Bıktım artık, her şeyden sıkıldım, gidiyorum! Yeter artık!
“Bıktım artık, her şeyden sıkıldım, gidiyorum! Yeter artık! Çocuk, karımın bitmeyen yorgunluğu, hep yardım istiyor ama ben de gezmek istiyorum, eskisi gibi! Aşk istiyorum! Çalışıyorum zaten! Sonunda Sevdiğim kadına, karıma gelmek istiyorum şimdi biraz arkadaşımda kalırım, sonra genç birini bulurum ahhh” direksiyon başında otururken bugün ilişkilerinin son noktası olduğunu düşünen Serkan, sinirle sigarasını yaktı.
Serkan’la eşiyle olan hikayeleri hep aynı: tanıştılar, deli gibi aşık oldular, tutku dolu, düşünmeden hareket ettiler, sonuç birkaç ay sonra o elinde hamilelik testiyle iki çizgiyi gösterdi.
Tabii ki doğur, üstesinden geliriz, Serkan emin bir sesle söyledi, tüm anneler, babalar da başlarıyla onayladılar, “yardım ederiz, doğur sadece” Sonrası düğün, doğum, mutlu gözyaşları oğulları! Ve sonrasında huzurlu, tasasız hayat bitti, karısı uykusuz, dağılmış, saçını tarayamamış bir kadın oldu; çocuğun ağlaması hiç bitmiyor, geceleri de, “yardım et, yardım et” diye feryat ediyor Nereye kayboldu o eski kız? Aileler bir anda uzaklaştı baş başa kaldılar.
Hazır değilim! dedi Serkan bugün ve ağlayan eşinin ile bebekli eşinin önünde kapıyı sertçe kapattı.
Fren sesi birden arabasının önünde kambur, yaşlı bir adam belirdi.
Ne yapıyorsun, yaşamak mı istemiyorsun?! arabadan fırlayan Serkan yaşlı adamın yanına koştu.
Pardösülü adam doğrulup, yorgun gözlerle Serkan’a baktı ve kısık sesle dedi:
Evet.
Bu cevaba hazırlıksız yakalanan Serkan şaşırdı:
Amca, yardımcı olayım? Yardıma ihtiyacın var mı?
Yaşamak istemiyorum artık.
Aman amca, saçma düşüncelere kapılma, hadi seni eve bırakayım, anlatırsın belki sana destek olurum Serkan nazikçe yaşlı adamın elini tuttu ve arabaya yönlendirdi.
Buyur anlat bakalım amca, Serkan yine sigarasını yaktı.
Uzun hikaye
Vaktim var zaten.
Yaşlı adam dikkatle Serkan’a baktı, sonra arabanın aynasına asılı fotoğrafa göz gezdirdi.
Elli yıl önce bir kızla tanıştım, ilk bakışta aşık oldum, her şey hızlı gelişti, aile kurduk, çocuk doğdu, oğlumuz sanki mutluluğun ta kendisi! Ama işte ben, eski aşkı, tutkuyu bekledim. Eşim yorgun, bebek küçük, ev işleri bitmiyor, ona yükledim, hiç destek olmadım iş yerinde başka bir kadınla yakınlaştım eşim öğrendi, boşandık. Sonra o başka biriyle evlendi, güzelleşti, oğlu bana dede dedi, bana fark etmez oldu.
Peki sonra siz ne yaptınız? Serkan gergin bir şekilde bir sigara daha yaktı.
Ben mi? Gezdim, hiçbir aile, eş, çocuk olmadı. Bugün oğlumun ellinci yaşı, tebrik etmeye gittim, kapıdan içeri almadı, ağladı yaşlı adam, kendim hatalıyım. “Sen baba değilsin, git yoluna” dedi.
Amca, seni nereye bırakayım? Serkan sinirle direksiyona vurdu.
Yakın buradayım, sen yoluna devam et yaşlı adam arabadan indi, yavaşça yol kenarındaki dokuz katlı apartmana yöneldi. Serkan adamın binaya girdiğini görünce bekledi, sonra arabayı döndürüp markete uğradı, çiçek aldı.
Affet beni, ne olur affet, eve girince ağlayan karısının önünde diz çöktü, dinlen biraz, sevgilim.
Oğlunu annesinin kucağından aldı, başka odaya geçti, yürürken sallaya sallaya hırıltılı bir sesle şarkı söylemeye başladı: “Uyudu oyuncaklar”
Şaşkın oğulları kısa zamanda uyudu, elini Serkan’ın hızlı atan kalbine yasladı. Serkan duygulu bir şekilde çocuğa baktı: “Oğlumun büyüdüğünü izlemek istiyorum, ‘baba’ dediğini duymak istiyorum.”
Yine ‘boğulanları’ mı kurtarıyorsun? kapıda yaşlı eşini gülümseyerek karşıladı. Adam, gülümseyerek pardösüsünü askıya astı.
Evet, kurtardım. Gençlerin aklına bazı gerçekleri sokmak lazım.
Peki onları nasıl hissediyorsun, kimin yardıma ihtiyacı var?
Bu yaşlarda bana da lazımdı
Hadi gel, yemek hazır kurtarıcı bu arada yarın oğlunun doğum gününe gideceğiz, akşam hiçbir ‘boğulan’ ile uğraşmak yok, yaşlı kadın sevgiyle kocasına baktı.
Unutur muyum, ne de olsa elli yıldır evladımız var aşkımızın meyvesi unutur muyum hiç, eşini kucaklayıp gülümseyerek mutfağa yöneldi.



