Kardeşimin Evine Yılbaşı Ziyaretine Gittim… Meğerse Eşi, “Benim Gibi İnsanları” Evinde İstemediği İç…

41 yaşındayım, kardeşim ise 38. Tüm hayatımız boyunca hep çok yakın olduk birlikte büyüdük, aynı odayı, sırları ve hatta zorlukları paylaştık. Ama o evlendikten sonra bir şeyler değişti, bunu kabul etmek istemesem de.

Geçen yılın başından itibaren bir gariplik hissetmeye başladım: Kardeşim hiç yılbaşı akşamından bahsetmedi. Oysa her sene birlikte kutlardık. Hep.

Bir akşam kendi kendime dedim ki:
Eğer o davet etmiyorsa, ben de kendimi davet ederim.
Sonuçta kardeşimdi, yabancı değil.

24 Aralık akşamı, saat altı gibi mesaj attım, Saat kaçta alacaksın beni? diye sordum. Dönmedi. Aradım, telefonu kapalıydı. İçime tuhaf bir sıkıntı oturdu. Dayanamayıp taksiye atladım, evinin önüne gittim.

Vardığımda içeriden müzik, kahkahalar, koşuşturan çocukların sesi geliyordu… Masa dolu, tam bir kutlama havası. Kapıyı çalmaya bile çekindim çünkü içerinin coşkusu belliydi. Ama yine de çaldım.

Kardeşim kapıyı açtı. Bembeyaz kesildi. Kısa bir sarılmayla geçiştirdi, belli ki çok gergindi.
Dedi ki:
Aaa, abla… Keşke haber verseydin.

Ben de ona:
Sen bana hiçbir şey demedin ki. O yüzden geldim. Ne oluyor burada?

Beni içeri almadan önce arkaya dönüp baktı; bir şeyleri tartıyordu sanki.

İçeri girdim… ve olduğum yerde kaldım.
Masada karısının tüm ailesi: kuzenler, amcalar, teyzeler, komşu bile orada. Sadece ben eksikmişim gibi.

Yengem sahte bir gülümsemeyle selamladı ve hiç beni önemsememiş gibi servis yapmaya devam etti.

Köşede, koltukta, görünmez biri gibi oturdum. Tam o an, kardeşimin eşi annesine fısıldadı sanırım duymayacağımı sandı:
Demiştim, kesin gelir gecemi bozar diye. Böyle insanları istemiyorum burada.

Böyle insanlar mı?
Ne demekti bu? Ne yapmıştım ki?

Zor nefes alıyordum, kendimi tutmak zorundaydım. Ağlamamak için kendimle savaştım.

Kardeşim de duymuştu. Yüzü bir anda değişti. Yanıma gelip sessizce dedi ki:
Ablacım, boşver. O zaten böyledir.

Ona baktım:
Böyle derken? Ona ne yaptım ki? Kendi kardeşimin evine gelince yabancı gibi olmak ne demek?

O an itiraf etti:
Seni çağırmamı hiç istemedi. Dedi ki; çok baskınsın, çok düşünüyorsun, her şeye yardım etmeye çalışıyor ve gereksiz yere karışıyorsun. Ben de yılbaşında kavga çıkmasını istemedim.

Şaşkına döndüm.
Kendi kardeşim, karısıyla kavga olmaması için beni davet etmemeyi seçmiş.

Ne kavga çıkardım, ne laf söyledim.
Sadece kalktım dedim ki:
Sıkıntı etme, ben çıkıyorum.

Kal diye ısrar etti ama kalamazdım. Kendimi fazlalık hissettiğim bir evde durmak istemedim.

Sokak köşesine kadar boğazım düğüm düğüm yürüdüm.

Eve dönüp bir tabak pilav üstü tavuk ısıttım, kendi başıma yedim. Eski yılbaşı fotoğraflarımıza baktım kardeşimle. O anda içimde bir şey koptu çünkü kardeşim benim yanımda durmayı, bizim hikayemize sahip çıkmayı başaramamıştı.

Bugüne kadar bu konuyu bir daha konuşmadık. Arada Bir gün uğrayacağım diyor… Ama ben hâlâ ne yapmam gerektiğini bilmiyorum, konuşmalı mıyım yoksa kendi haline mi bırakmalıyım.

Şunu iyi biliyorum: Bu yılbaşı onlarla olmayacağım.

Hayatta insan, bazen en yakınının bile kolayca vazgeçebileceğini anlıyor. Galiba, insanın önce kendi kendine yoldaş olması gerekiyormuş.

Rate article
Lifequest
Kardeşimin Evine Yılbaşı Ziyaretine Gittim… Meğerse Eşi, “Benim Gibi İnsanları” Evinde İstemediği İç…