Şans Olmadan Mutluluk Olmaz: Maricika’nın Zorlu Hayatından Sevgi, Umut ve Yeni Bir Başlangıca Uzanan…

Sende akıl var mıydı da kendini aldattın böyle! Şimdi kim ister seni yanında çocukla? Nasıl büyüteceksin o çocuğu, ha? Benim sırtıma yük olma sakın! Bunca yıl seni ben büyüttüm, bir de şimdi derdini mi çekeceğim? Çık evimden, al eşyalarını, bir daha da gözüm görmesin seni!

Selda başı önünde, teyzesi Şükran Hanımın bağırışlarını dinliyordu. Tek umudu ondan, iş bulana kadar kalabilmekti; ama o umut da paramparça olmuştu şimdi.
Ah annem olsaydı…
Babasını hiç tanımamıştı. Annesi de on beş yıl önce bir arabanın altında, bir gece sarhoş bir adamın kurbanı olmuştu. Devlet onu çocuk yuvasına verecekti ki, beklenmedik şekilde annesinin uzak bir kuzeni çıkarak sahip çıkmıştı ona. Eviyle, işiylekağıt üzerinde de olsayeterli bir koruyucuydu.

Ülkenin güneyinde bir kasabanın kenar mahallelerinde oturuyorlardı. Yaz kavrulur, kışlar yağmurla geçerdi. Selda hiçbir zaman aç kalmadı, düzgün giyindi, küçük yaşta ev işlerine alıştı. Avlulu, tavuklu, kedili bir evde hep iş vardı. Annesinin sevgisi eksikti belki, ama kimin umurundaydı ki?

Başarılı bir öğrenciydi. Liseden mezun olduktan sonra, eğitim fakültesine girdi. Üniversite yılları rüzgar gibi geçti. Diplomayı alınca, memleketine dönerken içi bulutlar kadar ağırdı.

Hemen çık evimden, bir dakika bile bekleme!
Teyze Şükran, hiç değilse…
Lafı güzaf etme!

Valizini kaptığı gibi öğle sıcağına, ateş gibi asfalta attı kendini. Nasıl bu hale düşmüştü? Küçücük göbeğiyle nereye gidecekti? Kimseyi kandıramayan Selda, utancını, yalnızlığını da omuzladı.

Birine sığınmalıydı. Başını önüne eğmiş, bulut gibi hayallerin ve kaynayan düşüncelerin arasında yürürken bir ses duydu:
Su ister misin, evladım?

Elli yaşlarında, gözü keskin bir kadın, Seldayı şefkatle inceliyordu.
Gel, buyur otur. Kötü niyetli misin diye sorayım önce; gönüllüysen kapım açık.
Bir testi dolusu buz gibi su uzattı. Selda, eski bir bankta oturup kana kana içti.

Biraz kalabilir miyim burada? Çok sıcak…
Kal, evladım. Nerelisin, yolcu musun? Bavulunu da almışsın.
Üniversiteyi yeni bitirdim, okuldaki kadrolara başvuracağım. Ama kalacak yerim yok… Kiralık oda var mı, biliyor musunuz?
Kadının adı Fatma idi. Seldayı baştan aşağı süzdü; temiz, ama gözaltları mor.

Bende kalabilirsin. Çok istemem, vaktinde kiranı öde yeter. Uygunsa gel bakalım, bir odama bak.
Mesafeli bir kasabada yeni bir dost, az da olsa gelir olacak diye memnun, Seldayı bahçeye bakan küçük bir odaya götürdü. Bir yatak, eski bir dolap, masaasgari ihtiyaçlar tamamdı.

Takip eden günlerde Selda yerleşti, iş buluncaya dek ev işlerine yardım etti. Fatmayla akşamüstleri asmanın altında demli çay içer, hayatı konuşurlardı.

Hamileliği iyi gidiyordu. Selda, üniversitedeki aşkı Kadiri anlattı bir gün: Varlıklı ailesi olan bir öğrenci, ilk haberle ortadan kaybolmuştu. Selda yalnızca onun bıraktığı paraları saklamış; hayatı için gerekiyordu.

Çocuğu aldırmadığın çok iyi olmuş, dedi Fatma bir gün. Masumun günahı olmaz, her bebek saadet getirir.

Şubat ayında sancılar başladı. Fatma onu hemen hastaneye götürdü. Selda sağlıklı bir erkek bebek dünyaya getirdiadını Emir koydu. Aynı serviste bir hemşire, doğumdan sonra kaçıp giden bir annenin minicik kızını gösterdi.

Bunu kim besleyecek? Zor nefes alıyor, dedi hemşire.
Selda, yavruyu kucağına aldı. Minicik, kar gibi beyaz.
Sana Duru ismini koyacağım, fısıldadı.

Küçük kızın babası, Binbaşı Mehmet Aksoy, ortaya çıkınca her şey değişti. Taburcu olacakları gün, kapıda mavi ve pembe balonlarla süslenmiş bir araba bekliyordu. Mehmet bey, çantaları arabaya yerleştirirken bir mavi, bir pembe hediye paketi verdi.

Kasaba aylarca konuştu düğünlerini. Binbaşı, Seldanın iyiliğinden etkilenmiş, ona evlenme teklif etmişti. Böylece Selda, kucağında Emirle, Duruyu da kalbinde bağrına basarak bambaşka bir hayata adım atmıştı.

Kim bilebilirdi ki, kavurucu bir yaz günü, bir testi su, herkesin bahtını değiştirecekti? Hayat tuhaftır; öyle yapraklar çevirir ki insan, daha önce hiç okumadığını sanır.

Rate article
Lifequest
Şans Olmadan Mutluluk Olmaz: Maricika’nın Zorlu Hayatından Sevgi, Umut ve Yeni Bir Başlangıca Uzanan…