62 Yaşında Hayatımda Yeniden Aşkı Buldum ve Çok Mutluydum, Ta ki Sevgilimin Ablasıyla Yaptığı Konuşm…

62 yaşımda bir adamla tanıştım ve çok mutluydum, ta ki kız kardeşiyle olan konuşmasını duyana kadar

Hiçbir zaman 62 yaşımda, gençliğimdeki kadar derinden yeniden aşık olacağımı düşünmemiştim. Arkadaşlarım buna gülüp geçiyor, ama ben mutluluktan ışıldıyordum. Onun adı Nevzattı, benden biraz daha yaşlıydı.

Biz, garip bir şekilde, bir klasik müzik konserinde tanıştık. Arada dışarıya hava almaya çıktığımızda lafa tutuştuk, ortak zevklerimiz olduğunu keşfettik. O gece hafif hafif yağmur yağıyordu; hava çam tarlalarındaki ıslak toprak ve güneşte kavrulmuş asfalt gibi kokuyordu. Bir anda kendimi genç, içi umut dolu hissettim; zaman sanki eski bir gömleğin cebi gibi, arada kaybolup gidiyordu.

Nevzat ince ruhlu, düşünceli ve şahane mizah anlayışına sahip bir adamdı; aynı eski fıkralara gülerdik. Onun yanında hayatı tekrar öğreniyordum sanki. Haziran ayı bana çocuk gibi mutluluk getirmişti. Ama ne garip, bu parıltının ardından, hala tanımadığım tedirgin edici bir gerçeklik her şeyi gölgeleyecekti.

Gittikçe daha sık buluşmaya başladık birlikte sinemaya gider, kitaplardan, uzun yıllar yalnız geçen günlerimizden konuşurduk. Bir keresinde, beni Sapancadaki yazlık evine davet etti. Gölde güneş batarken, çam reçinesiyle karışık hava ve göle vuran altın renkli ışıklar insanı kendinden geçiriyordu.

Bir gece, evde beraberken Nevzat birkaç işi var diyerek şehir merkezine indi. O yokken telefonuna biri aradı. Ekranda Şükran yazıyordu. Cevaplamak bana yakışmazdı, açmadım. Fakat içimde bir huzursuzluk bıraktı: Bu kadın kimdi? Döndüğünde, bunun kız kardeşi olduğunu, sağlığıyla ilgili sorunları olduğunu söyledi. Konuşmasında samimiyet vardı, içim biraz rahatladı.

Yine de sonraki günlerde daha çok kaybolmaya, Şükrandan daha sık telefonlar almaya başladı. İçimde kıpırdanan rahatsızlık, bir sırrı varmışçasına büyüdü. Aramıza mesafe girdiğini hissettim.

O gece, yağmurun sesiyle yarı uyanıkken, onun yatağımda olmadığını anladım. Evdeki ince duvarlardan alçak sesini işittim; telefonda fısıldıyordu:

Şükran, biraz daha bekle Hayır, hala bilmiyor Evet, anladım Biraz daha zamana ihtiyacım var

Birden ellerim titredi: Hala bilmiyor Bu demek ki konu bendim. Döndüğünde uyuyor numarası yaptım. Ama kafamda türlü türlü soru baloncukları dolaşmaya başlamıştı.

Sabah olunca Biraz dolaşacağım, pazardan taze meyve alırım, dedim. Aslında evin bahçesinde sakin bir köşe bulup en yakın arkadaşımla konuştum:

Sevgi, ne yapacağımı bilemiyorum. Sanki Nevzatla Şükranın arasında ciddi bir şey var. Belki büyük borçları var ya da en kötüsünü bile düşünmek istemiyorum. Ona güvenmeye başlamıştım.

Sevgi telefonda derin bir iç çekişle yanıtladı:

Nevzatla konuşmadan içini kemiren kuşkulardan kurtulamazsın.

O akşam dayanamadım. Nevzat yine bir yerlere gidip döndüğünde, içim titreyerek sordum:

Nevzat, yanlışlıkla Şükranla konuşmanı duydum. Hala hiç bir şey bilmediğimi söyledin. Lütfen ne olduğunu anlatır mısın?

Yüzü bir anda bembeyaz oldu, gözlerini yere indirdi:

Özür dilerim Sana anlatmayı planlıyordum. Evet, Şükran kız kardeşim; ama mali durumu çok kötü. Evinin üstünde haciz var, büyük borçları var. Benden yardım istedi, ben de neredeyse tüm birikimlerimi vermek zorunda kaldım. Bunu duyarsan mali açıdan istikrarlı olmadığımı düşünüp beni ciddi bir ilişki için uygun görmezsin diye korktum. Her şeyi yolu yoluna koyup, bankayla anlaşmadan sana söylemek istemedim.

O zaman neden hâlâ bilmediğimi söyledin?

Çünkü bunu duyarsan gidersin sandım… Aramızda yeni, çok güzel bir şey başlamıştı. Problemlerimle seni üzmek istemedim.

İçimde buruk bir sızı ve aynı anda bir rahatlama duydum: Başka bir kadın yokmuş, çifte hayat yokmuş, çıkar için bir oyun yokmuş; tek gerçek, beni kaybetme korkusu ve ablasını kurtarmak için edilen bir mücadeleymiş.

Gözlerim yaşla doldu. İçime çektiğim nefes, onca yalnızlığın ve ağır zamanların ardından, aniden yeni bir farkındalık getirdi: Bir yanlış anlamayla bir sevdiğimi daha kaybetmek istemiyorum.

Nevzatın elini tuttum:

62 yaşındayım ve mutlu olmak istiyorum. Sorunlarımız varsa, birlikte çözelim.

Nevzat derin bir nefes çekip beni sımsıkı sardı. Ayın solgun ışığında gözlerinde ferahlık gözyaşları parlıyordu. Çam kokulu sıcak geceyi ve cırcır böceklerinin ezgisini dinledik beraber; zaman, rüyalardan sarkan bir ipin ucunda dalgalanıyordu.

Ertesi sabah Şükranı ben aradım, bankayla görüşmeler konusunda yardım etmeyi teklif ettim. Zaten böyle şeyleri düzenlemeyi çocukluğumdan beri severim, biraz da tanıdıklarım vardı. O anda birden, aradığım aile sıcaklığını bulduğumu hissettim sadece sevdiğim bir adam değil, yakın hissedeceğim akrabalarım da var artık.

O eski kuşkulardan ve korkulardan geriye bakınca anladım ki, mesele kaçmak değil, el ele verip yüzleşmekmiş. Evet, 62 belki en genç yaş değil, ama hayat bazen çok tuhaf rüyalarda bile olsa sana inanılmaz hediyeler sunabiliyor. Yeter ki kalbini açık tut, hayalinin içinden geçene sarılmayı bil.

Rate article
Lifequest
62 Yaşında Hayatımda Yeniden Aşkı Buldum ve Çok Mutluydum, Ta ki Sevgilimin Ablasıyla Yaptığı Konuşm…