Monika, anne ve babasından ayrılıp İstanbula taşınmıştı. O kalabalık, alışılmadık şehrin yabancısıydı ama burada, bütün emeğini eğitimi için harcadı. Üniversite bittikten sonra, kader ona Okanı çıkardı ve kısa bir süre sonra evlendiler. Ablası Zeynep ise, anne babasının yanında, Bursada kaldı. Zeynepin hayatı ise baştan sona fırtınalıydı; iki kere evlenip boşanmıştı ama iki oğlu olmuştu.
Monika ve kocası Okan, Okanın rahmetli babaannesinden kalma eski bir apartman dairesinde yaşıyorlardı. İlk zamanlar maddi açıdan hayli zorlanıyorlardı. Bazen evlerinde ekmekten başka bir şey olmazdı; bir de kucaklarında bebekleriyle… Ama zamanla işler biraz düzeldi. Biriktirdikleriyle, İstanbulun kıyısında iki odalı yeni bir daire aldılar. Daireyi baştan sona yenilediler ve ardından kiraya verdiler; o para ile geçimlerini rahat rahat sağladılar.
Yıllar geçti, kızları Elif büyüdü, liseyi bitirdi ve tıp fakültesine girdi. Monika ve Okan, bu kiradaki daireyi Elife bir gün evlenince vermeyi kafalarına koymuşlardı.
Derken, Zeynepin kızı Derya, üniversiteyi İstanbulda kazandı. Zeynep ve anne babaları, Monikadan “Derya bir süreliğine o yeni dairede kalabilir mi?” diye rica etmeye başladılar.
Monika, ablalarına kolay kolay kıyamazdı. Derya yerleşti. Önce derslerine odaklandı, ardından bir kafede çalışmaya başladı. Günden güne de ayakları üzerinde duran genç bir kadın oldu. Altı ay sonra sevgilisi Ali ile nişanlandılar; üstüne Derya hamile kaldı. Bu haber Monikanın aklında yeni endişeler doğurdu: Derya aile kuracak madem, başka bir eve çıkmaları lazım, dedi Zeynepe uzlaşmaya çalışarak. Genç çift, en kısa sürede yeni ev bulacaklarını söz verdi.
Ama aradan bir ay geçmeden Derya, Monikayı tekrar aradı; Teyze lütfen, bana biraz daha süre ver, düğünden sonra kesin taşınırım. dedi. O sırada Elif de artık nişanlıydı, ama hamile olan Deryaya kapıyı göstermek hiç kimsenin gönlünden geçmedi.
Düğün yapıldı, Deryanın bir kızı oldu. Monika, bir süre sonra “Artık o daire Elifin hakkı. O da evlenmek üzere,” dedi. Fakat Derya sürekli bahaneler üretti: Kiralar çok, çocuk hasta, uygun ev yok… Derken bir gün telefonunu değiştirdi, kapıya da açmaz oldu. Okan defalarca gitti, her seferinde Zeynep, Senin yüzünden Deryanın sütü kesildi! diyerek bağırıp çağırıyordu. Sonunda Monika ve Okanın sabrı tükendi. Büyük bir kavga sonucu nihayet daireyi boşalttırdılar.
Zeynepin ailesi iki yıl boyunca Monika ile yüz yüze gelmedi. Herkes arkasından Nasıl böyle vicdansız olur, hamile yeğenini ve torunu sokağa atar mı insan? diyordu. Ama kimse Monikanın gözlerindeki hüznü, yüreğindeki fırtınayı bilmiyordu.




