Mutfakta sohbet ederken kahvemizi yudumluyorduk, arkadaşımın oğlu çizgi film izliyordu. Birkaç dakika sonra korkunç bir gürültüyle irkildik

Evde işlerimi yapıyordum, üstelik resmi tatil günümde; kafam tamamen ev işleriyle meşguldü. Birden, eski bir tanıdık aradı ve hiçbir ön hazırlık olmadan, oğlu ile beraber bana gelmeye karar verdiklerini söyledi. Ne kadar şu an temizlik yapıyorum, uygun değilim desem de, sanki duymuyordu.

On dakika sonra zil çaldı ve kapımda belirdiler. Açıkçası, Yavuz’un burada olmasına pek sevinmedim, çünkü haşarı bir çocuktu.

Mutfakta kahve içiyor, sohbet ediyorduk. Tanıdığımın oğlu ise televizyonda çizgi film izliyordu. Birkaç dakika sonra, bir gürültü koptu; sanki deprem olmuş gibi. Koşarak salona girdim ve orada, akvaryumun yere yapışıp paramparça olduğunu gördüm. Bütün balıklar halının üstünde, su ise her yere yayılmış.

Arkadaşım hemen Yavuz’un yanına koştu, sakın bir şey olmasın diye endişeliydi. Ben ise hızla sünger ve bez alıp suyu toplamaya başladım, yoksa alt komşunun evini su basacak. Temizlik bittiğinde, biz gidiyoruz, dedi.

Halıyı kuru temizlemeye götürmeme yardım edebilir misin? dedim biraz çekinerek. Yok, oğlum çok korkmuş, önce onu sakinleştirmeliyim, dedi.

Yavuza neden akvaryuma gittin? diye sordum. Kağıttan uçak uçtu, onu almaya çalıştım dedi. Ancak ortada görünür bir kâğıt yoktu. Dolabı gösterip, işte buradan aldım, dedi. O an fark ettim, uçak dediği şey nikah kıymet kağıdımdan yapılmış.

Yenisini çıkarırsın, ne olacak? dedi annesi umursamazca.

Tabii, neden panik yapıyorum ki? Yeni akvaryum alırım, nikah belgesini yeniden düzenletirim, komşunun tamiratını da öderim. Yetmedi, arkadaşım beni suçladı: Böyle önemli şeyleri göz önünde tutmamalıydın.

Misafirler gider gitmez komşuya indim, durum iyi mi diye baktım. Sonra tekrar ortalığı toparlayıp, yatıp dinlenmeye çalıştım. Akşam olunca ise arkadaşımdan bir mesaj geldi: Para borcun var, psikoloğa gittik, Yavuz çok korkmuş; masrafları bana yıkmaya kalktı. Cevap yazmadan numarasını engelledim.

Bazen insanlara sınır koymak gerektiğini bir kez daha anladım; hele benim tatil günümde, üstüne tüm bu karmaşaSabaha karşı evimde sessizlik hâkimdi; halılar serilmiş, akvaryumun yerinde bir boşluk vardı. O gün yaşadıklarımı düşündüm; bazen insanlar hayatına girip çıkıyor, bazen bir çocuk hiç farkında olmadan bir kâğıt parçası ile bütün düzeni alt üst edebiliyor. Ama ne kadar uğraşsam da, bir türlü onların benden götürdüğü huzuru geri alamadım.

Sonra akvaryumda kalan bir iki balığı, bardakta yüzdürdüğümü fark ettim. O küçük canlılarkendi hâllerinde yaşayan, hiçbir şeyden habersizbana umut verdi. Onları yeni bir akvaryuma aktarırken, hayatın bazen tamir edilmek zorunda olduğunu, yeni başlangıçların küçük detaylarda gizlendiğini anladım.

Gözüm nikah kağıdının eksikliğine takıldı; bir anlığına üzüldüm, ama ardından gülümsedim. Asıl önemli olan, hayatımda değer verdiğim şeyleri kimlerin kıymetini bildiği olmuştu. Akşam kahvemi yudumlayıp, evin sessizliğine yeniden sahip olduğumda, içimde tuhaf bir hafiflik hissettim. Belki kayıp yaşanmıştı, ama huzur geri gelmişti.

Ve o günden sonra, kapımı çalanlara önce bir soru sordum: Gerçekten gelmeye hazır mısın, yoksa sadece bir kağıt uçak mı bırakacaksın?

Rate article
Lifequest
Mutfakta sohbet ederken kahvemizi yudumluyorduk, arkadaşımın oğlu çizgi film izliyordu. Birkaç dakika sonra korkunç bir gürültüyle irkildik