Kızım lüks bir düğün, pırlanta yüzük ve kiralık bir jeep istedi; damadın ailesiyle birlikte her şeyi krediyle karşıladık, ama altı ay sonra boşandılar.

Eşimle birlikte şaşkınlık içindeydik; kızımız Şimal, evleneceğini söylediğinde neredeyse rüzgar durmuştu o gece. Halbuki henüz daha 18 yaşındaydı, taze erik misali. Onu kararından vazgeçirmek mümkün olmadı. Sözler havada dağılıyor, zaman bir sıvı gibi akıp gidiyordu elimizden.

Kayınvalidem hemen sorguya çekti Şimali, sesi arada bir rüzgarla titriyordu:

Torunum, yoksa bebek mi bekliyorsun?

Hayır, babaanne, dedi Şimal.

Şimalin nişanlısı ondan sadece iki yaş büyüktü. O genç adamın ailesiyle konuştuk, nikâhı evde yapmaya karar verdik. Ama Şimal asık suratlıydı, kırgın incir gibi:

Böyle köy düğünü gibi olmaz! Daha modern bir şey yapmak istiyorum.

Uzunca tartışmalar dönerken odada, zaman bir ileri bir geri aktı. Sonunda kabul ettik ve düğünün bir restoranda yapılmasına karar verdik. Ama Şimal en pahalı menüyü seçti. Biz de damadın ailesi de memnun kalmadık, içimizde seher yelinin serinliği vardı.

Şimal ağlamaya başladı:

Hayatta bir kere evleniyoruz!

Bankadan kredi çektik, damadın ailesi de aynısını yaptı. Şimalin istediği gibi bir pırlanta yüzük aldılar; kızımla birlikte nefes kesici bir gelinlik seçtik.

Nikâha eski arabamızla gitmek istedik ama Şimal yine memnun değildi.

Bir jip kiralayın, dedi.

Babası anlatmaya, ikna etmeye çalıştı: Kızım, bu çok pahalı!

Ama ben çok istiyorum!

Cevapsız bir yaz akşamı gibi sustuk ve kızımız ile damadımıza beyaz bir jip kiraladık. Düğün günü geldiğinde hem ruhen hem bedenen çökmüştük. O düğün bize yüklü miktarda Türk Lirasına patladı.

Ve altı ay sonra, Şimal ile eşi boşandılar. Çünkü Şimal, evli olmayı sevemediğini anladı, kocasından sürekli şikayetçiydi. Zaman bir ayna gibi her şeyi yansıtıyordu bana.

Kendi evliliğimi hatırladım. Üzerimde zarif bir bluz ve etek vardı. Nişanlım nikâh dairesinde elinde bir çiçek buketiyle beklemişti beni. Şimdi yirmi senelik evliyiz, bir çocuğumuz var. Büyük düğünler aileyi daha mutlu yapmıyor ki, her şey gecede kayboluyor.

Ben asla evliliklere karşı değilim. Ama her şeyin bir ölçüsü olmalı, ne çok ne az. Umarım bir dahaki sefere Şimal daha temkinli olur; hayal ve hakikatin iç içe geçtiği bu rüya gibi geceler ona sabır ve huzur getirir.

Rate article
Lifequest
Kızım lüks bir düğün, pırlanta yüzük ve kiralık bir jeep istedi; damadın ailesiyle birlikte her şeyi krediyle karşıladık, ama altı ay sonra boşandılar.