Mehmet ve Elif başta mutlu bir hayat sürüyor gibi görünseler de, aralarında ciddi bir maddi dengesizlik vardı. Mehmet sürekli kendisi için para harcıyor, spor kıyafetleri alıyor ve kuaföre gidiyordu. Elif ise tasarruflu davranıyor, saçını evde kendisi kesiyor ve aile bütçesine önemli ölçüde katkıda bulunuyordu. Ancak Mehmet, Elifin çabalarını takdir etmiyordu.
Bir gün Elif, Mehmetten annesinin evine bir televizyon götürmesini istedi. Mehmet tuvalette beklerken, Elif ile annesinin konuşmasına kulak misafiri oldu. Konuşmada, Elifin birkaç ay önce şehir merkezinde bir daire satın aldığı ortaya çıktı. Elif bu durumu Mehmete hiç söylememişti. Bunu öğrenince Mehmet öfkelenip Eliften açıklama istedi.
Elif, parayı kuzeni Ayşeden borç aldığını söyledi ama Mehmet bu hikayede bir gariplik olduğunu fark etti. Elifin kuzenine sorduğunda ise Ayşe sadece gülümsedi ve ona Merak ettiğin şeyleri eşine sormalısın dedi. Mehmet tekrar Elife sorduğunda, Elif bu kez kardeşi Zeynepten borç aldığını iddia etti. Mehmet hem üzgün hem de kendini aldatılmış hissediyordu ve Elife ya dairenin yarı değerini kendisine ödemesini, ya da ayrılmayı teklif etti.
Elif boşanmayı kabul etti ve yollarını ayırdılar. Şu anda annesiyle birlikte aldığı iki odalı yeni dairede yaşıyor. Bu hikaye, güvenin ve iletişimin eksikliğinin ilişkileri ne kadar kolay yıkabileceğini gösteriyor. Hayatta bazen en önemli şey, maddi değil manevi paylaşımı ve dürüstlüğü korumaktır. İlişkilerde samimiyet ve açık iletişimin olmadığı yerde, sevgi tek başına yeterli olamaz.




