“Anneannemi Bir Sonraki Durağa İndirin, Yolumuzu Engelliyor!” Eski Tramvayın İçinde Bir Sabah: Kimse…

Anneannemi bir sonraki durakta indirin. Herkesi oyalıyor!
O eski, gıcırdayan tramvay, yorgun bir hayvan gibi son bir gayretle yol alıyordu İstanbulun sabahında. Gün daha yeni ağarmıştı, insanlar üst üste, suratlar asık, kafaları telefona gömülmüş; herkes kendi telaşında
Üçüncü durakta yaşlı bir kadın bindi.
Kısa boylu, eski bir pardösü giymiş, elinde yamalı bir bez çanta vardı. Tramvaya adımını atarken titredi; tramvay aniden hareketlenince sendeledi. Hayata tutunur gibi iki eliyle sıkıca direğe sarıldı.
Hadi abla, çekil önümüzden, diye homurdandı arkadan biri.
Kadıncağız bir şey demedi.
Bir adım attı, sonra bir tane daha
Çantası elinde ağırdı; içinden bir somun ekmek ucu ve bir litrelik süt şişesi görünüyordu, başka da bir şey yoktu.
Bir koltuğun önünde durup derin bir nefes aldı. Gözleriyle etrafa baktı. Bütün koltuklar doluydu. Bir genç, kulaklıklarıyla dünyadan kopmuş; şık giyimli bir kadın makyajına, takım elbiseli, dizinde laptop olan bir adam işine gömülmüş.
Biraz durabilir miyim, dedi kısık sesle. Soluklanmam lazım
Kimse kıpırdamadı.
Tramvay yine ani bir fren yaptı. Kadıncağız dengesini kaybetti. Hemen yakındaki koltuğun arkalığına tutundu. Orada oturan kadın öfkeyle dönüp baktı.
Aman dikkat edin! Pardösümü mahvettiniz!
Yaşlı kadın başını önüne eğdi.
Özür dilerim
O anda genç kondüktör gözünü kabinden ayırıp bağırdı:
Teyze, koridorda durmayın, geçişi tıkıyorsunuz!
Başını salladı kadıncağız.
Bir sonrakinde ineceğim
İsterseniz şimdi inin, dedi biri alaycı bir sesle.
Evet, ne işiniz var böyle kalabalıkta?, diyen bir ses daha karıştı.
Tramvayın içi homurtularla doldu:
Bu yaşlılar niye dışarı çıkıyor ki
Kimseleri yok mu bunların?
Yine sorun, yine dert
Kadıncağız tek kelime etmeden kapıya yöneldi, küçük adımlarla. Tramvay kırmızı ışıkta, iki durak arasında durdu.
Ve o anda bir şey oldu.
Ön kapı hızla açıldı; bir bilet kontrol memuru bindi. Etrafına baktı. Gözleri, kapının yanında tutunmaya çalışan kadına takıldı, dondu kaldı.
Anne?
Tüm tramvay bir anda sustu.
Adam hızla yanına gitti.
Anne, niye tek başına çıktın? Neden aramadın?
Kadın başını kaldırdı, şaşkın:
Mezarlığa uğrayacaktım Babanın yıl dönümü bugün Rahatsız etmek istemedim.
Kontrolör nefesini tuttu.
Ne zamandan beri tek başına tramvaya biniyorsun?
Ne zaman ki fazlalık olmak istemedim
Tramvayda sadece motorun mırıltısı duyuluyordu artık.
Kontrolör dönüp kalabalığa seslendi:
Biliyor musunuz, bu kadın tam otuz yıl önce, her sabah saat dörtte kalkar, bana kahvaltılık hazır ederdi. Okula beni o gönderdi. Hastalandığımda elimden tuttu, doktora götürdü. Ve şimdi ona engel diyorsunuz
Kimse tek kelime etmeye cesaret edemedi.
Takım elbiseli adam ilk ayağa kalktı:
Buyurun, oturun teyzeciğim
Sonra bir başkası, bir başkası daha koltuklarını verdi.
Yaşlı kadın, gözlerinde yaşlarla yavaşça oturdu.
Gereği yoktu Rahatsız etmek istememiştim
Kontrolör, annesinin poşetini tuttu.
Anneciğim Sen hiç engel olmadın
Biziz unutup giden Bizi ayakta tutanın kim olduğunu.
Tramvay yoluna devam etti; insanlar, yere eğik gözlerle, düşüncelere gömüldü:
Bir gün, hepimiz birinin fazlası olacağız
Eğer sen de sırf yaşlandı diye ezilen birini gördüysen, yorumda yaz.
Paylaşmayı unutma. Zamanında verilen bir yer, bin sözden daha etkilidirBir çocuk, annesinin eteğine tutunarak merakla yaşlı kadına baktı. Sessizce yaklaşıp, cebinden çıkardığı minik şekeri ona uzattı;
Anneme de bazen yorgun olunca veririm, dedi utangaçça.
Kadıncağız dudaklarında taze bir tebessümle gözyaşını sildi, çocuğun başını okşadı.
Tramvay camının ardında, güneş Boğazın üzerinde doğmuştu artık.
O sabah, yolculardan kimisi durakta indiğinde yaşlı kadına iyi günler dedi, bazıları daha yavaş yürüdü, daha dikkatli baktı birbirine.
Ve tramvayın içindeki hayat, eski rayından başkasına, biraz daha yumuşak, biraz daha insanî bir hatta kısa bir süreliğine kaydı.
Belki de o gün, o eski tramvayın dilinde, bir özür ve bir teşekkür ilk kez aynı anda yankılandı.

Rate article
Lifequest
“Anneannemi Bir Sonraki Durağa İndirin, Yolumuzu Engelliyor!” Eski Tramvayın İçinde Bir Sabah: Kimse…