Oksana Yılbaşında Annesi ve Kız Kardeşine Sürpriz Yapmaya Gidiyor: Patırtılı Gece Yolculuğu, Rüya Gi…

30 Aralık 2023, Cumartesi

Yarın yılbaşı, her yer bembeyaz. Bu satırları, küçük apartman dairemde pencere kenarına kurduğum masa başında, elimde sıcak bir çay bardağıyla yazıyorum. Şöyle bir nefeslenip biten senenin ardından zihnimi toparlamaya çalışıyorum. Aslında kafamda binbir düşünce var; hesabı, raporu, yıl sonu denetimi derken bu Aralık ayı tam bir koşuşturma oldu. Neyse ki, yarın sabah işyerinde son kontrol var, inşallah hata bulmazlarsa, şef söz verdi; ta 12 Ocak’a dek izinliyim! Nasıl da yorgunum, anlatamam.

Yılbaşında annemi ve kardeşimi ziyaret edeceğimi kimseye söylemedim. Onlara güzel bir sürpriz olacak. Zaten Aybikeye, yeni bir telefon almıştım, ama anneme daha hediyemi seçemedim. Yarın işten sonra hemen alışverişe çıkmam gerekecek.

Bu akşam bilgisayarın başında, ofis raporuna son rötuşları atarken, eskiyi düşündüm. Patron geçen hafta: Derya, yarın komisyon bir hata bulmazsa izinlisin, söz! deyince hemen tren bileti aldım. Alt ranzanın kaçmaması için ay başında aldım biletimi. Olur da bir şey çıkar da gidemezsem, biletimi iptal ederim, dedim kendime.

Dün gece garip bir rüya gördüm. Sanki ormanda küçük bir kız çocuğu, beş-altı yaşlarında bir kız, tek başına bir kütüğe oturmuş kitap okuyordu. Yanına yaklaşıp sordum:

Kayboldun mu, annen baban nerede?

Küçük kız, gözlerini benden ayırmadan dedi ki:

Kaybolmadım, sadece daha kendimi bulamadım. Sen ise uykuyu bırak, şansını kaçırma. Kalk, bugün akşam kaderinle karşılaşacaksın! Uyan, raporunu yetiştirmen lazım!

Birdenbire gözlerim açıldı, saate baktım; neredeyse uykuda kalacakmışım. Aman Allahım, bugün her şeyimi şansa bırakamam çünkü son denetim dokuzda. Hem de raporum hazır.

Koşuştura koşuştura hazırlandım, hafif bir makyaj, ince bir şal. Kahvemi ofiste içmeye karar verdim. Evle iş arası beş durak. Otobüste oturacak yer de bulunca, içim biraz rahatladı.

Yol boyunca yolcuları izlerken, bir an kafamı kaldırıp baktığımda… Rüyamdaki o küçük kızı gördüm! Aramızda bir tebessüm oluştu. Tam o sırada birisi bana hafifçe çarptı. Sertçe baktım; omzundan kaymış çantasını başkalarının üzerinden sürükleyen bir delikanlıydı. Gözümü tekrar çevirdim, ama kız gitmişti. Uzun iş gününün verdiği yorgunluk olmalıydı bu.

Ofise ulaştığımda herkes hummalı bir şekilde çalışıyordu. Derya ismiyle çağrıldığım o masada, öğleye kadar nefes bile almadan uğraştım ve neyse ki raporu kusursuz teslim ettim. Patronum Mehmet Bey, bir zarf uzatırken:

Tebrikler Derya, sözümü tuttum. Herkese iyi bayramlar!

Size de iyi seneler Mehmet Bey, sağ olun!

Anneme zarif bir şal, Aybikeye ise inci detaylı hoş bir bluz aldım. Eve biraz lokum, bolca çerez ve bir de şişe şampanya alıp, akşam trene ancak yetişebildim.

Trene binerken koridorda küçük bir rüzgar gibi kaydım, birinin ranzası önümde sürükleniyordu; ayağım takıldı ve yere uzandım. Gözlerim doldu, ama o anda bir çift nazik el beni yerden kaldırdı.

Aman hanımefendi, özür dilerim! Benim suçum, çantamı toplamadım.

Sesinde yumuşaklık, yüzünde sıcak bir gülümseme vardı.

Sorun yok, önemli olan siz yakalayıp kaldırdınız, diyebildim mahcupça.

Meğerse aynı kompartımandaymışız. Adam gözümden kaçmadı, uzun boylu, güler yüzlü, düzgün birine benziyordu. Rüya aklıma geldi, Akşama kaderini bulacaksın, demişti ya o küçük kız… Acaba bu adam mı? diye geçirdim içimden.

Kompartımandaki sohbetimiz hemen koyulaştı. Adı Onurmuş, iş için bir günlüğüne bizim kasabaya gidiyormuş. Yılbaşında geri dönmesi gerekiyormuş.

Sizin için yorucu bir yolculuk olacak, dedim.

Alışkınım, işlerimi halledip döneceğim. Peki siz?

Annemle ve kız kardeşimle olacağım. Sürpriz yapacağım. Uzun zamandır görüşemedik, dedim içtenlikle.

O an gözlerim hafifçe kızardı. Onur fark etti:

Yanaklarınız elma gibi oldu, gerçekten çok güzelsiniz, dedi.

Dudaklarımı ısırdım, mahcup oldum. Kahkahalar arasında sıcak bir dostluğun temeli atıldı.

O esnada yaşlı bir kadın ve yanında altı yaşlarında bir oğlan kompartımanımıza geldi. Kadıncağız torununu kızına emanet etmeye başka şehirden geliyormuş.

Hep birlikte çaylarımızı içtik, ev yapımı elmalı kek, bir de mis gibi fındıklı kurabiyeler. Trenin camından ışıl ışıl yılbaşı süsleriyle donanmış istasyonları izlerken Onurla sohbet ettik.

Derya, numaranı alabilir miyim? Böyle bir yolculuk, böyle bir tanışıklık, insan kırk yıl arasa bulamaz, dedi.

Ben de:

Tabii, neden olmasın Sen dönüşte hangi gün gidiyorsun?

İkinci günü çıkacağım; kısa süreliğine buradayım.

O zaman seni bu şehirde yeni yıl uğurlayacak.

Seninle tanışınca Karsın bu soğuğu bile içimi ısıttı.

Yatağıma uzandığımda bir iç huzuru hissettim. Onuru ilk gördüğümde zaman durmuş, içimde bir umut doğmuştu.

Ertesi sabah trenimiz Kars Garı’na girdi. Anneme ve Aybikeye gelişimi hiç haber vermedim. Anahtarın yedeklerini gizli yerden aldım. Kapıyı çaldım; birden içeri Aybike koşarak bana sarıldı. Sürprizim tam yerini buldu.

O gün gün nasıl akıp geçti inanamadım. Anneciğimle Aybike mutfakta salata doğradık, annem meşhur Fırında Patatesli Et yemeğimi yaptı. Annem arada laf açtı:

İçimden senin geleceğini hissettim Derya. Ama bir umudum daha, hani olur ya, yanında biri ile gelirsin diye kurmuştum. İlyastan sonra hiç kimseyle görüşmedin mi?

Anne, eski defterleri açmasak olmaz mı, dedim gülümseyerek.

Telefonum titremeye başladı; ekrana bakınca hayretle olduğum yere oturdum.

Onur Kalbim yerinden fırlayacaktı.

Merhaba, eve sağ salim varabildin mi? diye sordu.

Daha yeni geldim sayılır, dedim heyecanla.

Şehri pek tanımam; kimsem de yok. Yeni yıl akşamında bana eşlik edecek koca yürekli biri olur musun? diye sordu umutla.

Annemin gözlerine baktım:

Anne, bir arkadaşım misafir olabilir mi, bu akşam yalnız kalmasın?

Elbette kızım! Yeni yıl kalabalıkla güzeldir, gelsin!

Adresimizi söyleyip Onuru davet ettim, öyle sevindim ki Demek rüyamdaki kız haklıymış: Bir raporu zamanında bitirdim, sonra ise hayatımın belki de en önemli insanıyla tanıştım.

Bazen bir bileti vaktinde almak, bir rüyayı ciddiye almak ya da kırmızı yanaklarını saklamadan gülümsemek hayatta bütün yolunu değiştirebiliyormuş. Bu yıl anladım ki; şans kapını çaldığında, mahcup da olsan cesaretle kapıyı açmak en güzeliymiş.

DeryaO akşam salonumuz küçük ama neşeli bir yılbaşı sofrasına dönüştü. Onur pencerenin önünde karları izlerken kek yedi, annem onun tabağına ikinci kere sarmısaklı et koydu, Aybike yeni telefonunu kurcaladı ama gözleri gülüyordu. Ben bir köşede oturup hepsini izlerken içime tarifsiz bir huzur doldu; geçmişin kırık dökük anıları, gelecek hakkındaki telaşlar, hepsi bu bir aradalığın sıcaklığıyla eridi. Gecenin ilerleyen saatlerinde, herkes gülüp oyunlar oynarken, Onur sessizce yanıma yaklaştı, gözleriyle gözlerime gülümsedi:

Derya, bazen tek bir yolculuk insanın hayatını değiştirirmiş. Benimki de bu oldu galiba.

Saat tam on ikiyi vurduğunda, herkes birbirine sarılıp yeni yılı kutladı, bir anda üzerime usulca kar taneleri gibi düşen minnetle, hayatın bana sunduğu bu tesadüf armağanına şükrettim.

O gece, kalbimden geçen tek bir dilek vardı: Bundan sonra her yılbaşında etrafımda böyle güzel insanlar, masamda neşe ve umut dolu hikâyeler olsun. Ve rüyalarımdaki küçük kıza sessizce fısıldadım: Teşekkür ederim. Şansımı buldum.

Rate article
Lifequest
Oksana Yılbaşında Annesi ve Kız Kardeşine Sürpriz Yapmaya Gidiyor: Patırtılı Gece Yolculuğu, Rüya Gi…