Otobüs bir türlü gelmiyor. Gamze, artık tamamen umudunu kaybetmiş bir şekilde durağı terk ediyor ve arabayla gitmeye karar veriyor. Fakat geçen tüm arabalar, durup onu almıyor.
Tam taksi çağırmayı düşünürken siyah ve lüks bir otomobil, tam önünde duruyor. Camı açık ve sürücü koltuğunda gözlüklü bir adam var. Gamze hiç tereddüt etmeden adamın teklifini kabul ediyor. Arabayı kullanan kişiyi dikkatlice inceleyip soruyor: İnanamayacaksınız ama, eski eşime çok benziyorsunuz. Tıpkı iki damla su gibi
Adam hafifçe gülümsüyor ve gözlüklerini çıkarıyor. Gamze bir anda şaşkınlıktan neye uğradığını şaşırıyor. Merhaba Gamze, nasılsın bakalım? diyor eski eşi ve tekrar gözlüklerini takıyor. Nasılsın? diyor Gamze, kafası karışık. Gerçi sormasam daha iyi. Belli ki hayatında her şey yolunda. Lüks içinde yaşıyorsun. Kesin zengin bir kadın bulmuşsundur. Tahmin edemezsin, diye cevap veriyor Murat. Yok artık, zengin bir kadınla mı evlendin? diye devam ediyor Gamze. Yanıldın, diyor adam. Yoksa başka biriyle mi evlendin? Gamze, ben kimseyle evlenmedim. Biz ayrıldıktan sonra yalnız yaşıyorum. Yani Onca yıl yalnız mı kaldın?
Evet. Yok artık, olamaz böyle bir şey. Belki biriyle birlikte yaşıyorsundur, sivil evlilik filan? Hayır. O zaman tamamen özgürsün. Dilediğin gibi yaşıyorsun. Yanılıyorsun. Ama evlenmeyi şimdilik düşünmüyorum. Neden? Kadın olmadan mutlu musun? Bizim gecelerimizi hiç hatırlamıyor musun?
Unuttum bile. Hatırlamak da istemiyorum. Ayrıldıktan sonra çok daha rahat hissettim kendimi. Demek ben seni mutlu etmeni engelledim? Bunu seni üzmemek için böyle anlatıyorum. Sonuçta seni tanıyorum. Alışkanlıklarımı hatırlıyor musun? Anlat hadi, kırılmam. Her şey geçmişte kaldı. Benimle koşuşturduğun zamanlarda neden böyle pahalı bir araba alamadın? Çok mu para harcadım ben? Tam tersi Gamze. Aksine, çok tasarrufluydun. Şimdi senin tahammül edemediğin bir işi yapıyorum, düğün organizatörlüğü. Yani işini bırakıp düğünlerden mi para biriktirdin bu arabayı almak için? Ünlülerin düğünlerini organize ediyorum ve gayet iyi de para kazanıyorum. Hadi ya, inanmıyorum! Hayal et işte.
Benimle birlikteyken hiç bu kadar para kazanmıyordun. Neden acaba? Şunu başlatma yine. Sorma dedim ya, bilmiyorsun. Hiç destek olmadın ki. Zaten her düğüne gittiğimde kıskanırdın. Sürekli telefonumu kontrol ediyordun. Bana neden düğün için senaryo yazdığını açıklamadın ki? Gelinlere bile kıskanıyordun. Onların sana nasıl baktığını görmüyor musun sanki. Aslında bence sen yaratıyorsun bunları. Maksat beni kızdırmak… Gamze başını başka tarafa çeviriyor.
İstersen inanma, bak zorlamıyorum. diyor Murat, arabayı durduruyor. Hâlâ ikinci katta mı oturuyorsun? Evet, diyor Gamze. Ama şunu açıkla bana, neden hâlâ yalnızsın? Beni başka bir kadın için terk etmiştin. Murat gözlüklerini çıkarıp ona dikkatlice bakıyor. Biz ayrıldığımızda hayatımda kimse yoktu. Sadece seni terk etmiştim. Ve bil ki, verdiğim en doğru karardı. Değer vermeyenlerin yanında durmanın anlamı yok. Gamze arabadan iniyor ve kapıyı sertçe çarpıyor. Peki, sizin için bir ilişkide ne gerçekten önemli?




