Hayatta öyle insanlar var ki, onlarla bir arada vakit geçirmeye asla tahammül edemem. Zehirli olarak adlandırılan bu tür insanlarla karşılaşmaktan hoşlanan pek azdır. Sana bununla ilgili bir hikaye anlatmak istiyorum; hikaye bir arkadaşımın başından geçti. Onun yaşadıklarını ve izlenimlerini kendi kelimelerimle yazacağım.
Akrabam Nihalle samimi bir iletişimimiz var. Sık sık birbirimize misafir olur, içimizdekini saklamadan konuşuruz. İşte o gün de, elime bir pasta alıp, çay içmeye Nihale uğradım.
Ama zamanlama biraz kötüydü; çünkü Nihalin yanında misafiri vardı. Meğer yan komşusu Feride ona gelmiş. Feride yaşlıca bir hanım, ama kötü bir alışkanlığı var; aldığı emekli maaşının neredeyse hepsini içkiye yatırıyor. Tek başına içmeyi de sevmez; apartmanda kapı kapı dolaşıp, yanında içecek birilerini bulmaya çalışıyor. Hakikaten çok rahatsız edici biri.
Ben Ferideye hiç tahammül edemiyorum. Çünkü lafı uzatmadan susmak bilmez, ne söylediğinin ya da yaptığının da farkında olmaz. O yüzden ona karşı soğuk davranmaya dikkat ediyorum. Aslında kapıdan dönmek üzereydim ama Nihal, Kal biraz daha, birlikte oturalım, diye ısrar etti. Zaten uzun kalmazdım, ben de kabul ettim. Daha çay kaynarken Feride başladığı gibi konuşmaya koyuldu.
Böyle insanlara herkes katlanamaz. Lahavle çekmekten kendimi alamıyor, bazen de gülmekle ağlamak arası garip bir halde buluyorum. Nihalin de bu tip komşuları ağırlamaktan nasıl keyif aldığını anlamış değilim. Ben olsam asla kapımı böyle biri için açmazdım.
Bir süre daha dinleyip, başıma ağrılar saplandıktan sonra, usulca kalkıp evime döndüm. Ertesi gün Nihal aradı ve benim gidişimden sonra yaşananları anlattı. Bir başka arkadaşı, Yasemin, onları ziyarete gelmiş. İlk başta her şey yolundaymış ama ardından Feride yeniden çirkefliğe başlamış.
Sonuçta Nihalle Yasemin, ciddi ciddi tartışacak hale gelmişler.
Düşün, Feride bizi o kadar germiş ki, neredeyse birbirimize girecektik. Hayatımda ilk defa böyle bir duruma şahit oldum… dedi Nihal.
O an içimde zehirli insan kavramının ne demek olduğunu anladım. Feride işte tam olarak böyle biri. Ortamına girdiği her yerde tartışma alevleniyor. Bütün apartman ondan yaka silkiyor, kimse muhatap olmak istemiyor. Sadece Nihal bir türlü sırt dönüp uzaklaşamıyor.
Ama Nihal de sonunda anlamaya başladı. Bana şöyle dedi:
Bak, Yaseminle ben yıllardır en yakın arkadaştık. Ne yaşarsak yaşayalım aramıza kimse giremez sanıyorduk. Ama Feride resmen bizi birbirimize düşman etti. Kavga çıkmasına sebep oldu. Sonra Yasemine kendini nasıl hissettin diye sordum, resmen bir an hipnotize olmuş gibi hissettim dedi. Böyle bir şey olabiliyor demek ki…
Nihal gerçekleri gördü sonunda. Herkesle iletişim kurmak gerekmiyor, bazı insanlardan uzak durmak en hayırlısı. Benimse asıl fark ettiğim; şanslıyım, apartmanımda burnundan kıl aldırmayan tipler yok. Mahallemde huzur var.
Bir süre sonra Nihal aradı. Feride’nin kızının yanına taşındığını, apartmanın da satılığa çıktığını iletti. Ailevi meselelerden dolayı gitmiş. Apartmana huzur geldi. Anladım ki, gerçekten, bazen tek bir insan birden fazla kişinin hayatını zindana çevirebiliyor.
Çevremiz ve komşuluk ilişkileri insanın ömründen ömür alabiliyor. Allah herkese iyi komşu ve huzurlu bir aile nasip etsin. Herkesin sinirini gereksiz yere kemiren insanlardan uzak durmak gerek. Hayat kısa; ne sinir hücremiz, ne de sabrımız bu tür insanlara harcamaya değer.




