Uzun yıllar önce küçük bir Anadolu köyünde doğmuştum. Sekiz yıllık ilköğretimi bitirdikten sonra aşçılık okuluna girdim ve dört yıl boyunca eğitim aldım. O zamanlar ülkenin dört bir yanında GAP projesi konuşuluyordu, gazetelerde sıkça yazılıyordu. Genç bir kız olarak içimdeki romantik duygulara yenik düşüp, ben de orada çalışmaya karar verdim. Mesleğimde çalışıyordum ama beş yıl sonra anladım ki, romantizm bir yere kadar, insanın hayatta bir yere gelmesi gerekiyor.
GAPte çalışırken, tesadüfen İstanbuldan gelen bir organizatör olan Mehmet ile tanıştım. O, başkentte önemli bağlantıları olan biriydi. Sonra İstanbula gittim, Mehmeti buldum ve bana üniversiteye girmemde yardımcı olmasını rica ettim. Beni geri çevirmedi ama bunun parayla olacağını söyledi. Benim birikmiş param vardı, GAPta çalışırken azımsanmayacak kadar lira biriktirmiştim. Dönemin koşullarında büyük bir rakam olan 4.000 TL ödedim.
Diploma ve kimliğimi de değiştirdim; yeni belgeler için ayrıca para verdim. Artık kimliğimde yaşım beş yıl daha genç yazıyordu ve diplomamda sadece B ve A notları vardı.
Mehmet sayesine üniversiteye girdim ama yeni kimliğimi görünce şaşırıp, yaşımı mantıksız şekilde küçülttüğümü söyledi. Fakat ben hiçbir itirazına kulak asmadım, şaka ile karışık genç bir koca bulacağımı söyledim. Sonuçta belgelerime göre on sekiz yaşında, Gıda Sanayi Enstitüsü birinci sınıf öğrencisiydim.
Benim için yepyeni bir hayat başlamıştı. Etrafım artık bambaşka insanlarla doluydu, dünün liselisi genç ve neşeli çocuklardılar. Bir yıl sonra evlendim. Kocam, Okan, o dönem on dokuz yaşındaydı. İstanbul doğumlu olan Okanın ailesinin evinde kaydımı yaptırdım.
Üniversiteden mezun olduktan hemen sonra ülkede büyük değişimler başladı. Okan ile birlikte hızla adapte olup, küçük bir dükkan kiraladık ve lokanta açtık. Sonra orayı devralıp kendi barımızın sahibi olduk.
Çocuk sahibi olamasak da, Okan ile hayatımız fena değildi. Günlerden bir gün, gençliğimi geçirdiğim köye gitmeye karar verdik. Eski arkadaşlar ve sınıf arkadaşlarımla buluştum. Hayatım onlardan çok farklıydı ve onlara göre oldukça iyi görünüyordum. Beni kıskandılar, bir sınıf arkadaşım Okana benim GAPta çalıştığımı ve yaşımın da düşündüğünden fazla olduğunu söyledi.
Okan bana hile yaptığım için kızıp eleştirilerde bulunmaya başladı. Çok değişti, içkiye sardı. Sonunda ayrıldık. Ortak kurduğumuz işimizi paylaştık. Kendi payımla bir daire aldım, Okan ise bankalardan yüksek faizle kredi çekmeye başladı.
Şu anda emeklilik yaşına ulaşmış olmama rağmen hala çalışıyorum. Bazen Mehmeti hatırlıyorum, kimliğimi gençleştirmenin akıllıca olmadığını söylemişti. Ama geçmişi geri getiren yok, gençlikte yapılan hataların telafisi mümkün olmuyor.
Geçenlerde annemi ziyaret ettim ve bir eski sınıf arkadaşım ile karşılaştım. O, iki yıldır emekli, torunlarına ve bahçesine bakıyor. Benim ise dört yıl daha çalışmam gerek, üstelik sağlığım eskisi gibi değil. İnsan gençken aklından geçeni yapıyor, ama bedelini ileride ödüyor.
Belki sizlerden biri ya da tanıdığınız biri, kendine yaşını genç gösterdiği bir duruma düştü. Buna nasıl çözüm bulabilirim, yıllar önce yaptığım şu aptalca hareketi nasıl telafi ederim, gerçekten bilemiyorum.




