Morallerini Yükseltecek Eğlenceli Türk Aile Hikayeleri

Güçlü ve birbirine bağlı bir aile, hayatın zorluklarını ve sevinçlerini birlikte yaşar. Herkes birbirini destekler. Ailedeki her birey, ne zaman isterse dertlerini paylaşabileceğini bilir.

Bazen mutluluk ve sevgi dolu bir atmosfer yaratmak için çok büyük şeylere gerek kalmaz. Bunun en güzel örneklerini kendi hayatımdan sıralayacağım.

Benim ve eşimin boyu kısa, ikimiz de 1.60tan kısayız, ama babam uzundur, 1.70 civarında. Bir de sık ve uzun bir sakalı vardır. Bu yüzden babam, eve girerken gülerek Merhaba, Hobbitler! der, biz de ona Merhaba Gandalf! diye karşılık veririz.

Ailemiz ben, eşim ve iki kızımızdan oluşuyor. Bir gün, köpeği dışarı kimin çıkaracağına karar veremedik. İşi kolaylaştırmak için sessiz bir oyun oynayalım dedik; kaybeden köpeği gezdirecekti. Oyun başladığında, küçük kızım hızlıca üstünü giyinip sessizce kapıya yöneldi, köpeğin tasmasını aldı. Geri kalanımız izledik ve neredeyse bir ağızdan Asuman, ne uslu kızsın! dedik. Asuman ise gülüp Şaka yaptım! dedi ve hemen üstünü çıkardı.

Bir keresinde, sevgilim babamdan beni istemeye geldiğinde, babam birden yere çöküp Sonunda geldin Kurtarıcı! diye bağırdı. Meğer babam gençliğinde böyle bir espri duymuş, hayatı boyunca uygulamak için fırsat kollamış.

Hafta içi, 8 yaşındaki yeğenim için sabah kahvaltısı hazırlamak alışkanlığım oldu. Ama hafta sonları yarım saat geç kalkıyorum. Bir sabah, yavaşça uyandım; mutfağa gidince masada çay, taze lor peyniri ve iki sandviç hazırdı. Yeğenim, beni dinlenme günümde şımartmak istemiş. Çocuklar ne kadar vefalı olabiliyor.

Bir gün, ailece (ben, eşim ve 11 yaşındaki oğlum) ve kardeşim kendi ailesiyle (eşi ve 7 yaşındaki kızı) birlikte annemin köyüne gitmek için yola çıktık. Yolda çocukların su tabancalarıyla çok eğleneceklerini düşündük. Harika su tabancaları aldık. Sonra çocuklar su savaşı yaparken, yetişkinler de kendi aralarında küçük bir savaşa tutuştu.

Altı yaşındayken, annem ve babam beni akşamları sık sık köye götürürdü. Babam yanına bir olta alır, ucuna minik bir tahta parçası ve mantar iliştirirdi. Geniş çayırlıklara gidip, oltayla mırıldanıp, ellerini oynatarak fare sesi çıkarırdı. Bir süre sonra kocaman bir baykuş gelirdi! Ah, baykuş oltadaki tahta parçayı yakalamaya çalışır, başaramazdı. Ben büyük bir dikkatle izlerdim. Babam bana doğa sevgisini böylece aşılamıştı. O anlar en güzelleri arasında.

Bir ara eşimle hiç tartışmadığımızı fark ettim. Arkadaşlarım hep aile içi çekişmelerinden, günlük hayatın sıkıcı sorunlarından bahsederdi. Etrafa baktım; her yerde dağınık kıyafetler, masada kağıtlar, tabaklar ve bardaklar yıkanmamış Buna rağmen, eşimle hiç kızmaz, yan yana kanepede sarılıp bir film izleriz. Gerçekten iki mutlu ruhuz.

Bir gün kızımla sırada bekliyorduk. Kızım dergilere bakarken Baba bak, Floralı bir peri dergisi! dedi. Ben de gülerek Kızım o Flora değil, Bloom dedim. O anda önümüzdeki iki genç kız şaşkınlıkla bana döndü, belli ki bir babanın kızının ilgi alanlarından konuşmasına şaşırdılar.

Eşim annesini küçük yaşta kaybettiği için, annem ona sahip çıktı. Hep birlikte (ben, eşim, iki oğlum ve annem) bir restoranda yemek yerken, eşim anneme minnet dolu sözlerle teşekkür etti; sanki öz oğluymuş gibi.

Sekiz yaşındaki kızım dışarıdan koşarak geldi ve omzunu silkerek Baba, dışarıda öyle renkli bir kelebek vardı ki! deyip, elini bir kartal kadar açarak boyutunu gösterdi. Herkes korktu, yanına gidemedi. Sadece erkek çocuklar sopalarla yaklaşmaya çalıştı ama onlar da korktu!

Kızım nefes nefese anlatmaya devam etti:
Ben hiç korkmadım! Tek başıma, tam ona hiçbir canlıya zarar verilmemesi üzerine nasihat edecekken, o devam etti: Bir sopa bulup çocukları uzaklaştırdım! Kelebeğe zarar vermesinler diye! Sonra kelebeği kendim kovup uçmasını sağladım…”

İşte, bizim ailemiz böyle; birbirimizi hep koruyup, sevgiyi paylaşmayı öğreniyoruz. Hayatın güzelliği, birlikte yaşadığımız bu sıcacık anlarda saklı.

Rate article
Lifequest
Morallerini Yükseltecek Eğlenceli Türk Aile Hikayeleri