Babamda Garip Bir Şeyler Oldu: 30 Yıldır Görüşmediği Oğluna Tüm Servetini Bırakmaya Karar Verdi…

Ben on yaşımdayken babam annemi terk etmişti.

Bu olayı annem büyük bir metanetle karşılamıştı ve o zaman anladım ki, onun kadar güçlü olmak istiyorum. Annem, babamın ona ihanet edip hatta birkaç kez ona el kaldırmasına rağmen, babam hakkında asla kötü konuşmazdı. Onu sadece benim babam olarak anardı ve hep güzel şeyler söylerdi. Sonraları, kader onun iyiliğinin karşılığını verdi ve onu üvey babam Levent ile bir araya getirdi.

Leventin de bu ikinci evliliğiydi. Geçmişte hayatı pek iyi gitmemişti. Eski eşi ona sürekli yetersiz olduğunu, yeterince para kazanamadığını söylermiş. Bir gün buna daha fazla dayanamayıp evi terk etmiş. Eski eşiyle tek bağlantısı ise tabi ki oğullarıymış.

Leventin boşanmasından sonra hayatı düzene girmişti. Öncelikle annemle tanışıp ona gerçek bir sevgiyle bağlanmıştı; annem de onu yürekten sevmiş ve her zaman destek olmuştu. Ardından iş yerinde terfi etmiş, maaşı birkaç kat artmış ve iki yıl içinde güzel bir ev alabilmişti; hatta birikim yapmaya başlamıştı arabaya sahip olmak için. Kısa süre sonra eski eşi bunları öğrenmiş ve barışmak için hemen gelmiş. Fakat artık her şey için çok geçti. Levent kabul etmemiş, bunun sonucunda eski eşi oğullarının babasıyla görüşmesini yasaklamıştı.

Levent bize gerçek bir baba gibi olmuştu, çünkü ilgisi ve sevgisi öz babamızdan kat be kat fazlaydı. Bizimle zaman geçirir, hayatımızı merak eder, hobilerimizi geliştirmemize yardımcı olurdu. Sonunda ailemiz mutlu olmuştu ve özellikle annemi tekrar gülümserken görmek mutluluk vericiydi.

O günlerden bu yana çok yıl geçti. Ben ve kardeşim büyüdük, kendi ailelerimizi kurduk, annemle Levent (artık ona baba demeye başlamıştım) ise emekli oldular ve huzurlu bir hayat sürüyorlardı. Her şey onlar için yolunda gidecek sanıyordum Fakat bir gün annem aradı ve hemen gelmemi istedi.

Bir şeylerin Levente olduğunu o anda hissettim; annem yok yere öyle aramazdı.

Bir kötü haber vardı; çünkü Levent, bütün mal varlığını 30 yıl önce görüşmeyi kestiği oğluna bırakmaya karar vermişti Benim ve kız kardeşimin bu mirasta hiçbir hakkı yoktu, zaten öyle bir isteğimiz de olmamıştı, ama annem onca yıl bu eve emeğini koymuştu, en azından ona evi bırakmasını ummuştuk. Şimdi Allah korusun, bir şey olsa annem evsiz kalacaktı.

Annem bu duruma çok ağladı, ben de onu teselli etmeye çalıştım. Üvey babamın neden bunu anneme yaptığına ise bir türlü aklım ermediO gece, annemin gözyaşları yastığına süzüldükçe ben de uzun uzun düşündüm. Ertesi gün tüm cesaretimi toplayıp Leventle konuşmaya karar verdim. Onu, eski bahçemizdeki incir ağacının altında buldum; gözleri uzaklara dalmıştı.

Yanına oturdum. Baba, dedim ilk defa içten bir tınıyla, Annem bu evi yuva yaptıseninle birlikte, el ele. Sözlerim titreyerek devam etti: Eğer onun hakkını göz ardı edersen, sana kazandırdığı huzuru da kaybedersin. Bazen en büyük miras birine bir çatı bırakmak değil, yanında olmaktır.

Levent başını eğdi, bir süre sessiz kaldı. Sonra, çocukluğumdan beri duymadığım kadar yumuşak bir sesle, Haklısın, dedi, yanlış yaptım. O akşam, annemle baş başa uzun bir konuşma yaptılar. Sabah olduğunda annemi gözleri ışıldarken buldum; Levent evi anneme bırakmaya karar vermişti. Oğlu da yıllar sonra babasını arayıp barış için ilk adımı atmıştı.

Belki de gerçek miras, insanın ardında bıraktıkları güzel izlerdi. Ben ve kardeşim büyüdük, yaşamın çetinliğini, aile olmanın sıcaklığını annemden ve Leventten öğrendik. O incir ağacının altında o gün verilen sözlerin yankısı hâlâ gönlümde; bazen bir aile, yediğimiz yemeğin sofrası, paylaştığımız hüzün, sarıldığımız mutluluklardan oluşur.

Ve öğrendim ki; iyi insanlar, bir evden, bir mirastan daha fazlasını bırakır ardında: Sevgiyi. Annem hâlâ aile dediğin birlikte gülüp ağlamak demektir der. Biz de, ne olursa olsun, her düştüğümüzde birbirimizi ayağa kaldırmaya devam ediyoruz.

Rate article
Lifequest
Babamda Garip Bir Şeyler Oldu: 30 Yıldır Görüşmediği Oğluna Tüm Servetini Bırakmaya Karar Verdi…