Ben 58 yaşındayım ve artık komşumla nasıl baş edeceğimi gerçekten bilmiyorum. Kadıncağız tam karşımızdaki dairede oturuyor. Sanki tek uğraşı bizim eve göz kulak olmak. Market kuryesi kaçta geliyor, yemek siparişi miydi yoksa manav alışverişi mi, kaç poşet taşındı, kim aldı eve koyduhepsini biliyor. Kurye iki dakika gecikse, ertesi gün hemen lafı geçiyor; sanki gündem haberlerinden biriymiş gibi anlatıyor.
İşin komiği, bu kadarla da kalmıyor. Çöpü hangi gün atıyorum, kaç poşet çıkarıyorum, hepsine bakıyor. Mesela bir hafta iki poşet çıktı, ertesi hafta üç poşet oldu, hemen lafı var. Diyelim bir gün çöp atmadım, çünkü çöp dolmamış; hemen ertesi gün Dün hiç çöp atan olmadı diye laf uzatıyor. Bir gün de yüzsüz yüzsüz Yemek atığınızı atıyor musunuz? diye sordu; sanki bu özel bir devlet sırrı. Ne zaman bizim çöpümüz mahalle gündemi oldu, ben de afalladım resmen anlamadım.
Bir de köpeğim var, tam baş belası! Aslında köpek minicik, ne saldırgan ne de yaramaz, ama birisi kapıya yanaşsa hemen iki havlıyor. Tabii hemen şikayet! Kapıya gelip Bugün köpeğiniz çok havladı, siz yokken de susmadı diye anlatıyor. Sanki evde nöbet tutmuş. Bazen kaç kere havladı, ne zaman havladı hepsini raporlar gibi döküyor. Vallahi bazen bizden iyi evin düzenini takip ettiğini düşünüyorum.
Eşime de rahat yok. Mesela, adam evden geç çıksa, ertesi gün Dün geç yattınız, beyiniz anca gece yarısı geldi gibi laflar. Erken gelse bu sefer Bir şey mi oldu, hasta mı, işten mi çıkardılar? diye dolaylı sorular. Her şeyi izliyor, her şeyi konuşuyor. Yetmezmiş gibi, doğrudan bana da söylemiyor çoğu zaman; mahallede başka komşulara anlatıyor, oradan oraya yayılıyor, dönüp dolaşıp yine bana geliyor ama üstüne daha da eklenmiş olarak.
Benim 16 yaşındaki kızım zaten bambaşka vaka! Kız arkadaşlarıyla dışarı çıkacak diye, kim geldi kim çıktı tek tek sayar. Eve bir genç gelse kaçta geldi kaçta gitti not alıyor sanki. Bir gün başka komşuya Sizinkinin kızı çok gezmeye başladı demiş. Ben de patladım tabii, yani ayıptır; insan bu kadar başkasının hayatına karışır mı?
En çok zoruma giden de, bu hanımefendi yeni biri değil. Benim kadar eski, burada doğup büyümüş. Ev de rahmetli annemin evi, bana kaldı çünkü tek çocuğuyum. Taşınmayı düşünmüyorum, burayı seviyorum, anılarımı seviyorum. Derdim eveyle değil; mesele ise yıllardır kendi hayatını bizimkine karıştıran, sınır bilmeyen bir komşuyla mecburen yaşamak.
Bugün gerçekten ne yapacağımı şaşırdım. Bazen görmezden geldim, bazen kibar oldum, bazen net bir şekilde sınır çizdimhiçbiri işlemedi. O yine orada, izliyor, konuşuyor, yorumluyor. Bana akıl ver: Hem iyice gerilmeden, hem huzurumu kaybetmeden, hem de kendi hayatımıza karışmasına izin vermeden, böyle biriyle nasıl baş edilir? Senin başına geldiyse ne yaptın? Bir yolunu bilen varsa, valla duymaya çok ihtiyacım var.




