Oğlumun hamile kız arkadaşını terk ettiğini öğrendim; ona en iyi aile avukatını tuttum.

Oğlumun hamile bir kızı terk ettiğini öğrendiğimde resmen ayaklarımın altından yer kaydı. Utançtan değil, daha çok o kızı düşündüğümden. Bir keresinde onu İstanbulun kavurucu sıcağında, yorgun bakışlarla iş kıyafetiyle motokurye olarak çalışırken görmüştüm, karnı oldukça belirginleşmişti. O an karar verdim; bu işe karışacaktım.

Salı günü öğleden sonra kapısını çaldım. Kapıyı üzerinde iş kıyafetiyle, yüzünde yorgunlukla açtı. Karnı belirgin, gözleri mahzun İçim burkuldu.

Buyurun? dedi temkinli bir sesle.

Ben, seni yüzüstü bırakan o sorumsuz oğlanın annesiyim, dedim açıkça. Hakkını savunmaya geldim.

Gözlerinden yaşlar süzüldü hemen.

Lütfen, tartışmayalım

Onun için gelmedim yavrum. Sana yardımcı olmaya geldim. İyi bir aile avukatı tanıyor musun? Artık düşünmene gerek yok. İstanbuldaki en iyi avukatı tuttum. Yarın sabah görüşmeniz var.

Ne diyeceğini bilemedi, şaşkınlıktan dili tutuldu.

O çocuk benden doğdu belki ama benim değerlerimi taşımıyor. Nafaka ödeyecek; isterse iki işte, hiç tatil yapmadan çalışsın.

Tam da öyle oldu. Avukat kuruşu kuruşuna hakkını verdi. Torunum, evet torunum diyorum çünkü oğlum kabul etmese de o artık benim torunum dünyaya geldiğinde hastaneye yanımda bebek bezi, giysi ve Lada’nın bagajında bir beşikle gittim.

Gerçekten gerek yoktu diyecek oldu.

Mecburum, diye kestim sözünü. Artık ben babaannenim.

Tabii ki oğlum benimle konuşmayı kesti. Beni ihanetten ve hayatına karışıp mahvetmekten suçladı. Hayatını mahveden sensin oğlum, ben sadece topluyorum, dedim.

İki yıl geçti aradan. Şimdi o genç kadın ve torunum benimle, İstanbulun kenar mahallesindeki üç odalı evimde yaşıyor. Akşamları açık öğretime gidip hemşire olma hayalleri kuruyor, ben torunuma bakıyorum. Mahallede belki en garip ama en sağlam aile biziz. Oğlum hâlâ benimle konuşmasa da avukat öyle sağlam ki, düzenli olarak nafaka yatırıyor.

Dün, bebeği biberonla beslerken genç kadın arkadan sessizce gelip bana sarıldı.

Teşekkür ederim, anne diye fısıldadı.

Anne

Düşünüyorum da, bir evlat ve torun kazanmanın, kısa süreliğine bile olsa oğlunu yitirmekten daha kıymetli bir hediye var mı? Bazen aile, içine doğduğun değil, birlikte korumayı seçtiğin insanlar olurmuş.

Bu hikâye vicdan, sorumluluk ve hiç beklenmedik bir sevgiyle ilgili.

Rate article
Lifequest
Oğlumun hamile kız arkadaşını terk ettiğini öğrendim; ona en iyi aile avukatını tuttum.