İlk kez nişanlımın ailesiyle lüks bir restoranda tanışmaya gittim, ama yaptıkları şey düğünü iptal e…

Bir rüya Her şey esrarengizce sisliydi. İstanbulun loş bir akşamı, Galata Kulesinin siluetine gömülen bir mekâna doğru yürüyordum. Gölgeler arasında kaybolurken, ilk kez nişanlım Arda’nın ailesiyle tanışacağım restorana giriyordum. Ama başıma gelenler, sanki zaman bükülmüş ve gerçekliğin ince bir perdesi aralanmış gibiydi; ve o gece düğünü iptal etmem gerektiğini ruhumda hissettim.

Kendimi hep mantıklı, dostlarına ve ailesine danışan, kararlarını dikkatle seçen biri olarak hayal ederdim. Ama o gece bir şeyler tuhaftı Herkesin sesi, sanki başka bir yerden geliyordu; gözlerimde kristal avizelerin parıltısı, garip bir şekilde uzayan masa örtüleriyle birleşiyordu.

Sana önce Ardadan bahsetmeliyim: Onu, Kadıköyde büyükçe bir muhasebe ofisinde iş başı yaptığı gün tanımıştım. O yeni yönetici Uzun boylu, dalgalı saçlı, güleç ve tam bir İstanbul beyefendisiydi. Kahve molalarında başlayan sohbetlerimiz baş döndürücü bir hızla ilerledi. Yedi hafta sonra buluşmalarımız sevgililiğe evrildi; altı ay geçmeden Arda bana neredeyse masalsı bir hızla evlenme teklif etti ben de o büyülü fırtınada evet dedim.

Ama bu alev içinde tek bir gölge vardı: Ardanın ailesini hiç tanımamıştım. Arada sırada, Zorludurlar, başka şehirde yaşıyorlar, annem hassastır, gibi kaçamak sözler duyardım. Fakat nişanımızı öğrenince İstanbula gelmeleri için ısrar ettiler.

Yemin ederim seni çok sevecekler, demişti Arda elimi tutarken. Cuma akşamı Karaköyde şık bir mekan ayarladım.

Geceler boyu kafamda deli sorular Ne giymeliyim? Ya beni sevmezlerse? Fonda garip bir rüzgar sesi gibi çınlayan ya Ardayı bana karşı doldururlarsa? korkusu Yirmi farklı elbise denedim, sonunda zarif, sade bir siyah elbisede karar kıldım. Hafif makyaj, küçük bir çanta, doğal bir topuz Arda beni almaya geldi.

Çok güzelsin, Zeynep! dedi, o alışık olduğum yumuşacık gülümsemeyle. Hazır mısın?

Başımı salladım, içimde ürperen bir telaş. Umarım beni severler, dedim sessizce.

Sevecekler tabii, bir annenin babanın başka ne ister ki?. Dediğinde kısacık sakinleşir gibi oldum.

Ve rüya derinleşti: Restoran gümüş gibi ışık doluydu. Kubbeli tavanın altında, Boğaza bakan pencerenin yanında, tam karşıda Ardanın annesi Melek Hanım ve babası Kemal Bey oturuyordu. Melek Hanım, minyon yapılı, muntazam topuzuyla birden ayağa fırladı.

Ayy Ardam! diye haykırdı, beni görmezden gelerek. Sırtını okşadı, çenesini tuttup, Ay çok mu zayıfladın? Sen düzgün beslenmiyor musun, kuzum? diye mırıldandı.

Ben, göz ucuyla Arda’nın yüzünü aradım. Neyse ki, belli bir vakit sonra Anne, baba, bu nişanlım Zeynep dedi.

Melek Hanım başından tırnağıma şöyle bir bakıp Ayy hoş geldin canım, dedi, tebessümü gözüne hiç uğramadı. Kemal Bey ise sağ yumruğuyla birkaç kere masaya vurdu, başını başka yöne çevirdi.

O sevimsiz havayı dağıtmak için Sizi nihayet tanımak ne güzel, Arda hep çok güzel hikâyeler anlatırdı size dair dedim bir umut.

Tam cevap vereceklerdi ki, garson menüleri getirdi ve Melek Hanım hemen tekrar oğluna eğildi.

Kuzum, menüyü senin için seçeyim mi? Seçmek seni geriyor biliyorum. dedi.

Bu an, sanki rüyanın gerçek dışılığı arttı: Kocaman adamı annesi bir çocukmuşçasına kolluyor, Arda da tamam anneciğim, ne istersen deyip boyun eğiyordu! Menüyü alıp, en gösterişli yemekleri ve 5.000 TLlik bir şişe şarabı sipariş etti. Ben ise dilim tutulmuş vaziyette makarna söyledim.

Masadaki garip tiyatro sürdü gitti. Kemal Bey birden bana döndü, sesi bir vapurun düdüğü gibi soğuktu:

Zeynep Hanım, evlendikten sonra oğlumla ilgili ne gibi planlarınız var?

Bir lokma su bile boğazıma dizildi. Efendim?

Evleneceksiniz ya, oğlumun gömlekleri hep ütülü olmalıdır. Özel yastığı olmadan uyuyamaz, bunları biliyor musunuz?

Şaşkınlık içinde Arda’ya baktım, sessizce savunmasını bekledim. Ama o bildiğinden şaşmaz, sadece çatalıyla oynuyordu.

Melek Hanım araya girdi: Arda biraz titizdir, saat altıda yemek ister, aman sebze falan koyayım deme, yemez

O an rüya sanki tavanlardan döküldü, tabaklar uçuş-Türk halısına dönüştü, zaman eğildi. Yemeği Melek Hanım, Arda’nın önüne kesti; Kemal Bey peçete kullandırmayı hatırlattı. Ben zaten iştahımı kaybetmiştim, sadece tabağı karıştırıyordum.

Nihayet yemeğin sonunda, garson hesabı getirdiğinde Melek Hanım büyük bir çeviklikle kaptı fişi. Önce Ay canım, ben öderim der gibi yaptı. Sonra dönüp Zeynepciğim, ne dersin, yarı yarıya ödeyelim mi? Artık aile sayılırız, dedi.

Ben makarna yemişim, onlar neredeyse bir maaşlık ziyafet çekmiş Düşününce bana rüya gibi gelmedi, düpedüz bir kâbustu.

Arda göz teması bile kurmuyordu. O anda içimde bir perde usulca yırtıldı. Korkum yalnızca yemekle ilgili değildi. Bu tablo: gelecekte Arda’yla evlendiğimde onunla değil, bu anne babayla da evlenmiş olacaktım.

Sakin bir sesle Hayır, ben kendi yemeğimin hesabını onurla öderim, dedim. Cüzdanımdan makarnamla bahşişe yetecek kadar nakit çıkarıp masaya bıraktım.

Melek Hanım Ama aile olduk artık! deyince gözlerine dik baktım.

Hayır, aile değiliz. Ve olmayacağız da, dedim.

Ardaya döndüm. Nihayet gözleri gözlerimdeydi, ama şaşkın, masum bir çocuk gibiydi.

Arda, dedim usulca, Seni seviyorum ama bak, ben yetişkin bir adamla eş olmak istiyorum, çocuğa bakıcı değil. Hüznümle, bu halkadaki rolüm burada bitiyor.

Yüzüğü usulca çıkarıp masaya koydum. Düğün iptal, dedim dibine kadar Türkçe ve kederle.

Ters dönüp, caddelere, Galatanın loş ışıklarına, şehri yıkan esintiye fırlar gibi uzaklaştım üç şaşkın yüzü ardımda bırakarak.

O an, ayaza vurmuş yüzümde, ilk defa hafif hissediyordum. Canım yanıyordu, işte de zorluk olacaktı Ama doğruyu yaptığımı biliyordum.

Ertesi sabah Beyoğlunda, bembeyaz gelinliği iade ettim. Satıcı, nazik bir merakla Bir problem mi var? diye sordu. Hafifçe gülümsedim: Her şey yoluna girecek, dedim huzurla.

O anda anladım ki, bazen en cesurca yol; sana uygun olmayan bir pastan usulca kalkmak, o masadan uzaklaşmaktır. Acıtsa da, uzun vadede ruha iyi gelen budur.

Ne dersin, sen de böyle hayal görmedin mi hiç?

Rate article
Lifequest
İlk kez nişanlımın ailesiyle lüks bir restoranda tanışmaya gittim, ama yaptıkları şey düğünü iptal e…