En başından beri, eşimin küçük kardeşi Mehmetle pek anlaşamayacağımı hissetmiştim zaten. Şimdi de hislerimde ne kadar haklı olduğumu görüyorum, ama bunu eşime anlatmak pek kolay olmuyor. Mehmet artık çocuk değil, 26 yaşına geldi; bence artık sorumluluk almayı ve kendi ayakları üstünde durmayı öğrenmesi gerek.
Ailelerinin başına asıl kötü olaylar, eşim 14 yaşındayken babasını kaybettiklerinde başladı. O sırada Mehmet de sadece 11 yaşındaydı. Üzerinden üç yıl geçtikten sonra anneleri uçak kazasında vefat etti ve eşime, ailesinin tüm yükü kaldı. O da liseyi bırakıp ailenin geçimini üstlendi, bu yaşta gerçekten büyük özveri gösterdi. Ama işte Mehmet, zaman geçtikçe, sanki abisi onun yerine her şeyini halledermiş gibi rahat bir tavır geliştirdi.
İlk tanıştığımda Mehmetten huzursuz oldum doğrusu. Hem küstah hem de minnet duygusundan uzaktı sanki; abisinin ona verdiği destekten faydalanıp karşılığında bir şey yapmıyordu. Sürekli hayatımızda olması ve bir türlü iş tutturamaması da iyice canımı sıkmaya başladı. 26 yaşında olmasına rağmen düzenli bir iş bulmaya istekli de görünmüyor zaten; bulduğu işleri de çabucak bırakıyor, böylece durum daha da kötüye gidiyor.
Eşim ise her zaman kardeşini savunuyor, Mehmet iş arıyor, bak bu defa olacak diye beni ikna etmeye çalışıyor. Ama ben artık bu sözleri pek ciddiye alamıyorum; Mehmetin gerçekten bir çabası yokmuş gibi geliyor bana. Hal böyle olunca da kendi ailemize, özellikle de kendi çocuğumuza ayıracağımız zaman ve enerji bölünüyor; ister istemez üzerimize de bir yük biniyor.
Evliliğimi böyle bir mesele yüzünden bitirmek istemem tabii ki, ama Mehmetin bu sorumsuz tavrı ve sürekli desteğe ihtiyaç duyuyor oluşu ailemizde huzursuzluk yaratıyor. Eşim de aslında bunun farkına varıp belki bir çözüm bulur, diye umut ediyorum. O zaman belki geleceğimiz için daha sağlıklı bir ortam kurabiliriz. Şimdilik elimden geldiğince sabırlı olmaya çalışıyorum, ama gerçekten zorluk çekiyorum, ablacım.




