çalışırdı, yalnızca bir tık erken çıkardılar işten. Eve dönen annemi gördüm; suratından düşen bin parça, sesi titrek: Kızım, maaş yok, ertelediler. Gözleri yaşlı, sesi kırık; bir de, Kızımı sofrasız yılbaşında bıraktım diye kendine kızgın.

Ama ne yalan söyleyeyim, o sırada hiç moralim bozulmadı. İçim hâlâ kıpır kıpır sanki kutlama sofrası önümdeymiş gibi. Televizyon karşısında pinekliyorum, yılbaşına özel komedi filmleri dönüyor; öyle ya, iki kanaldan ibaret TV ve yılın 364 günü boynu bükük yayınlar. O dönem, favori dizin çıksa öp başına koy.

Annem patates haşladı, üstüne tereyağı ekledi, biraz havuç rendeleyip şekere buladı. Başka da ne varsa, kuş uçmamış. Sofraya oturduk. Annem gözyaşlarına boğuldu. Onu teselli etmeye çalışırken kendim de az kalsın üç damacana gözyaşı dökmedim; sofraya değil, annemi öyle üzgün görünce boğazım, düğüm düğüm oldu.

Sonunda sarıldık, bir battaniyeye sokulduk, eskimez yılbaşı konserini izledik. Saatler on ikiye gelince, apartmanın yarısı ellerinde şampanya kadehleriyle merdivene döküldü; bağıra çağıra birbirlerini kutluyor, türkü söyleyip demleniyorlardı. Biz ise karpuz kabuğu gibi sessiz, yerimizden kalkmadık.

Sonra kapı çalındı, öyle sakin filan da değil, linç etmeye gelmiş gibi zırt pırt. Annem kapıya gitti; bizim sürekli bana çemkiren, Kızım apartmanı neden yıkıyorsun? Yine paspası aksattın, kafanı çalıştır! gibi lafları eksik etmeyen, apartmanın baş belası Perihan Teyze. Çocukların yarısı adını anarken üç kez tahtaya vurur, sokakta koştururken göz ucuyla yolu gözlerdi.

Perihan Teyzenin iki lafından birisi şikâyet olurdu, ama o gece kendi alemindeydi. Annemle ne konuştu, bilemem; ama az sonra bulaşık makinesi kadar yer kaplayan teyzem, gözünü mutfağımıza dikti, patatesi görünce tek kelime etmeden tıpış tıpış odasına döndü.

Yirmi dakika sonra, kapı mı çalındı, döşeğimi yumrukladılar? Yerimden sıçrayacaktım, annem yerinden kıpırdama, ben bakarım dedi. Bir dakika sonra Perihan Teyze elinde filelerle, göğsüne dayamış bir şişe şampanyayla içeri daldı! Anneme, Ne dikiliyorsun, yardım etsene! diye höykürdü, ardından başladı torbadan yiyecek çıkarmaya: çeşit çeşit salata, sucuk, turşu kavanozu, haşlanmış tavuğun yarısı, bolca lokum, bir avuç mandalina… limon kaseleri eksik.

Annem yine ağlamaya başladı ama bu kez başka türlü. Perihan Teyze ona kafadan Manyak mısın sen, ağlama şunu! deyip, gıkı çıkmadan burnunu dev kazağının koluna sildi, döndü ve gitti.

Yılbaşı geçti, Perihan Teyze apartmanda eski sertliğine döndü. Ne o akşamdan söz etti, ne başka bir şeyden. Ama yıllar sonra, o tuhaf ablamızı tüm apartman uğurlarken, herkesin kalbinde yer ettiğini, bir şekilde hepimize dokunduğunu fark ettik. Ne tuhaf, insanın yıldızı ne zaman parlayacak hiç belli olmuyor!

Rate article
Lifequest
Yılbaşı Arifesinde Annemle “Çocuk Dünyası”na Gittik… Kırmızı, Mavi Biyeli Örgü Elbiseye Vuruldum! Bayram Sofrası Olmayan Evimizde, Annemin Hüznü, Sürprizlerle Dolu Bir Yılbaşı ve Huysuz Komşumuz Bakkal Teyzenin Hiç Unutulmayan İyiliği