Eski Sevgilim, “Ben Onun Seviyesinde Değilmişim” Diye Beni Arkadaşlarından Sakladı

Eski sevgilim beni arkadaşlarından gizliyordu, çünkü ona göre ben onun seviyesinde değildim. Bunu en başından itibaren biliyordum ama yine de yanında kaldım.
O, küçük bir Anadolu kasabasının zengin bir ailesinden geliyordu babası tanınan bir iş adamıydı, annesi çalışmıyordu, büyük bir villada yaşıyorlardı ve her sene arabalarını değiştiriyorlardı.
Ben ise sıradan bir mahallede oturuyordum; bir markette kasiyerlik yapıyor, evin giderlerine anneme destek oluyordum.
Onunla bir sabah, işe gitmeden uğradığım bir kafede tanıştık.
Sonra bana mesajlar atmaya, aramaya, buluşmalara çağırmaya başladı.
İlk zamanlar her şey güzeldi ama garipti de.
Hiçbir zaman arkadaşlarının toplandığı yerlere götürmedi beni.
Daima uzak, insanın kolayca rastlanmayacağı kafeleri, restoranları seçiyordu.
Eğer birlikte İstanbul’un merkezinde yürüyorduk ve uzaktan biriyle göz göze gelirdik, hemen elimi bırakır ve Şuradan gidelim derdi.
Neden böyle yaptığını sorduğumda, Arkadaşlarım çok dedikoducudur, laf olur, istemiyorum diye açıklardı.
Bu bahanesini sineye çektim.
Gerçeği ise tam anlamıyla ilk bir davette anladım.
Beni bir doğum günü partisine çağırmıştı; güzelce hazırlandım, sade ama şık bir elbise aldım.
İçeri girer girmez bana fısıldadı: Sen burada, barın yanında bekle, birkaç kişiye selam vereceğim. Yirmi dakika, ardından kırk dakika geçti; uzaktan gülüp eğlendiğini, insanlarla sarılıp fotoğraf çektirdiğini gördüm.
Hiç kimseye tanıtmadı beni.
Yanına yaklaşınca eliyle durdurup, Biraz dışarıda bekler misin? dedi.
Sonra dışarıda açıkladı: Burada önemli insanlar var, tatsızlık olmasın istemem.
Zamanla söyledikleri daha çok acıtmaya başladı.
Çok halk ağzıyla konuşuyorsun, dedi bir gün.
Başka bir defasında Giyimini değiştirmelisin, dedi.
Sosyal medyada beraber fotoğraf koymaktan kaçındı: Ailem çok mesafelidir, diye açıkladı.
Evine hiç davet etmedi, ailesiyle asla tanıştırmadı.
Annsimin doğum gününe çağırdığımda ise; ya işi çıktı, ya arabasının bakımı vardı, ya da yorgundu Ama ne zaman kendi çevresinde bir etkinlik olsa, hafta sonu boyunca ortadan kayboldu.
Bir gün dayanamayarak sordum: Benimle birlikte olmaktan utanıyor musun? Kısa bir süre suskun kaldı ve şöyle dedi: Utanmak değil Sadece farklı dünyalardanız.
İyi birisin ama çevrem başka bir seviyede, insanlardan laf işitmek istemem. O cümle içimde bir şeyleri parçaladı.
Ona sordum: Peki, sen beni yargılayabilir misin? Omuz silkti, sustu.
En kötüsü, onun profilinde başka biriyle kasabanın ünlü bir avukatının kızıyla çekilmiş fotoğraflarını gördüğüm o gündü.
Lüks restoranlar, şık davetler, yan yana gülümsemeler, etiketler O kızla poz vermekten gurur duyuyordu.
Bana dair tek kelime yoktu.
Sorduğumda ise: O sadece bir arkadaşım, dedi basitçe.
Sert bir tartışma yaşadık.
Ben kimsenin saklamak zorunda olduğu biri olmayacağım, dedim.
O ise Durumdan rahatsızsan bitirelim, dedi soğukkanlılıkla.
Gerçekten orada, anında bitti her şey.
Yalnız başıma birkaç sokak yürüdüm ve ağladım.
Bir hafta sonra, ikisinin ilişkisi resmiyet kazanmıştı.
Ben işime gitmeye devam ettim; sosyal medyada ise parıltılı elbiseler, geziler, akşam yemekleriyle dolu karelerini gördüm.
Ne aradı, ne özür diledi, ne de beni incittiğini kabul etti.
Şimdi, bir yıl boyunca hiç kimsenin görmek istemediği kız olduğumu biliyorum.
Sadece kapalı kapılar ardında var olan Hep yetersiz görülen, toplu fotoğrafa hiç dahil edilmeyen Ve böyle bir iz, insanın içinden kolayca silinmiyor.
Bu yaşadıklarımdan çıkan en büyük ders ise, kendini kimsenin gölgesinde saklamamalıymışsın.
Değerini kendin bilmeden başkasından bekleme; çünkü seni saklayan, seni hak etmiyor demektir.

Rate article
Lifequest
Eski Sevgilim, “Ben Onun Seviyesinde Değilmişim” Diye Beni Arkadaşlarından Sakladı