Sana Göstereceğim Markus! Kendi Ayaklarım Üzerinde Durup Hayatımı Kuracağım – Artık Sadece Kocasının Gölgesinde Yaşayan Bir “Ev Hanımı” Olmaya Son! İster İnan İster İnanma, O Meşhur Sözünden Sonra Yepyeni Bir Başlangıç Yaptım ve Şimdi Herkese Kanıtlayacağım: Ben de Yalnız Başarıp Güçlenebilirim!

Ben de göstereceğim ki, kendi başıma ayakta durabilirim.

Şimdi bak, bir gün eşim Gökhan, bana gözlerinin içine baka baka dedi ki: Ayşegül, ben sensiz de yaşarım ama sen bensiz asla başaramazsın! İşte o an sanki yer ayağımın altından kaydı, içim darmadağın oldu. Bu laf sadece kalbimi kırmadı, tam anlamıyla kavga sebebiydi. Cidden böyle mi düşünüyor, ben onsuz yapamam, hayata tutunamam mı sanıyor? Pekâlâ, göreceğiz bakalım! O gün kararımı verdim: Bundan sonra sadece onun arkasına sığınmayacağım. Küçük de olsa bir iş buldum, kendi ayaklarım üstünde durmaya karar verdim onun şefkatine ihtiyaç duymadan. Artık görsün ki, ben sadece idare etmiyorum, ondan çok daha güçlü olabilirim.

Gökhanla sekiz senelik evliyiz. Hep evin reisi oydu, parayı o kazanır, kararları o alır, bana ne yapmam gerektiğini söylerdi. Ben önceden bir kuaförde resepsiyonistlik yapıyordum, ama evlenince beni bıraktırdı: Ayşegül, ne uğraşıyorsun ki? Ben yeterince kazanıyorum, dedi. O zamanlar bunu sahiplenmek sandım, yanlış düşünmüşüm. Meğer kontrolmüş. Ne giyeceğimden tut, kimle görüşeceğime, hatta akşam yemeğini nasıl hazırlayacağıma kadar her şeye burnunu sokuyordu. Evde sadece onun gönlünü etmek için yaşayan bir ev hanımına dönüştüm. Bir kavga daha sonrası o cümle geldi: Sensiz hiçbir şeysin! O sözler içimi yaktı, resmen kazık gibi saplandı.

Aslında kavga küçücük bir şeyden çıkmıştı, bir hafta sonu arkadaşımla geçireyim dedim, adam direkt yasak koydu: Ayşegül, sen burada kalacaksın, yoksa kim yemek yapacak? Sinir oldum: Gökhan, ben senin hizmetçin miyim? dedim. İşte o anda o lafı patlattı. Donup kaldım, o ise hiçbir şey olmamış gibi öbür odaya gitti. Ama benim için bambaşka bir devrin başlangıcıydı o gece. Bütün gece gözüme uyku girmedi, o sözleri tekrar tekrar düşündüm. Ya haklıysa, ben gerçekten tek başıma yapamaz mıyım diye içim içimi yedi. Sonra sinirle karışık bir inat doğdu içimde. Hayır Gökhan, sana göstereceğim neymiş yapamamak!

Ertesi sabah kolları sıvadım. İstanbulda yaşayan yakın arkadaşım Elifi aradım, kafenizde iş var mı dedim. Şaşırdı: Ayşegül, sen uzun zamandır çalışmıyorsun, neden böyle bir şey istiyorsun? diye sordu. Ben de Yapabildiğimi kendime ve herkese göstermek için dedim. Bir hafta çevirdim, sonunda bir pastanede yarı zamanlı iş buldum. Hayalimdeki iş değil tabii tabak taşımak, huysuz müşterilere gülümsemek, ama kendi paramı kazandım. İlk maaşımı aldığımda az kalsın ağlayacaktım heyecandan. Gökhanın sen hiçbir işe yaramazsın dediği Ayşegül, cebinde kendi kazancıyla döndü eve!

Tabii Gökhan ne yaptı dersin? Bir kaç kuruş için uğraşıyorsun, komik. diye dalga geçti. Görürüz kim gülüyor, ben kendi ayaklarımın üstünde durduğumda! dedim. O bir hafta sonra pes edeceğimi düşündü tabii, ama ben gitmedim. Zor olsa da her gün kendimi daha güçlü hissediyorum. Ufaktan para biriktirmeye başladım az ama olsun, benim özgürlük birikimim. Belki ileride bir kursa giderim, manikür-pedikür mü yoksa muhasebecilik mi karar vermedim ama bir bildiğim var: Bir daha Gökhanın kim olacağımı belirlediği hayata dönmeyeceğim.

Annem başını salladı: Ayşegül, niye böyle yapıyorsun ki? Gökhanla konuşun, arayı düzeltin. Barışmak mı? Beni değersiz görene nasıl tekrar döneyim? Ama Elif her zaman destek: Süper yaptın, Ayşegül! Göster ona senin ezik olmadığını! dedi. Onun sözleri bana güç veriyor cidden. Ama dürüst olayım, bazen şüpheye kapılıyorum. Akşam olup eve gelip Gökhan benden uzak durduğunda, ya haklıysa diye içimden geçiriyorum. Olmaz mı, ya başaramazsam? Ama tekrar tekrar o kırıcı sözleri hatırlayınca, yapmam gerektiğini anlıyorum. Gökhan için değil, kendim için.

İki ay geçti, hayatımda değişiklikler başladı. Sıkıntıdan tatlı yemeyi bıraktım, kilo verdim. Birilerine hayır demeyi öğrendim sadece müşteriye değil, Gökhana da! Yine emretti: Ayşegül, yemek yap hadi acıktım! dedim ki: Gökhan, ben yeni işten geldim, gel pizza söyleyelim. Şaşırdı kaldı. Artık eskisi gibi değilim o da anlamaya başladı. Ben de kendimi tanımaya başladım.

Bazen hayalimde, Gökhan bir gün Ayşegül, yanılmışım, özür dilerim der diyorum ama Gökhan asla hatasını kabul etmez. Hala benim ayağımın dibine gelip eski usul hayatıma döneceğimi bekliyor. Ama artık yok öyle bir şey. O iş bana sadece başlangıç. Kendi evim olsun, kendi mesleğim olsun, yaşamımı kurayım istiyorum. O benim onsuz yapamayacağımı sanıyor ya, ben ona göstereceğim nasıl uçtuğumu. Diyelim ki, bir gün çekip gitti biliyorum artık, ben altından kalkarım. Çünkü ben, Ayşegül, onun düşündüğünden çok daha güçlüyüm.

Rate article
Lifequest
Sana Göstereceğim Markus! Kendi Ayaklarım Üzerinde Durup Hayatımı Kuracağım – Artık Sadece Kocasının Gölgesinde Yaşayan Bir “Ev Hanımı” Olmaya Son! İster İnan İster İnanma, O Meşhur Sözünden Sonra Yepyeni Bir Başlangıç Yaptım ve Şimdi Herkese Kanıtlayacağım: Ben de Yalnız Başarıp Güçlenebilirim!