Monika, kendi evinde farkında olmadan parmak uçlarında dolaşmaya başladı; her şeyi sessiz ve dikkatli bir şekilde yapmaya çalıştı, kızı ve damadını rahatsız etmemek için.

“Anne, yine balık kızartıyorsun,” dedi Sema mutfağa bakarken. “Sanki camları açıp aspiratörü çalıştırmış gibi oldum,” diye yanıtladı Emine.

Son dört ayda, kızı onunla yaşamaya başladığından beri Emine, günde birkaç kez bahane bulmaya alıştı. “Akşam yemeği fazla tuzlu oldu, ya da kıyafetlerini yanlış yere koydu. Belki de kızı odasındaki televizyonu çok yüksek sesle izliyor.”

Emine, kendi evinde ayaklarının ucunda yürümeye başladığını fark etmedi bile. Her şeyi sessiz ve dikkatlice yapmaya çalıştı, kızı ve damadı rahatsız olmasın diye. İlk başlarda her şey yolunda gibiydi

Düğünden sonra Sema ve eşi, ayrı bir evde yaşama kararı aldı. Bir apartman dairesi kiralamaya başladılar. Hafta sonları annelerini ziyaret ediyorlardı. Anlaşılır bir durumdu; iş yerleri vardı, kendi düzenleri vardı.

Bir gün Emine kendini iyi hissetmedi. Komşuları ambulans çağırdı. Kısa süre sonra kızı da geldi. Sema hastaneden taburcu olunca annesine şöyle dedi: “Sana bir sürpriz hazırlıyoruz. Bence beğeneceksin. Evde göreceksin.”

Emine apartmana girince koridorda hemen birkaç çanta ile karşılaştı. Konuştuk ve artık seninle beraber yaşayacağız. Sana iyi bakacağız.

Emine, çocuklarının bu hareketine şaşırmıştı. Başlarda Sema gerçekten annesiyle ilgilendi. Temizlik yapıyor, yemek hazırlıyor, ütü yapıyordu. Ama annesi iyileştikten birkaç ay sonra, Sema ziyaretinin amacını unutmaya başladı. Emine yeniden eski haline döndü, her şeyi kendisi halledebiliyordu. Çocukları işteyken o yemek pişiriyor, evi temizliyordu. Kızı ise sık sık annesine kendine iyi bakmasını söylüyordu, ama Emine kızını ikna ediyordu; artık çok daha iyi hissediyordu.

Sema ve eşi, Eminenin evinde olmanın ne kadar faydalı olduğunu hemen fark etti. Kira ödemelerine gerek yok. Ev tertemiz ve hazır yemek var.

“Anne, bugün birkaç arkadaşımız geliyor. Sen istersen komşu Ayşeye uğra, beraber çay için. Bizi rahatsız etmemiş olursun, sen de daha iyi vakit geçirirsin,” dedi bir gün kızı.

Emine akşam dışarı çıkmak istemiyordu. Hele ki komşusu erkenden uyurdu. Dışarısı sıcak olduğu için evin etrafında biraz dolaşıp temiz hava almaya karar verdi. Zaman geçti, misafirler hâlâ gitmemişti. Emine dinlenmek istiyordu ama kızı onu aramadan eve girmek istemedi.

Bir komşusu, köpeğiyle dışarı çıkıp yarım saat sonra geri döndüğünde Emine hâlâ bankta oturuyordu. “Affedersiniz, iyi misiniz?” diye sordu komşu. “İyiyim. Sadece misafirim geldi, onları rahatsız etmek istemiyorum.” “Muhtemelen beni hatırlarsınız, birinci katta oturuyorum.” “Evet, hatırlıyorum.”

Birkaç kez karşılaşmışlardı ama sohbetleri hep kısa bir merhabadan öteye gitmemişti. Komşunun eşi yakın zamanda vefat etmişti. Çocukları başka şehirde yaşıyordu. “Hadi gel, birlikte çay içelim. Ben de uykuya geç kaldım ve hava da iyice serinledi. Kızını ara, benim yanımda olduğunu söyle, birkaç saat kalsın,” dedi komşu.

Emine kızını aradı ama Sema açmadı. Demek ki annesini düşünmüyordu. “Hadi gidelim,” dedi kadın.

Birlikte çay içip sohbet ettiler. Birden Sema aradı: “Anne, neredesin? Misafirler uzun süre önce gitti. Uyuyacağız, hâlâ evde değilsin.”

Kızının sesi bir kez daha memnuniyetsizlik doluydu. Emine bu sefer ne hata yaptığını anlayamıyordu. Evine gitmek için hazırlanırken komşusu onu kapıya kadar geçirdi.

“Sonuçta iki kat çıkacağım,” dedi Emine. “Seni ben çıkarayım, hem bana da iyi gelir,” diye yanıtladı komşu.

O günden sonra Emine sık sık komşusuna uğrar oldu. Beraber çay içiyor, bazen birlikte yemek yapıyorlardı.

Bazen komşusu da kendi tarifinden bir şeyler hazırlardı. O gün yine Emine komşunun evine gitmişti. Damatının doğum günüydü, evde misafirleri vardı. “Senin evin ne kadar huzurlu ve sakin,” dedi kadın. “Dilersen benimle her zaman kalabilirsin,” dedi komşu. Öyle bir bakışla söyledi ki, Emine hemen ciddiye aldığını anladı. “Düşüneceğim,” dedi Emine gülümseyerek. Oysa çoktan kararını vermişti.

Rate article
Lifequest
Monika, kendi evinde farkında olmadan parmak uçlarında dolaşmaya başladı; her şeyi sessiz ve dikkatli bir şekilde yapmaya çalıştı, kızı ve damadını rahatsız etmemek için.