Özlüyorum. Hayatımda kimseyi bu şekilde özlememiştim. Nedenini de bilmiyorum aslında onunlayken tam anlamıyla huzurlu hissetmiyordum ve hoşlanmadığım pek çok yanı vardı.
İlk kez Facebookta tanıştık. Yazışmaya başladık, bir gün beni kahve içmeye davet etti. İstanbulda bir parkta buluştuk. O gün kendimi duygusal olarak çok kötü hissediyordum, umutsuzdum; ayrıca spor salonunda çok çalıştığım için bacaklarım fena şekilde ağrıyordu. Parkta, akşamın serinliğinde, açık ve soğuk bir gökyüzünün altında, uzun uzun konuştuk. Hayatımızı, kim olduğumuzu paylaştık.
Ayrılırken ona sarıldım. O sarılma birkaç dakika sürdü. O an evde gibi hissettim, oysa karşımdaki adam oldukça soğukkanlı, ciddi ve uzak görünüyordu. Ama o sarılışta, onun içinde de farklı bir yan olduğunu fark ettim. Belki de ikimiz için de garip bir andı, ama ikimizin de iyi olmadığını, o sarılışın ona da iyi geldiğini hissettim. Bir kısa sarılmayla daha ayrıldık.
Sonra yazışmaya devam ettik, gecelere kadar sohbet ettik. Günler böyle geçti; ondan gelen günaydın mesajlarıyla güne başlıyordum, gün boyu sürekli yazışıyorduk. Sonra dışarı çıkmaya başladık. Derin konular üzerine konuşuyor, hayallerimizi, hayatlarımızın farklı senaryolarını paylaşıyorduk. Ev arkadaşıyla yaşadığından bahsetti, eski sevgilisinin hikâyesini anlattı. Kızlarla ve onlarla geçmişte görüştüğü arkadaşlarıyla mesajlaşmayı sevdiğini söyledi. Bir süre sonra ailesinin yanına geri taşındı.
İlişkimizi resmileştirdik, sonra bana asıl gerçeği söyledi: Aslında eski sevgilisiyle yaşamış. Ona göre aralarında bir şey kalmamıştı hatta öncesinde de yokmuş ama beraber çalışıyorlarmış.
Bir gün o, ikisinin ortak bir fotoğrafını paylaştı. Doğum gününde onu Orhan Velinin dizelerindeki gibi eski, güzel bir restorana götürüp şaşırtmak istemiştim. Ama öğlen vakti, bir kadın bana Instagramdan hakaret dolu mesajlar yolladı. Yanıt vermedim. Sadece Bu nedir? diye sordum. O da eski sevgilisinin böyle şeyler yapmayı sevdiğini, insanları başkalarını rahatsız etmeleri için yönlendirdiğini söyledi. Onunla konuşmadan cevap vermedim. O meseleyi çözdüğünü belirtti; ama mesajlar devam etti. En sonunda gereğince kısa yanıt verdim. Kimseye kendimi rezil edecek bir seviyeye inmem, ukalalığın sınırında kimseyle muhatap olmam. Ardından engelledim.
Bu badireyi atlattık. İlişkimiz güçlendi; birbirimize daha çok açıldık. İşsizdim, bana cesaret verdi, iş bulmamı destekledi. Bazen maddi konularda yardım ederdi, bana biraz mahcubiyet verirdi bu durum. Asla ondan bir şey istemedim, o kendi içinden gelerek yaptı. Tatile gittiğinde, evinde kalmamı önerdi. Kabul ettim; ama iki hafta boyunca orada kalmakla hata yaptım.
Evde nasıl biri olduğumu anlamak için sanki beni test etti. Sürekli dışarıdan yemek siparişi veriyordu, çünkü yemek yaparsak zaman kaybı olacağını, hazır yemek almanın daha kolay olduğunu söylüyordu. Tatil bittiğinde ciddi bir harcama olmuştu. Ona tasarruf yapması gerektiğini söyledim; kulak asmadı. Sonra, tasarruf etmediği için bana kızdı: Harcamamı sen engellemedin dediğinde şok oldum. Halbuki ben dışarıdan almak yerine yemek yapıp bütçemize dikkat edelim demiştim.
Bir süre sonra faturaları ödemesi gerektiğinden dolayı stresli olduğunu söyledi ve bu da kendimi kötü hissettiriyordu. Sonunda iş buldum; bu sefer de Seni deneyeceğim dedi. Denemekten kastı ise, onda kaldığım ve onun harcamalarını haklı bulup bulmadığımdı; bana, kendini geçindiremiyormuş ya da beni geçindiriyormuş gibi hissettirdi. Nasıl tepki vereceğimi bilemedim, ilişki dinamiklerini yeni öğreniyordum.
Her şeyin değişeceğini söyledi ve gerçekten değişti. Planlarımız, buluşmalarımız azaldı. Mesajlar kısaldı. Paralarını geri kazanması gerektiğini, ekonomik olarak zorlandığını, iyi beslenemediğini söylüyordu. İlişkimiz çatırdamaya başladı.
Bir gün bana, Cebimi boşalttın, maddi olarak zarar verdin dedi. Oysa ondan asla bir şey talep etmemiştim. O sırada artık çalışıyordum. Bazen ben ödüyordum, bazen o. Ama artık ortak gelecek hayalleri kurmuyorduk. Sonunda ilişkiyi noktalama kararı aldık. Güzel anlarımız için şükrederek, ilişkiden öğrendiğimiz dersleri yanımıza alarak gururlu bir şekilde ayrıldık.
Bir süre sonra tekrar iletişim kurduk, konuştuk. Fakat işten sonra onun evine gittiğimde bazen aç kalıyordum; yemek bile önermediği zamanlar oluyordu. Kahvaltı mı yapsam, öğle yemeği mi hazırlasam diye kendimle savaşıyordum. Hislerimi anlattım ama sessizliğe gömüldü ve çözüm aramadı. Bu yalnızlık hissi ilişkimize darbe vurdu.
Bir gün, onunla birlikteyken İstanbul metrosunda fenalaşıp yere oturarak kendimi korudum. O ise hiçbir şekilde tepki göstermedi. Bu an, içimdeki sevgiyi söndürdü. Uzaklaştım ondan. İstiyordum onu, ama biliyordum ki hayalini kurduğum adam bu değildi. O kadar konuştuğumuz hayaller, hedefler artık anlamını kaybetmişti.
Defalarca ona Yatmadan önce küs uyumayalım diye ricada bulundum. Artık yanında ağlayarak uyuyor, sabah eşyalarımı toplayarak çıkıp gidiyordum. Duygularımı anlattım. Sevdiği için ona çizdiğim resmini, duvardan indirip geri aldım. Sonradan anladım ki, bunu yapmamam gerekirdi. O çizgiyle birlikte aramızdaki bir şey de koptu.
Haftalar sonra yeniden konuştuk. Şunları söyledi: Çizimini aldığında, bana da içimde huzur bulan o hatırayı geri aldın ve aramızda bir şey tamamen kırıldı. Bir kez daha aramıza mesafe koyduk. Zaman zaman teşekkür mesajları gönderiyor, videolar yolluyordum; ama cevap alamıyordum. İçim bomboştu.
Bir gece, neredeyse geceyarısı, hakaret dolu bir mesaj aldım bana, onu ailesinden ayıran bir kadın olduğumu yazmıştı. Sohbeti silip onu engelledim. Ardından çalıştığı şirketten sosyal medya üzerinden bana ulaşmaya çalıştılar. Biliyordum, ya eski ya da yeni ilişkisi yapmak istiyor bunu. Hiç yanıtlamadım. Yönetimle konuştum ve sınırımı çizdim: Bu böyle devam ederse hukuki işlem başlatacağımı belirttim. Ondan sonra hepsi durdu.
İçimde büyük bir hüzün vardı. Değiştim, olgunlaştım. Anladım ki, benim istediğim adam o değilmiş. Güzel ayrılmıştık ama onu, ona bunca kaosu yaşatmış biriyle tekrar birlikte görmek canımı çok acıttı.
Hâlâ bazen, bazı güzel şeyleri özlüyorum. Sadece o kadar. Şunu net biliyorum: Benimle beraberken huzur buldu, bundan gurur duydu. Fakat biliyorum ki, o bunun aynısını başkasıyla asla yaşayamaz ve o kadının yanında hayatının göstermek istediği kişi olamaz.




