Sevgilisini arabadan indiren Buçin, ona nazikçe veda edip evine doğru yola çıktı

Sevgilisini arabadan indiren Burak, ona nazikçe veda etti ve eve doğru yola çıktı. Apartmanın önünde bir an durup, içinden karısına söyleyeceklerini tarttı. Merdivenleri tırmanıp anahtarla kapıyı açtı.

Selam, dedi Burak. Elif, evde misin?

Evdeyim, dedi karısı sakin bir sesle. Hoş geldin. Ne yapayım, gidip köfte mi kızartayım?

Burak kendine söz verdi; bu kez açık, kesin ve erkekçe davranacaktı. İki arada bir derede yaşamasına bir son verecek, dudaklarında hâlâ sevgilisinin öpücüklerinin sıcaklığı varken, sıradanlığa batmadan bu işi bitirecekti.

Elif, diye usulca boğazını temizledi Burak, Sana söylemem gereken bir şey var… Bizim ayrılmamız lazım.

Elif bu habere, her zamanki sükûnetiyle yaklaştı. Elifi hiçbir şey kolay kolay şaşırtmazdı zaten. Burak, eskiden bu durgunluğundan dolayı ona Elif Buzkapan diye takılırdı.

Yani? dedi Elif, mutfağın kapısında durarak. Ben köfteyi kızartmayayım mı?

Nasıl istersen, Burak omuz silkti. İstersen kızart, istemezsen bırak. Ben başka bir kadına gidiyorum.

Böyle bir cümleden sonra çoğu kadın ya kızgın bir çıkış yapar ya da tavanı yıkacak bir sahneye imza atardı. Ama Elif, o çoğunluktan biri değildi.

Vay efendim, ne önemli mesele! dedi Elif. Benim botlarımı tamirden aldın mı?

Hayır, dedi Burak, sesi utançla karışık. Eğer çok önemliyse hemen gidip alırım!

Ahh, iç çekti Elif. Sana bot söylersek sen gidip eskilerini getirirsin, Burak.

Burak bozuldu. Aklınca aileyi bitirme konuşmasını heyecanlı, fırtınalı ve öfkeli haykırışlarla dolu hayal etmişti. Şimdi ise sanki hiç duyulmamıştı, duygu yoktu! Halbuki başka ne beklerdi ki soğuk Eliften?

Bence beni duymuyorsun, Elif! diye yükseldi Burak. Sana açıkça söylüyorum, bir başkasına gidiyorum, seni terk ediyorum ama sen hâlâ bot derdindesin!

Doğru, dedi Elif. Benim gitmeye niyetim yok. Zaten seninkiler tamirde değilki, nereye istersen gidersin. Ayakların özgür, Burak.

Yıllardır birlikteydiler ama Burak hâlâ Elifin ne zaman ciddi, ne zaman alaycı olduğunu anlayamıyordu. Zamanında onu, işte tam bu sakinliği ve kavgasızlığı ile seçmişti. Ayrıca Elifin eli mutfağa yatkınlığı ve hoş fiziği oldukça cazipti.

Elif, güvenilir ve soğukkanlıydı; koca bir demir çapası gibiydi. Fakat Burak artık başkasını seviyordu. Yeni aşkı tutkulu, günahkâr ve tatlıydı! Hayatında yeni bir sayfa açmalıydı.

Ve Elif, dedi Burak, sesi törensel ve biraz da hüzünlü. Her şey için teşekkür ederim ama başka bir kadını seviyorum. Artık seni sevmiyorum.

Yok artık, dedi Elif hafif bir tebessümle. Sevgini kaybetmişsin, eski ayakkabı gibi. Annem komşuyu severdi mesela. Babam ise tavla ve rakıyı. Sonunda nasıl biri oldum, bak işte, bana bir şey olmadı.

Burak, Elifle tartışmanın zorluğunu biliyordu. Onun her cümlesi kurşun gibi. Başındaki ateşi dindi, kavga isteği söndü.

Elifim, gerçekte harika birisin dedi Burak buruk bir sesle. Ama ben başka birini seviyorum, çok seviyorum, günahına kadar seviyorum. Sadece ona gitmek istiyorum, anlıyor musun?

O başkası kim? dedi Elif. Yoksa Derya mı?

Burak bir adım geri çekildi. Derya ile bir yıl önce kısa bir hikâyeleri olmuştu ama Elifin onu tanıyacağını hiç beklememişti!

Nereden biliyorsun? deyip sustu. Neyse, konu Derya değil, Elif.

Elif esnedi.

O zaman belki de Özge’dir? Şimdi de ona mı gideceksin?

Burakın içi ürperdi. Özge de eski bir gönül meselesiydi. Eğer Elif biliyorsa, neden belli etmemişti? Tabii, Elif kaya gibiydi, laf alman imkânsız.

İkisi de değil, dedi Burak. Başka biri, harika bir kadın, hayallerimin zirvesi. Onsuz yaşayamam, ona gideceğim. Sakın vazgeçirmeye kalkma!

Büyük ihtimalle, Melek Hanımdır dedi Elif rahatça. Off Burak sır gibi sakladığını sanıyorsun ama herkes biliyor. Hayalinin kadını Melek Akarsu. Otuz beş yaşında, bir çocuk, iki düşük Doğru mu?

Burak şaşkınlıkla elleriyle kafasını kavradı. Nokta atışı! Gerçekten Melekle ilişki yaşıyordu.

Ama nasıl? dedi Burak heyecanla. Kim söyledi? Yoksa beni mi takip ettin?

Çok basit Burak, dedi Elif. Benim mesleğim kadın doğum uzmanlığı. Şu şehirde elimi dokunmadığım kadın kalmadı, sen ise sadece bir kısmıyla ilişkidesin. Bir bakış yetiyor bana, orada olduğuna anlamam için, saf çocuk!

Burak kendini toparladı.

Diyelim ki bildin, dedi kararlı bir tavırla. Evet, Melek! Ama bu hiçbir şeyi değiştirmez, ona gideceğim.

Ah Burak, dedi Elif hüzünle. Keşke bana da sorsaydın, özellikle doktora, bir öğreneydin. Ayrıca Melekde pek bir harikalık göremedim, sıradan kadınlardan. Hayallerinin kadınının sağlık kartına baktın mı hiç?

B-bakmadım diye mırıldandı Burak.

İşte bak! Bir: hemen duş al. İki: yarın Doktor Cemali arayıp seni sıraya koyduracağım, muayene olursun, dedi Elif. Sonra konuşuruz. Ayıp ya! Jinekoloğun kocası kendine doğru düzgün kadın bulamıyor!

Peki şimdi ne yapayım? dedi Burak sızlanarak.

Ben köfteyi kızartmaya gidiyorum, dedi Elif. Sen de yıkan, canın ne isterse onu yap. Ama hayallerindeki kadın temiz olsun diyorsan, bana danış, sana birini önereyimBurak sessizce banyoya yöneldi, elinin soğukluğunda anahtarı sımsıkı tutarak. Kapıyı çekip aynaya baktı; yabancı bir yüzbakışıyla kendisini süzdü. Hayatında sıradanlık sandığı şeyin aslında sarsılmaz bir istikrar olduğunu, fırtına diye koştuğu kadınlarınsa bir gün mutlaka dinerken ardında sessiz bir boşluk bıraktığını o an fark etti. Asıl büyük yangını, Elifin mutfakta köfte çeviren ellerinde ve umursamazca söylenişinde bulmuştu yıllardır.

Duşun altında düşünceleri akıp gitti. Su damlalarıyla birlikte, yüreğindeki yangın sönmeye başlarken burnuna kızaran köftenin kokusu geldi. Bir anlığına başka bir hayatın, yeni bir aşkın cazibesinin, Elifin mutfağındaki güvenli sıcaklığın yerini tutamayacağını anladı. Çıplak ayaklarla mutfağa geçtiğinde Elifi, arkası dönük, köfteleri tabağa dizerken buldu.

Elif, dedi sessizce. Senin botlarını yarın sabah mutlaka alacağım.

Elif başını çevirmeden gülümsedi.

İyi olur, Burak. Kış kapıda.

Burak, masaya ilişti; mutlu olmak için ille de büyük fırtınalara gerek olmadığını, bazen eski bir botun sıcaklığının, kızarmış bir köftenin, uzun bir sessizliğin ve hayata meydan okuyan bir gülümsemenin her şeyden kıymetli olduğunu nihayet anladı.

O akşam Burak ilk defa köfteyi lezzetli buldu. Ve dışarıda hangi kadın olursa olsun, evin sıcaklığına hiçbir şeyin yetmeyeceğini bir kez daha öğrendi.

Rate article
Lifequest
Sevgilisini arabadan indiren Buçin, ona nazikçe veda edip evine doğru yola çıktı