Geçmiş zamanlarda başımdan geçen bir olayı anlatmak isterim. O dönem ofisimde çalışmak üzere bir temizlikçi kadın işe almıştım. İsmi Sevinçti. Gerçekten iyi kalpli, çalışkan ve çok disiplinli biriydi. Her zaman erkenden gelir, daha bir saat geçmeden tertemiz yapar, işini bitirirdi. Hatta ilk çalışanlarımız gelmeden önce her köşeyi pırıl pırıl ederdi.
Bir gün maaşını almak için yanıma uğradı. Üzerinde çok şık elbiseler vardı, saçları da çok güzel şekil almıştı. İlk başta tanıyamadım kendisini. İçeri girdiğinde bana şöyle sordu:
Sizin çalışanlarınıza oto yıkamada indirim var mı doğru mu?
Bir an afalladım. İndirime neden ihtiyacı olduğunu tam olarak anlamamıştım. Ama doğruladım ve kendisine de bu imkânı sağladığımı söyledim. Hatta ailesiyle de gelip, onlara da aynısından faydalanabileceklerini belirttim çünkü nihayetinde o da bizim personelimizdi.
Fakat asıl şaşırmam indirimden yararlanmak için geldiği gün oldu. O gün yanında eşi ve kızı da vardı ve hepsi birbirinden lüks arabalara binerek gelmişlerdi. Sevinç Hanımın bahçemize yaklaşırken siyah bir Mercedesten indiğini görünce şaşkınlığımı gizleyemedim. Böyle pahalı bir arabayı nasıl alabildiğine aklım ermedi. Dayanamayıp işin aslını öğrendim: Meğer bir günde İstanbulda benimki gibi yirmi ayrı ofise yetişip temizlik yapıyormuş ve ay sonunda ciddi miktarda lira kazanıyormuş! Gerçekten inanabiliyor musunuz?
Şimdi dönüp baktığımda, Sevinç Hanımdan bir iş nasıl büyütülür, nasıl kazançlı çıkılır dersi almam gerektiğini düşünüyorum.




