Hayatım boyunca en çok canımı yakacak insanın en yakın kız arkadaşım olacağını hiç düşünmezdim. Onu on seneden fazladır tanıyordum. Kaç gece evimizde kalmıştı; birlikte gözyaşı dökmüş, korkularımı, küçük düşüşlerimi ve hayallerimi bilir, ben de ona sonsuz güvenirdim.
Bu adamı tanıyınca, daha ilk günden ona anlattım. Başta mutluymuş gibi davransa da, tepkilerinde hep bir tuhaflık vardı. Senin adına sevindim demezdi, onun yerine Dikkatli ol derdi. Çocuk fena değilmiş demek yerine hep Aman ha, başını kaptırma gibisinden dolaylı laflar ederdi. Her yorum sanki endişeden doğmuş gibi görünüyordu ama altından hep bir ima çıkıyordu.
Bir iki hafta geçmeden başladı kıyaslamalara. Tüm eski sevgililerin gibiymiş bu da, Sen de hep aynı tip adamlara denk geliyorsun demeye başladı. Mesaj atsa Fazla ilgiden korkmalı insan dedi, adam arada kaybolsa Kesin başka biriyle diye dolduruşa getirdi. Arası yoktu, ya siyah ya beyazdı.
Sonra bir akşam, üçümüz bir kafede buluştuk. Ben lavaboya gittim, döndüğümde ikisini birbirine fazlasıyla yakın konuşurken gördüm. Bariz bir şey yoktu, ama içime bir rahatsızlık çöktü. O gece arkadaşım bana yazdı: O bana çok nazikti, bana tuhaf geldi. Hiçbir şey anlamadım ama içime kurt düştü bir kere.
O andan sonra her şey kötüye gitti. Onunla plan yapınca arkadaşım surat asardı. Sen artık benimle görüşmüyorsun, çok değiştin demeye başladı. Kadınlar arkadaşlarını erkek için bir kenara atmaz triplerine girdi ama ben buluşmak istesem hep bir bahaneyle reddetti.
İyice garipleşti; bir gün bana güya başkalarından duyduğu, adamla ilgili yorumları gösterdi. Ne bir somut kanıt, ne düzgün bir mesaj Hep duydum ki, paylaşmışlar ki gibi laflar, ortada dolaşan lafların ekran görüntüleri. Madem öyle, neden daha önce göstermedin? dedim, Kırılırsın diye susuyordum, ama dayanamıyorum artık cevabını aldım.
Sonrası zaten kaos Adamla eskiden sorun etmeyeceğim her şeye takmaya başladım. Sürekli şüphelendim, ilk defa telefonunu kurcaladım. Ondan sürekli açıklama bekledim ama adam ne desin? Adam en sonunda Bana güvenmediğini hissediyorum ve bu kadar tepki nereden geldi anlamıyorum deyip iyice uzaklaştı. Tartışa tartışa ayrıldık, zaten konuşmalarımızın da bir anlamı kalmamıştı.
Kazık asıl sonra geldi Bir ay geçmeden öğrendim ki en yakın kız arkadaşım adamla konuşmaya başlamış. Başta olayları çözmek için dedi, sonra sadece kahve içtik dedi, en sonunda itiraf etti, sık sık görüşüyorlarmış. Yüzleştirince de bir özür bekledim ama o ne dedi? Kötü bir şey yapmadım ki, sen kendi kendine kurdun.
Adam ise beni asıl yıkan lafı söyledi:
Ben sadece senin koruyamadığını korudum.
O an dank etti. Bu hiç dostça bir ilgi değildi; saf bir rekabetti. Yanımda mutlu, huzurlu olmamı kaldıramadı. Belki de kendisinde olmayan bir şeye sahip olmam zoruna gitti. Geride kalmak, ikinci plana düşmek istemedi.
Şimdi ne adam var, ne eski dostum. Ama kafam çok net. İki bağlantıyı kaybettim, evet. Fakat daha önemli bir şey kazandım: Her yanındayım diyen, gerçekten iyiliğini istemiyor. Bazen insanlar sadece doğru zamanı bekliyor, seni aşağıya çekmek için. Güven bedava değilmiş meğer, yaşadıkça anlıyor insan.




